WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

YARGITAY 3. CEZA DAIRESI

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2023/21074 E.  ,  2025/13143 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1068 E., 2022/781 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/144 E., 2021/109 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme
Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçu için; 11.05.2017
HÜKÜM :Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK'nın 221/4-1;CMK'nın 223/4-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan; TCK'nın 328/1, 43/1, 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 01.02.2018 tarih ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik CMK'nun 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler, tanık beyanları ile sanığın ikrar mahiyetindeki ifadeleri dikkate alındığında, kod adı kullandığı anlaşılan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olan sanığın örgüt faaliyetlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu anlaşılmış, ancak sanığın gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği anlaşılmakla mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık hakkında devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçu yönünden yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanığın örgütsel faaliyet kapsamında işlediği devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan kurulan hükümde mahiyeti itibariyle bir ceza değil cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili bir kurum olan TCK’nın 58/9. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak oluşturmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği mümkün görülmüştür.
Dairemizin istikrar kazanmış kararlarından da anlaşılacağı üzere; devlet güvenliği, devletin iç veya dış siyasal yararları ve milli savunmaya ilişkin gizli bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek suçunda; failin kişilik özellikleri, bilgilerin temin edilme zaman ve yeri, bilgilerin temin edilme yöntemi, bir örgüt mensubu ise örgütün amaç ve faaliyetleri gibi, kriterlere bakılması gerektiği hususu gözetildiğinde; FETÖ/PDY'nin casusluk faaliyetlerini de kapsayan silahlı bir terör örgütü olması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü'nün amaçlarını gerçekleştirmek amacıyla üyelerini Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisine haiz kurumlara sızdırdığının bilinmesi, bu kapsamda sanık ...'ın milli güvenlik istihbaratının en üst düzeyde yürütüldüğü ve milli güvenliğin sağlanması konusunda çok önemli bir konumda bulunan Milli İstihbarat Teşkilatına 2012 yılında katıldığı, bu kapsamda 2012-2017 yılları arasında Ankara, Diyarbakır, Cizre ünitelerinde görev yaptığı, mezkur dönemde örgütün MİT mahrem yapılanması içerisinde "öğrenci" konumunda faaliyete bulunarak, örgüt hiyerarşisinde üstü konumunda olan mahrem abileri ile belirli periyotlar içerisinde yüz yüze ve bazen de örgüt tarafından kendisine verilen tablete yüklü Tango programı üzerinden görüşerek paylaşımda bulunmak amacıyla teşkilata ilişkin gizli bilgileri temin ettiği, bu durumun tanık beyanlarından ve tüm dosya kapsamından açıkca anlaşılmış, sanığın eyleminin zincirleme şekilde siyasi casusluk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirlenerek sanığın mahkumiyetine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı ve ayrıca silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen sanığın kolluk makamlarına müracaat ederek gönüllü olarak teslim olup etkin pişmanlık kapsamında bildiklerini anlattığı, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili işlenen suçlarla ilgili samimi bilgiler verdiği gerekçe gösterilerek bu suç yönünden ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın yerinde olduğu anlaşılmakla; sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükeri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ayrı ayrı ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.