WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAIRESI

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2024/3364 E.  ,  2025/3747 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/970 E., 2024/748 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalının yüklenicisi dava dışı ... İnşaat ve ... A.Ş. ile 20.02.2020 tarihli alacağın temliki sözleşmesi imzaladığını, ... Şirketi'nin davalı ile imzalamış olduğu 26.07.2017 ve 18.08.2017 tarihli yapım işi sözleşmelerinden doğmuş ve doğacak alacaklarının 7.500.000,00 TL'sini müvekkiline temlik ettiğini, temlik sözleşmesinin davalıya 24.02.2020 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalı tarafından itiraz edilmediğini, temlik sözleşmesine konu alacağın ödenmesi için 08.09.2020 ve 16.11.2020 tarihlerinde davalıya gönderilen ihtarnamelere cevap verilmediğini ve temlik alınan alacağın ödenmediğini, temlik eden ... Şirketi'nin davalı ile aralarındaki sözleşme konusu edimlerini tamamlayarak işin geçici kabulünün 17.03.2020 tarihinde yapıldığını ve geçici kabul eksikliklerinin tamamlandığını, yüklenici ... Şirketi'nin 7.500.000,00 TL alacağı temlik alınmış olmakla birlikte davalıdan olan kesin alacağı bilinmediğinden bedel artırımı yapma hakkı saklı kalmak kaydıyla anılı sözleşmelerden kaynaklı temlik alacağının şimdilik 100.000,00 TL'sinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, sözleşmede temlik konusu bedelin belirli olup, belirsiz alacak talebinde bulunulamayacağını, dava konusu alacağın temliki sözleşmesinin baştan itibaren geçersiz olduğunu, müvekkili ile ... Şirketi arasındaki temliğe konu sözleşmelerin 11.4. maddesinde alacağın devrinin yasaklandığını, temlikin geçersizliğinin birden çok kez davacıya bildirildiğini, geçici hakedişlerin farklı zamanlarda yapıldığını ve bunun kesin hesap ve hakediş işlemlerinin yapıldığı anlamına gelmediğini, bu nedenle muaccel bir alacağın bulunmadığını, davanın ... Şirketi'ne ihbari ile davanın reddini istemiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile dava dışı yüklenici şirket arasında akdedilen 26.07.2017 ve 18.08.2017 tarihli yapım işi sözleşmelerinin 11.4. maddesinde yüklenicinin sözleşme kapsamında davalı idareden olan herhangi bir hakediş veya sair alacaklarını 3. kişilere devir veya temlikinin engellendiği, bu haliyle alacaklı borçlu arasındaki sözleşme hükmü ile alacağın temliki engellendiğinden davacının temlik sözleşmesine dayalı alacak isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalının sözleşmesel temlik yasağını ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, BK'nın m. 183/1’de sözleşmesel devir yasağına imkân tanımışsa da bu devir yasağına karşı temlik borçlusunun sonradan açık veya örtülü şekilde devre onay vermesinin mümkün olduğunu, emsal Yargıtay ilamlarında sözleşmesel temlik yasağını ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması teşkil eden durumlarda korunmayacağının belirtildiğini, davalının sözleşmesel temlik yasağını ileri sürmesinde korunan hiçbir menfaatinin olmadığını, davalının da bilgisi dahilinde yüklenici tarafından üstlenilen işin ancak müvekkilinin finansmanı sayesinde bitirilebildiğini, müvekkilinin finansmanı sağlayıp durumu davalıya bildirdiğinde davalının müvekkiline karşı temlik yasağını ileri sürmediğini, işin bitirilip alacağın ödenmesi aşamasına gelindiğinde temlik yasağının dile getirildiğini ve sonrasında tevdi mahalli tayini talep ederek alacağın tevdi mahalline ödediğini, mahkemece bu vakıalar incelenmeyip meselenin hakkın kötüye kullanılması yönü itibariyle değerlendirilmemesinin isabetsiz olduğunu, paranın tevdi mahalline ödenmesinden sonra davanın artık konusuz kaldığını, davanın reddi gerekçesinin temlik yasağı olamayacağını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, temlik sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.