6. Hukuk Dairesi 2025/2538 E. , 2025/3796 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/778 E., 2025/1174 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile davalı ... arasındaki muvazaalı alacağa dayalı ... 9. İcra Dairesinin 2018/... Esas sayılı dosyasına konu alacağa ilişkin olarak akdedilen ... 2. Noterliği'nin 31.08.2018 tarihli, ... yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesinin iptaline, davalı ...'ın ... 9. İcra Dairesi'nin 2018/... Esas sayılı icra takip dosyasında yapılan 11.12.2018 tarihli derece kararı ve sıra cetveline konu 1. sıradaki alacağın muvazaalı olduğunun tespitine, davalı ...'a sıra cetvelinde 1. sırada pay ayrılmasına ilişkin kararın iptali ile davalı ...'ın sıra cetvelinden çıkartılmasına, davalı ...'a 1. sırada ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere müvekkili şirketin alacaklı olduğu ... 2. İcra Dairesinin 2018/1752 Esas sayılı icra dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı borçludan alacaklı olduğunu, ... 2. İcra Dairesi'nin 2018/1752 takip sayılı dosyasında takip başlattığını, takibin kesinleştiğini, davalı ...'nun dava dışı borçludan alacağının olduğunu iddia ettiğini, alacağı diğer davalıya temlik ettiğini, ... 9. İcra Dairesinin 2018/... takip sayılı dosyasında takip başlattığını, 11.12.2018 tarihli derece kararı uyarınca sıra cetvelinde davalı ...'ın 1. sırada yer aldığını, ancak davalıların alacaklarının muvazaalı olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, konuyla ilgili ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/622 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, ... 9. İcra Dairesinin 06.01.2020 tarihli derece kararı ve sıra cetveline itiraza ilişkin olarak işbu davayı açtıklarını ileri sürerek, davalılar arasındaki alacağın temliki sözleşmesinin iptaline, ... 9. İcra Dairesinin 2018/... takip sayılı dosyasının 06.01.2020 tarihli derece kararının iptaline, davalıların alacağının muvazaalı olduğunun tespitine ve işbu dava dosyasının mahkemenin 2018/622 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının alacağın temliki ile ilgili iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı müvekkilinin, diğer davalı temlik eden ...'dan alacaklı olduğunu, aralarında ticari ilişki olduğunu, alacağın çeklerle ödenmeye çalışıldığını, ancak çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle ...'a başvurulduğunu ve tüm alacaklar için tek bir takip başlatılarak alacaklara haciz konulduğunu, bu işlemin aynısını diğer alacaklılar ve davacının da yaptığını, davacının toplanmasını istediği delillerin toplanmasının dosyayı uzatacağını, muvazaa iddiasına faydası olmayan belgeler talep ettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sıra cetveline yapılan itirazın tamamen haksız ve yersiz olduğunu, çünkü davalı müvekkilinin dosya borçlusundan alacağının tamamen gerçek bir alacağa dayandığını, davalı müvekkilinin dosya borçlusu ...'a ait ... ili muhtelif dere kenarlarına 2016/2 ... korkuluk yapılması inşaat işi, ... metropol alanı içindeki 1 ve 2. kısım ilçelere ait muhtelif derelerde 2016 yılma ait bakım onarım işlerinin alt yükleniciliğini yaptığını, borcun kaynağının bu sözleşmeler karşılığı yaptıkları ve tahsil edemedikleri işlerin bedeli olduğunu, davalı müvekkilinin sözleşmelerin kendisine yüklediği bütün edimlerini yerine getirdiğini, ancak dosya borçlusunun iflas etmesi nedeniyle alacaklarını tahsil edemediğini ve icra takibi yoluna giderek borçlunun alacaklı olduğu kurumlara 89/1 Haciz İhbarnamesi ile haciz uygulamak zorunda kaldığını, davalı müvekkilinin alacağını tahsil edemediği için iflas noktasına geldiğini, davalı müvekkilinin alacağının icra takibine konulan miktarın da üzerinde olduğunu, davalı ...'ın davalı müvekkili ...'nun ham madde tedarik ettiği şahıs olduğunu, davacının iddia ettiği gibi muavazalı bir alacak söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davada davalı ...'nun, davalı ...'a alacağın devrine ilişkin sözleşmenin resmi defter kayıtları ile ve tarafların ticari defterleri ile bağdaşmadığından temlik sözleşmesine itibar edilemeyeceği, öte yandan çeklerin her zaman düzenlenebileceği, defter kayıtlarında yer almadığı sürece bunların alacağın varlığının delili olarak üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davanın kabulüne, davalılar arasındaki temlik sözleşmesinin ve buna dayalı olarak sıra cetveli 1. sırasında yer verilen alacağın muvazaalı olduğunun tespiti ile 1. sıra alacağın sıra cetvelinden çıkartılmasına, birleşen davanın kabulüne, davalılar arasındaki temlik sözleşmesinin ve buna dayalı olarak sıra cetveli 1. sırasında yer verilen alacağın muvazaalı olduğunun tespiti ile 1. sıra alacağın sıra cetvelinden çıkartılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama konusunun dava dışı borçlu ... ile davalı ... arasındaki ticari ilişkinin gerçek bir alacak olup olmadığı hususu olduğundan temlikin muvazaalı olup olmadığı hususunda inceleme yapılmadığını, davalı ...'nun ticari defterlerine göre dava dışı borçludan alacaklı olduğu, dava dışı borçlunun ticari defterlerinin sunulmadığı için ticari defterlerinin birbirlerini teyit edip etmediği denetlenememiş ise de dava dışı borçlu tarafından vergi dairesine sunulan BA formlarında aralarındaki ilişkinin gerçek bir ticari ilişkiye dayandığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf istemlerinin reddine, davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulüne, kararın kaldırılarak asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Borçlu tarafından vergi dairesine sunulan BA formlarının, çek ve faturalar ile sözleşmenin, tek başına alacağın doğumunu, varlığını ve miktarını ispata yeterli olmadığını, davalıların somut ve yazılı delillerle alacağın varlığını ispatla yükümlü olduğunu,
b. Bilirkişi raporunda davalı ... tarafından, dava dışı borçlu aleyhine başlatılan icra takibinin, davalının kendi defter kayıtlarıyla örtüşmediğinin tespit edildiğini, icra takibi borçlusu adına fatura düzenlenmediğini, dava dışı üçüncü kişi adına düzenlendiğini, ticari defterde tespit edilen borçtan daha fazla miktardaki bedeller için icra takibi başlatılıp itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, alacağın muvazaalı olduğunu,
c. Davalı ...’nun sıra cetvelinin 1. sırasında alacaklı olarak alacağını karşılayacağının ticari defter kayıtlarıyla tespit edildiğini, bu tarihten sonra dava dışı borçludan olan ve başkalarına temlik edilebilecek bir alacağı bulunmadığını, davalılar arasında düzenlenen temlik sözleşmesine konu edilen alacağın hukuken geçerli ve mevcut bir alacağa dayanmadığı için muvazaalı olduğunu,
d. Tarafların ticari defter kayıtlarında temlik tarihi itibariyle davalı ...’ın, davalı ...’dan alacağının bulunmadığı, aksine borçlu olduğunun tespit edildiğini, temlik sözleşmesinde devrin dayanağı olan alacağın cari hesaptan ya da taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğduğuna veya muaccel olmayan bir alacağın devredildiğine ilişkin beyanın bulunmadığını, ticari defterlerde temlik edilen alacak miktarının da yer almadığını, alacağın varlığına dair yazılı veya somut delil dosyaya sunulmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, icra yolu ile takipte düzenlenen sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!