WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

YARGITAY 9. HUKUK DAIRESI

A- A A+

9. Hukuk Dairesi         2025/4740 E.  ,  2025/8662 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/54 E., 2025/105 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt dışında bulunan ... Havalimanı inşaatı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davalı işveren tarafından işçilere bir kısım belgelerin imzalatıldığını, davacının davalı işyerinde haftanın 3 günü 10 saat, diğer 3 günü ise 12 saat çalıştığını, cuma günü hafta tatili olmasına rağmen, sıklıkla hafta tatili gününde çalışmasının devam ettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı Şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının talepleri hakkında Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde uygulanacak hukuk ve yetkili makamın seçildiğini, davacının iş sözleşmesinin 2010 tarihli ve 6 sayılı Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun (Kuveyt İş Kanunu) 42. maddesi uyarınca 7 gün işe gelmemesi sebebiyle feshedildiğini, davacının fazla çalışma ile hafta tatili alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli kararı ile; davacının çalışma süresinin yurda giriş çıkış kayıtları ile tanık beyanları doğrultusunda tespit edildiği, davacının ücretinin davalı işveren kayıtları dikkate alınarak belirlendiği, davacının iş sözleşmesinin Kuveyt İş Kanunu hükümlerinde belirtilen kurallara uygun bir şekilde feshedildiğinin ispatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma ücretinin işveren kayıtları esas alınarak Kuveyt İş Kanunu'nun 64. maddesi doğrultusunda hesaplandığı, yine hafta tatili ücretinin Kuveyt İş Kanunu'nun 67. maddesi göz önüne alınarak işveren kayıtları doğrultusunda hesaplandığı, davalı Şirket ile davalı Şirketçe Kuveyt ülkesinde işlerini yürütmek amacıyla kurulan ... İnş. ... Şirketi arasında organik bağ bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 29.12.2022 tarihli kararı ile; davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiği, fazla çalışma ve hafta tatili ücretinin işveren tarafından sunulan puantaj kayıtları esas alınarak hesaplandığı, taraflar arasında İngilizce ve Arapça şeklinde düzenlenen iş sözleşmesinin 12. maddesinde çalışılan ülke hukukunun uygulanacağının kararlaştırıldığı, tarafların da Kuveyt hukukunun uygulanmasını talep ettikleri, davalı ile dava dışı ... İnş. ... Şirketi arasında organik bağ bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince işçilik alacakları bakımından Kuveyt hukukunun, yargılama usulü bakımından Türk hukukunun uygulanmasında hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli kararının süresi içinde, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.10.2023 tarihli kararı ile; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücretinin Kuveyt İş Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca %25 zamlı olarak hesaplanacağı belirtilmesine rağmen bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti hesaplanırken "1,25" olarak yazılan katsayı yerine "1,5" katsayısı kullanılarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğu ve davacının dava dilekçesinde dava konusu alacakların TL cinsinden ödenmesini talep ettiği göz önüne alındığında her ne kadar davacı taraf ıslah dilekçesi ile dava konusu alacaklarının tamamını Kuveyt dinarı (KWD) olarak talep etmiş ise de davacının dava dilekçesi ile tercih hakkını kullandığı ve davacının bu tercihten dönmesinin mümkün olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2024 tarihli kararıyla; bozmaya uyularak devam edilen yargılama neticesinde, aldırılan bilirkişi ek raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve eldeki dosyada yabancı hukuk uygulanması sebebiyle davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmediği belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.07.2024 tarihli kararı ile; fazla çalışma ve hafta tatili alacakları yönünden, her bir ayın ücretinin muaccel olduğu tarihteki (ücretin ödeme günü) kur üzerinden hesap yapılarak sonuca gidilmesi ve tarafların haklılık oranı dikkate alınarak vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak devam edilen yargılama neticesinde, aldırılan bilirkişi ek raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Hüküm altına alınan alacaklar hesaplanırken her bir alacağın muaccel olduğu tarihteki kur dikkate alınmasına rağmen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilirken karar tarihindeki kurun dikkate alınmasının hatalı olduğunu,
b. Islah işleminin ek dava niteliğinde olduğunu, karşı tarafın ve Mahkemenin kabulüne bağlı olmadığını bu nedenle dava konusu alacakların KWD olarak hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının davalı Şirket çalışanı olmadığını,
b. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu alacakların hesaplama yöntemi ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta Dairenin 26.10.2023 tarihli kararı ile davacının dava dilekçesinde dava konusu alacakların TL cinsinden ödenmesini talep ettiği göz önüne alındığında her ne kadar davacı taraf ıslah dilekçesi ile dava konusu alacaklarının tamamını KWD olarak talep etmiş ise de davacının dava dilekçesi ile tercih hakkını kullandığı ve davacının bu tercihten dönmesinin mümkün olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece Dairenin 04.07.2024 kararı doğrultusunda ise tarafların haklılık oranına göre vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiği belirtilmiştir. Ancak davanın reddedilen miktarı hesaplanırken ıslah tarihindeki kur yerine son karar tarihindeki kur dikkate alınarak sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde yer alan "91,59" ve "588,41" rakamlarının hükümden çıkartılarak yerine sırasıyla "340,00" ve "340,00" rakamlarının yazılması,
İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinde yer alan "35.764,16" rakamının hükümden çıkartılarak yerine "15.000,00" rakamının yazılması,
İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (11) numaralı bendinde yer alan "94,29" rakamının hükümden çıkartılarak yerine "350,00" rakamının yazılması,
İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (12) numaralı bendinde yer alan "4.204,05" rakamının hükümden çıkartılarak yerine "2.429,25" rakamının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.