5. Ceza Dairesi 2025/2004 E. , 2025/6692 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2023/5301 Değişik iş
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.04.2023 tarihli ve 2023/87968 Soruşturma, 2023/51827 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.10.2023 tarihli ve 2023/5301 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 17.10.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 10.02.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2025 tarihli ve KYB-2025/21046 sayılı yazısı ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
''5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin sunmuş olduğu 29/03/2023 tarihli şikayet dilekçesinde, müvekkili hakkında ilamsız takipler başlatıldığı, anılan ilamsız takiplerin tebliğini şüphelinin yaptığı, tebliğ mazbatalarına adrese gelindiği, kapıyı kimsenin açmadığı, komşularından Zeki Uzun isimli şahısın müvekkilinin geçici olarak dışarıya çıktığını beyan ettiği şeklinde ibarelerin bulunduğu, müvekkilinin adresinde böyle bir şahısın oturmadığı, anılan tebliğlerin usulsüz olması yüzünden müvekkilinin ödeme emirlerine itiraz edememesinden kaynaklı mağduriyetler yaşadığı, şüphelinin kasti ya da ihmali olarak adrese gelmeden böyle bir şahsın ismini yazdığından bahisle şikayetçi olması üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/04/2023 tarihli karar ile tebliğin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususunda hukuki yollara başvuru yapılabileceğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Müşteki vekili tarafından şüphelinin kasti ya da ihmali hareket edip etmediğine yönelik iddiasının açıklığa kavuşturulması açısından, gerekli tebliğ evraklarını içeren dosyanın celp edildikten sonra tebliğin yapıldığı tarihte aynı adreste Zeki Uzun isimli şahısın oturup oturmadığının araştırılmasını takiben şüphelinin savunması alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik incelemeye dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.''
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Şikayetçi vekilinin şikayetçi hakkında Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün 2021/5231 Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, söz konusu dosyada tebligatları şüphelinin yaptığı, tebliğ mazbatalarına adrese gelindiği, kapıyı kimsenin açmadığı, komşularından Zeki Uzun isimli kişinin şikayetçinin geçici olarak dışarıya çıktığını beyan ettiği şeklinde ibarelerin bulunduğu, şikayetçinin adresinde böyle bir kişinin oturmadığı, anılan tebliğlerin usulsüz olması yüzünden ödeme emirlerine itiraz edememesinden kaynaklı mağduriyetler yaşadığı, şüphelinin kasti ya da ihmali olarak adrese gelmeden böyle bir kişinin ismini yazdığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.04.2023 tarihli ve 2023/87968 Soruşturma, 2023/51827 sayılı Kararı ile tebliğin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususunda hukuki yollara başvuru yapılabileceği ve iddiaların soyut nitelikte olduğundan bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikayetçi vekilinin itirazı üzerine merci İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.10.2023 tarihli ve 2023/5301 Değişik iş sayılı Kararı ile kamu davasının açılması veya soruşturmanın genişletilmesi için yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.
5271 sayılı Kanun'un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 172. maddesi "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...", 173. maddesi“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." hükümlerini içermektedir.
Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verilebilecektir.
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; tebliğ evrakını içeren Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün 2021/5231 Esas sayılı dosyasının celp edilmesinden, tebliğin yapıldığı tarihte aynı adreste Zeki Uzun isimli kişinin oturup oturmadığının araştırılmasından ve şüphelinin ifadesinin alınmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.10.2023 tarihli ve 2023/5301 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.05.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!