WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAIRESI

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2025/3177 E.  ,  2025/3738 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1920 E., 2025/562 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından konkordato başvurusunda bulunulması üzerine süresi içerisinde 4.851.954,91 TL için alacak başvurusunda bulunduklarını, 1.999.265,63 TL alacağın kabul edildiğini, yargılama sonunda davalının konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini belirterek reddedilen 2.852.689,28 TL alacaklarının bulunduğunun tespitine, belirtilen miktarın depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın nispi harca tabi olduğunu ve harcın tamamlatılmasının gerektiğini, davacının talep sonucunun hatalı olduğunu, dava konusu iddialara ilişkin konkordato yargılaması sırasında konkordato komiseri tarafından inceleme yapıldığını, konkordato yargılaması sırasında kullanılan kredilere ilişkin bir kısım ödemelerin yapıldığını, konkordato geçici mühlet kararı ile alacağa faiz işlemesinin duracağını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının geçici mühlet tarihi itibari ile 5.818.761,64 TL alacağının bulunduğu, 1.999.265,63 TL alacağın konkordato projesi kapsamında kabul edildiği, kabul edilen miktar düşüldüğünde geçici mühlet tarihi itibari ile davacının 3.819.469,01 TL bakiye alacağının bulunduğu, geçici mühlet tarihinden sonra yapılan ödemelerin konkordato projesinin infazı sırasında dikkate alınmasının gerektiği gerekçesiyle taleple bağlılık ilkesi gözetilerek 2.852.689,28 TL alacağın bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı hakkında 06.12.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, davacı bankanın sözleşmelerden kaynaklanan yetkiye dayalı olarak geçici mühlet kararından sonra 27.12.2018 tarihinde kredi sözleşmelerine ilişkin hesabı kat ettiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davalının geçici mühlet tarihi öncesinde ödenmeyen kredi taksit ödemesinin veya son ödeme günü geçmiş kredi kartı borcunun bulunmadığı, hesap kat ihtarnamesine konu alacakların henüz vadesi gelmemiş bakiye kredi ve kredi kartı borcu olduğu, geçici mühlet tarihinden önce davacının kredi hesabını kat etmesinin koşullarının bulunmadığı, geçici mühlet süresi içerisinde kredi hesabının kat edilmesinin İİK'nın 288/1. maddesi hükümleri, konkordatonun borçlunun tasarruf yetkisini kısıtlaması, alacaklılar arasındaki eşitliğin korunması, borçlunun ... onayı olmaksızın ödeme yapamaması hususları gözetildiğinde davacının vadesi henüz gelmemiş bakiye kredi ve kredi kartı borcuna yönelik hesabı kat etmesinin kanuna ve genel kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğu, geçici mühlet tarihi itibari ile davacının muaccel bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden esas hakkında olarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile davalı arasında değişik tarihlerde genel kredi sözleşmelerinin imzalandığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine 27.12.2018 tarihinde kredi hesabının kat edildiğini, hesap kat ihtarnamesinin borçluya tebliğ edildiğini, davalı hakkında 06.12.2018 tarihinde geçici mühlet, 03.05.2019 tarihinde kesin mühlet verildiğini, konkordato yargılaması sırasında nakdi alacakları yönünden başvuruda bulunulduğunu, alacağın bir kısmının kabul edildiğini, konkordato alacaklılar toplantısında olumsuz oy kullanıldığını, 10.09.2020 tarihinde konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda geçici mühlet tarihi itibari ile talep edilenden daha fazla alacaklarının bulunduğunun tespit edildiğini, davacı alacağının geçici mühlet tarihi itibari ile hesaplanmasının gerektiğini, dava konusu alacağın konkordato süreci öncesinde doğduğunu, muaccel olduğunu ve ödenmediğini, geçici mühlet sonrası gönderilen ihtarnamenin usulü bir bildirim niteliğinde bulunduğunu, geçici mühlet kararının borcun varlığını etkilemediğini, ödenmesini ertelediğini, davanın alacağın varlığının tespitine ilişkin olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/b maddesi uyarınca çekişmeli alacağın tespiti ile konkordato projesine eklenmesi istemine ilişkindir.
1.1. Davacı banka ile davalı arasında 19.04.2006, 06.09.2013, 08.05.2017 ve 01.12.2018 tarihinde genel kredi sözleşmeleri imzalanmış ve sözleşmeler kapsamında krediler kullanılmıştır. Davacı banka tarafından sözleşmelerde yer alan yetkiye dayalı olarak kredi ilişkisi 5.568.826,68 TL ana para, 87.716,72 TL işlemiş faiz ve 2.718,09 TL ... olmak üzere 5.659.261,49 TL alacağın ödeme tarihine kadar işleyecek % 57 oranında temerrüt faizi, komisyon ve masrafları ile birlikte ödenmesi ve ayrıca krediler kapsamında verilen teminat mektubu bedelinin ve masrafları ile iade edilmeyen çek yapraklarından doğan alacağın depo edilmesi istemine ilişkin 27.12.2018 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile sonlandırılmıştır. Hesap kat ihtarnamesi davalı borçluya 31.12.2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve verilen süre dikkate alındığında 03.01.2019 tarihinde temerrüt gerçekleşmiştir.

