8. Ceza Dairesi 2024/24778 E. , 2025/3472 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1944 E., 2024/1756 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanık ve müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2023/446 Esas, 2023/445 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a-b,43/1,62. maddeleri uyarınca 17 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/1944 Esas, 2024/1756 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz sebepleri
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, delillerin hukuka aykırı olduğuna, her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesinden faydalanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşmanın kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya kapsamına göre;13.04.2020 ve 15.04.2020 tarihlerinde sanığın gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattığı; 12.05.2020 tarihinde, sanığın olay günü kullandığı araçta uyuşturucu maddelerin bulunduğu; 29.01.2021 günü, sanık ile kullanıcı Enes'in durduruldukları, sanık ...'in üzerinden uyuşturucu madde ele geçirildiği ve bu maddeyi yanındaki sanıktan aldığını beyan ettiği, bunun üzerine sanığın üzerinde yapılan aramada da paketler halinde aynı neviden uyuşturucu maddelerin bulunduğu şeklindeki iddialara ilişkin olarak;
Sanığın işlediği 12.05.2020 tarihli suç hakkında iddianame tanzim edildikten sonra 29.01.2021 tarihli suçun işlendiği, ayrıca Dairemizce sanığın suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma ve adli kontrol hükümlerinin uygulanması gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu ve bu kesintiden sonra işlenen fiillerin ayrı bir suç işleme kararı altında işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği cihetle, sanığın 12.05.2020 tarihinde yakalanarak ifadesinin alındığı ve hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulandığı anlaşıldığından, iki suç arasında hem hukuki hem de fiili kesinti oluştuğu gözetilmeden, sanık hakkında tüm fiillerin bir suç işleme kararı kapsamında işlendiği kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle tek bir mahkumiyet hükmü kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanakları içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, tanık ifadeleri, telefon inceleme tutanağı, tutanak mümziilerin beyanları, adli tıp kurumu raporları, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, sanık hakkında alınan adli raporlar ile cezai ehliyetinin tam olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28.Ceza Dairesinin 2024/1944 Esas, 2024/1756 Karar sayılı kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 5.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!