9. Hukuk Dairesi 2025/5470 E. , 2025/7113 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/839 E., 2025/601 K.
DAVA TARİHİ : 27.03.2019
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/101 E., 2020/150 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette kılavuz kaptan olarak çalışmaya başladığını, davalı tarafından davacıdan işe giriş esnasında işe giriş şartı olarak teminat senedi niteliğinde bir senedin imzalanmasının istendiğini, esasen işe giriş gayesiyle ve işe alınmama korkusundan ileri gelen bir baskı ile salt ad, soyad, tarih ve imza bölümlerini doldurarak imzaladığı teminat senedini davalıya teslim ettiğini, davacının davalıya gönderdiği ihtarname ile iş sözleşmesini sonlandırdığını bildirdiğini, davalının da davacının istifası akabinde teminat amaçlı olarak senedi iade etmeyip davacı tarafından boş bırakılan özellikle bedel ve ödeme tarihi kısımlarını davacının rızası hilafına doldurarak davacı aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattığını, davacının işbu senedin kendisine karşı kullanılmayacağı belirtildiğinden senet bedeli ve ödeme tarihi gibi önemli bilgileri dahi doldurmadan senedi davalıya teslim ettiğini; ancak istifanın ardından bu senedin kendisine verilmeyerek icra takibine konu edilmesi üzerine işbu davanın açılmasının zorunlu hâle geldiğini, teminat senedindeki bedelin davalının kılavuz kaptanlar ile imzaladığı iş sözleşmesinde yer alan cezai şart tutarı ile aynı olduğunu, fahiş tutardaki cezai şarta ilişkin işçiye baskı ile tarihsiz senet imzalatıldığını ve buna dayanılarak işçinin istifasını takiben ihtiyati haczen tüm malvarlıklarına karşı işlem yapıldığını, kötüniyetle işçiye zarar vermek için cebri icra yoluna başvurulduğunu belirterek icra dosyasına konu edilen 110.000,00 USD bedelli senedin teminat senedi vasfında olduğuna, davacının takip konusuna ilişkin icra takibine konu senetten ve icra dosyasından borçlu olmadığının tespitine, menfi tespit nedeniyle davacı hakkındaki icra dosyasındaki takibin iptaline, davalının icra takibinde davacıyı kötüniyetli ve dayanaksız olarak taraf göstermesi sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu senedin teminat senedi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, bununla birlikte davacının teminat senedi iddiasını dava dilekçesinde taraflar arasındaki iş sözleşmesinde yer alan cezai şarta dayandırdığını ve senedin buna ilişkin olarak tanzim edildiğini ikrar ettiğini, davacının hiçbir iddiasının kabulü anlamına gelmemek kaydı ile cezai şartı ödemek için verilmiş bir senedin teminat için değil ifa için verilen senet olduğunu, iş sözleşmesinin (5.11) hükmünün ise taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444, 447 ve devamı maddeleri kapsamında iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin rekabet yasağı niteliğindeki anlaşmayı ihtiva etmekte olup davacının bu anlaşmayı açıkça ihlal ettiğini, bu doğrultuda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun göreve ilişkin amir hükümleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları kapsamında uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak görev itirazının kabulü ile görevsizlik kararı verilmesine ve dosyanın görevli asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine, davacı aleyhine senet miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı Şirket arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu ve söz konusu hukuki uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemelerin iş mahkemeleri olduğu, icra takibine konu edilen senedin düzenleme tarihinin taraflar arasındaki iş sözleşmesinin başlangıç tarihi ile yakın tarihler olduğu, icra takibine konu edilen senedin vade tarihinin davacı tarafça iş sözleşmesinin sona erdirileceğine dair davalıya gönderilen ihtardan hemen sonrasına ait olduğu hususları gözetilerek, işçiden alınan senedin teminat senedi niteliğinde olduğunun kabulü ile kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereği kambiyo senedinden kaynaklı borcun asıl ilişkiden bağımsız olarak hüküm ifade ettiği, işveren tarafından işçiden teminat olarak alınan senet nedeniyle işçinin ancak işverene verdiği zarar yahut uhdesinde tuttuğu para tutarında işverene karşı sorumlu olduğu, somut olayda davalı işverenin her iki durumun varlığına dair dosyaya kanıt sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile bu nedenle icra takibinin iptaline, takibe konu asıl alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmeye göre rekabet yasağına aykırı davranış sebebiyle talep edilebilecek cezai şart ve tazminata ilişkin davanın iş mahkemesinde görülmesinde aykırılık olmadığı, taraflar arasında 6098 sayılı Kanun'un 444 ve devamı maddelerine uygun rekabet yasağı sözleşmesi yapıldığı, davacının sözleşmede taahhüt ettiği hâlde taahhüdünün gereğini yerine getirmediği, taahhüt ettiği yükümlülüğe uymadığı, rekabet yasağına aykırı davrandığı anlaşıldığından davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı rekabet yasağına aykırı davrandığından cezai şart nedeniyle tazminat ödemek zorunda olduğu, ancak 6098 sayılı Kanun'un 182/son hükmü göz önünde bulundurularak 110.000,00 USD cezai şartın fahiş olması nedeniyle %70 indirim yapılması gerektiği, buna göre davacının 33.000,00 USD borçlu olduğunun tespitine karar vermek gerektiği, davalı taraf icra takibinde haksız ve kötüniyetli olmadığından ve kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından bu talebin reddine, yasal koşulları oluşmadığından davalı lehine icra inkar tazminat talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Rekabet yasağı sözleşmesi ve cezai şart hükmünün 6098 sayılı Kanun'da aranan şartları taşımadığından geçersiz olduğunu,
2. Rekabet yasağı geçerli kabul edilse bile müvekkili tarafından rekabet yasağının ihlal edilmediğini, işçi aleyhine tek taraflı düzenlenen cezai şartın geçersiz olduğunu, ayrıca davacı yararına da vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, rekabet yasağının ihlalinden kaynaklanan cezai şart talebi bakımından iş mahkemelerinin görevli olup olmadığına ilişkindir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.06.2025 tarihli ve 2023/1 Esas, 2025/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 444 ila 447. maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 45/3 hükmüne göre içtihadı birleştirme kararları, benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.
Şu hâlde davacının somut davadaki talepleri bakımından, bağlayıcı nitelikteki içtihadı birleştirme kararı gereği, asliye ticaret mahkemeleri görevli olduğundan kararın görev yönünden bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!