1.2. Davalı hakkında 06.12.2018 tarihinde 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve yapılan yargılama sonucunda 10.09.2020 tarihinde konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir. Tasdik kararı Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle 09.02.2023 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı banka tarafından konkordato projesinin tasdikine ilişkin yargılama sırasında 4.851.954,91 TL alacak başvurusunda bulunulmuş ve 1.999.265,63 TL alacak projeye dahil edilerek fazlaya ilişkin alacak yönünden talep reddedilmiştir.

2.1. Öncelikli olarak uyuşmazlığın çözümü bakımından yasal düzenlemelerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu kapsamda İcra ve İflas Kanunu'nun Konkordato talebi başlıklı 285/1. maddesi "Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir." hükmünü içermekte olup, konkordato talebi üzerine İcra İflas Kanunu'nun 299. maddesi gereğince ''alacaklılar konkordato komiseri tarafından 288. madde uyarınca yapılan ilanla ilan tarihinden itibaren 2 hafta içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Ayrıca ilanın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir. İlanda alacaklarını bildirmeyen alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato müzakerelerine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılır.'' alacaklıların alacaklarını bildirmesinden sonra İİK'nun 300. maddesi gereğince ''... borçluyu iddia olunan alacaklılar hakkında açıklamada bulunmaya davet eder. ..., alacakların varit olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde gerekli incelemelerde bulunarak bunların neticesini 302. madde gereğince vereceği raporda belirtir.'' hükmüne göre alacaklıların bildirdiği alacaklara karşı borçlunun beyanı alınarak alacakların tahkikinden sonra İİK'nun 301. maddesi gereğince ... yapılacak ilanla alacaklıları konkordato projesini müzakere etmek üzere toplanmaya davet eder.

Yapılan alacaklılar toplantısında özellikle konumuz ile ilgili İİK'nun 302/6. maddesi gereğince borçlunun itirazı üzerine çekişmeli hale gelen alacaklılar bakımından mahkeme bu alacakların hesaba katılıp katılmayacağına ve ne oranda katılacağına karar vermekle birlikte bu iddialar hakkında ileride açılacak davada verilecek kararlar saklı tutulmuştur. Nitekim İİK'nun 302/6. maddesinde ''Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır.'' hükmü yer almaktadır. Bu maddede belirtilen ve çekişmeli alacak haline gelen alacaklar ile ilgili yasal düzenleme ise İİK'nun 308/b maddesinde yapılmış olup anılan maddede ''Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararının veren mahkeme konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirtilen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış alacaklılara bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.'' hükmü yer almaktadır.

Konkordatonun tasdik edilmesi kural olarak konkordatoya katılsın katılmasın yasal istisnaları dışında bütün alacaklılar bakımından zorunludur.
Nitekim İİK'nun Konkordatonun Hükümleri başlıklı 308/c maddesinde ''Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hale gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hale geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hale geldiği tarihe kadar devam eder.
Bağlayıcı hale gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir.

206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dahil olmak üzere, mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflasta masa borcu sayılır. Aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de geçerlidir.'' hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm gereğince konkordato İİK 308/c maddesinin 3. fıkrasında sayılan alacaklar dışında tüm alacaklar için mecburi olduğundan alacaklının konkordatoya tabi alacağını konkordato hükümleri dışında ileri sürme olanağı bulunmamaktadır.

