WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAIRESI

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2025/1166 E.  ,  2025/3717 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2024/391 E., 2025/103 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalılar vekili avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; miras yoluyla müvekkiline intikal eden taşınmazın 1310/4820 hissesinin 02.10.2001 tarihinde vasisi annesi tarafından davalılara tapuda satış işlemi ile devredildiğini, vesayet makamından izin alınmadan yapılan satış işleminin usulsüz olduğundan bahisle iptaline, taşınmaz hissesinin müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müşterek maliklerinin 02.10.2001 tarihinde müvekkilleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, mevcut imar durumu sözleşme şartlarına uymadığından hisselerin aynı tarihte bedeli karşılığında müvekkillerine satıldığını, davacının hükümlü olması sebebiyle satış işlemlerinin velisi annesi tarafından yapıldığını, satış işleminin üzerinden on yedi yıl geçtiğini, zamanaşımı ve kesinleşmiş mahkeme kararlarının bulunduğunu, velisi tarafından yapılan satış işlemi için vesayet makamından izin alınmasına gerek olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli kararı ile davacının karar tarihinde yürürlükte olan mülga 743 sayılı Medeni Kanunu'nun 262 ve 369. maddeleri uyarınca annesinin velayeti altında bırakıldığı, taşınmazın devir tarihinde yürürlükte bulunan mülga 743 sayılı Medeni Kanun'un 405. maddesi uyarınca kısıtlının mallarının satışı için vesayet makamından izin alınması şartının kısıtlının velayet değil, vesayet altına alındığı durumlar için geçerli olduğu, velayet altındaki kişinin velisine veya velisi yararına 3. kişiye borçlanması halinde ise izin zorunluluğunun bulunduğu, davacının annesine veya annesinin yararına olacak şekilde 3. kişiye borçlandırılmasının söz konusu olmadığı ve davacının velisinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile tapu devir senedini kendi adına da asaleten imzaladığı, yapılan işlemin izne tabi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli kararına karşı karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli kararının süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dosya kapsamına göre dava dışı arsa sahipleri ile davacı ve davalı yüklenici arasında 02.10.2001 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmenin yapıldığı tarihte davacının velayet altında olduğu, aynı gün davacıya ait payın yüklenicilere devredildiği, devrin yapıldığı tarih itibariyle karşılıklı yükümlülükler içeren kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerinin de tapu devrinin amacı yönünden değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece bu husus tartışılarak, kat karşılığı inşaat sözleşmesi izne tabi olacağından ve iznin de alındığı kanıtlanmadığından davanın kabulüne, iznin alındığının kanıtlanması durumunda ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sözleşmenin feshine ilişkin mahkeme kararı bulunmadığı, sözleşmenin imzalanması için davacının payı yönünden vesayet makamından izin alınmadığı noktasında 23.01.2025 tarihli celsede tarafların mutabık kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalıların 1310/38560 hisselerinin ayrı ayrı iptaline, iptal edilen hisselerin davacı adına tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilleri ile davacı ve diğer arsa sahipleri arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmenin ifasının mümkün olmadığı anlaşıldığından sözleşmenin feshi yoluna gidildiğini, hissedarların hisselerini müvekkillerine sattığını, hukuki ilişkinin bu şekilde son bulduğunu, davaya konu devir işlemi kat karşılığı inşaat sözleşmesine ait olmayıp, mirasçıların hisselerini tapuda satarak devretmeleri işlemi olup, bu konuda velayet sahibinin ayrıca ek izin almasına gerek olmadığını, davacının annesine veya annesinin yararına olacak şekilde 3. kişiye borçlandırılmasının da söz konusu olmadığını, davacıya yıllar öncesinden bedelin güncel değerinin hesaplanması ve iadesinin gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı, davalı yüklenicilerin davacının hissesine karşılık ödedikleri bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ayrı bir dava ile talep edebileceklerinin tabi bulunmasına göre, davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.