2.2. Yukarıda yer verilen yasal hükümler göz önünde bulundurulduğunda mühlet kararından önce doğan alacaklar konkordatoya tabi olup konkordato bu alacaklar için mecburi oludğundan alacaklının alacağını bildirmesi üzerine borçlunun alacağı kısmen veya tamamen kabul etmemesi halinde kabul edilmeyen alacak çekişmeli alacak haline gelmekte olup, İİK'nun 302/6. bendine göre çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların da konkordato alacakları kapsamında hesaba katılması ve konkordatoya tabi alacaklar içerisinde yer alıp almayacağı konusunda mahkemece bir karar verilmesi, kabul edilmeyen alacak bakımından ise İİK'nun 308/b maddesi gereğince tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içerisinde dava açılması ve çekişmeli alacağın tespit edilerek konkordatoya tabi olarak ödenmesinin talep edilmesi gerekmektedir. Yine aynı maddeye göre süresi içerisinde dava açmamış olan alacaklının konkordato projesi kapsamında ödeme yapılmasını talep etme olanağı bulunmamaktadır.

3.1. Genel kredi sözleşmelerinde, sözleşmenin imzalanması ve tahsis edilen kredinin kullanılması ile alacak doğmuş bulunmaktadır. Nitekim somut uyuşmazlıkta davacı banka ile davalı arasında 19.04.2006, 06.09.2013, 08.05.2017 ve 01.12.2018 tarihli genel kredi sözleşmeleri kapsamında sözleşme imzalandığı ve davacı banka tarafından 27.12.2018 tarihinde ödenmeyen krediler ile ilgili hesap kat ihtarnamesi gönderildiği anlaşılmaktadır. Davalı hakkında 06.12.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği 03.05.2019 tarihinde ise kesin mühlet kararı verildiği davacının alacaklarının bir kısmının kabul edilmek sureti ile konkordato projesinde tasdik oylamasına katıldığı ve alacaklar toplantısında olumsuz oy kullandığı dava konusu miktar yönünden ise alacak talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.

3.2. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince gayrinakdi krediler yönünden hesap kat ihtarının 27.12.2018 tarihinde yapıldığı geçici mühlet kararının ise 06.12.2018 tarihinde verildiği dolayısıyla hesap kat ihtarnamesi gönderilmesi geçici mühlet içinde olduğundan alacaklılar arasındaki eşitliğin korunması bakımından hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin istenmesinin İİK'nun 288/1 maddesi hükümlerine aykırı olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere alacağın bölge adliye mahkemesi kararında belirtildiği üzere genel hükümlere herhangi bir koşula bağlı olmasızın ödenmesinin istenmesi mümkün değil ise de bu durum alacağın İİK'nun 302/6 ve 308/b maddesi gereğince çekişmeli alacak olarak varlık ve miktarı tespit edilerek konkordato projesi kapsamında ödenmesinin istenmesine engel değildir. Aksi halin kabulü halinde alacaklının alacağını tahsil için başka bir hukuki imkanı bulunmamaktadır.

3.3. Nitekim dava konusu alacak çekişmeli alacağın tespiti ve konkordato projesi kapsamında ödenmesi amacıyla açılan bir dava olup genel hükümlere dayalı bir dava değildir. Kaldı ki İİK'nun 302/6. Maddesi gereğince çekişmeli, geciktirici koşula bağlı veya vadesi belirli olmayan alacakların dahi konkonrdato projesinde alacak kaydı olarak yer alması mümkün olup, İİK'nun 308/c maddesi gereğince tasdik edilen konkordato tüm alacaklılar bakımından bağlayıcı olduğundan, alacağını takip ve tahsil etmek isteyen alacaklının açacağı çekişmeli alacak hakkındaki davada alacağın geçici mühlet kararından önce doğmuş ve konkordatoya tabi bir alacak olması koşuluyla İİK'nun 308/b maddesi gereğince çekişmeli alacak olarak dava konusu edilmesi mümkün olup bölge adliye mahkemesince aksine gerekçelerle, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

O halde Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş İİK'nun 294/3. maddesi gereğince ''tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağı her türlü faiz işlemesi durur hükmü ve İİK'nun 288/1 maddesi gereğince geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur.'' hükümleri göz önünde bulundurularak geçici mühlet tarihinden sonra alacağa faiz işlemeyeceği dolayısıyla geçici mühlet tarihinden sonra işletilmiş faiz ve fer'ileri varsa bu kısım gözetilmek sureti ile sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.