12. Hukuk Dairesi 2025/7624 E. , 2025/6112 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 09.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı;
İcra ve İflas dairesi, İcra ve İflas Kanununu birinci derecede uygulamakla görevlidir. Bu görevleri yaparken kanunu yanlış uygular, kanunun kendisine tanıdığı takdir yetkisini hadiseye uygun olarak kullanmaz, bir hakkı yerine getirmez veya bir hakkın yerine getirilmesini sebepsiz sürüncemede bırakırsa usul ve yasaya aykırı hareket etmiş olur. İcra ve iflas dairesinin bu gibi usulsüz işlemlerine karşı, bundan zarar gören ilgililer icra mahkemesinde şikayet yoluna başvurabilir. Şikayet; icra ve iflas dairelerinin icra ve iflas hukukuna aykırı olan işlemlerinin iptali veya düzeltilmesini sağlamak için kabul edilmiş kendine özgü bir kanun yoludur (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı).
İİK’nın 16. maddesinde “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Kural; şikayete konu işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük süreye tabi olmasıdır. Bu kuralın (süreye tâbi şikayetin) iki önemli istisnası vardır:
1-İİK'nın 16/2. maddesi gereğince “Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman (süresiz) şikayet olunabilir.” Bu hükmün amacı ilgilileri icra memurunun bir hakkı yerine getirmekten kaçınmasına karşı korumaktır.
2-Kamu düzenine aykırı olan işlemlere karşı da süresiz şikayet yoluna başvurulabilir. Anılan ilke doktrinde bu şekilde benimsenmiş ve Yargıtay uygulamalarında da kabul edilmiştir.
Dava, kira ilişkisinden kaynaklı itirazın kaldırılması ve tahliye istemidir.
Somut olayda; davacı/alacaklılar tarafından Marmaris 1. İcra Müdürlüğünün 2022/3610 Esas sayılı dosyasında davalı/borçlu aleyhine kira alacağından kaynaklı kira farkı ve işlemiş faiz alacağına ilişkin toplam 2.400.321,73 TL tutarlı adi kiraya ve hasılat kiralarına ait "Haciz ve Tahliye" talepli örnek 13 nolu ödeme emri ile icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçluya 01.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/borçlu 01.11.2022 tarihinde zamanaşımı ile birlikte borca, faize, faiz oranına ve tüm fer’ilerine itirazda bulunduğu, itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı/alacaklılar tarafından 06.12.2022 tarihinde eldeki itirazın kaldırılması ve tahliye davasının açıldığı görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesince; "...1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile Marmaris 1. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3610 E sayılı dosyasına yapılan itirazın KISMEN KALDIRILMASINA; takibin 707.226,00 TL asıl alacak, 377.781,58 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2- Kabul edilen asıl alacağın %20 si oranında hesaplanan 141.455,2 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Talep bulunmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,
4-Davalının Armutalan Mahallesi Cumhuriyet Bulvarı 64/A Marmaris Muğla adresinde bulunan kiralanandan temerrüt nedeniyle TAHLİYESİNE..." karar verildiği, bu kararın davalı/borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “...12.09.2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı, 06.10.2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 16.11.2018 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma ESAS NO : 2025/7624
Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığının 13.10.2020 tarihli duyurusu ve yasal mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.
Sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri, döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerin 32 Sayılı Karara İlişkin 2008-32/34 Sayılı Tebliğin 27. maddesinde, "Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedellerin 32 Sayılı Kararın Geçici 8. maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesi zorunludur" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 28. maddesinde, "Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedeller 32 Sayılı Kararın Geçici 8. maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenirken mutabakata varılamazsa; akdedilen sözleşmelerde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller, söz konusu bedellerin 02.01.2018 tarihinde belirlenen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru kullanılarak hesaplanan Türk parası cinsinden karşılığının 02.01.2018 tarihinden bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması suretiyle belirlenir" hükmü düzenlenmiştir.
Cumhurbaşkanlığı Kararındaki düzenlemelerin dayanağını teşkil eden 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ve 32 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararına istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 06.10.2018 ve 16.11.2018 tarihlerinde yayınlanan 2018-32/51 ile 2018-32/52 numaralı tebliğler gereğince, konut ve çatılı iş yeri dahil gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde 12.09.2018 tarihinden sonra yapılacak kira sözleşmelerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağı, 12.09.2018 tarihinden önce yapılan kira sözleşmelerinin döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan kira bedellerinin Türk parası olarak yeniden belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
6098 Sayılı TBK'nın 26. maddesinde, "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler" hükmüne yer verilmekle, aynı Kanunun 27/1. maddesinde ise, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin, kesin olarak hükümsüz olacağı düzenlenmiştir.
Söz konusu kararnamelerle, döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak sözleşme yapma özgürlüğüne sınırlama getirilmekte olup, ekonomik kamu düzeninin korunması amaçlanmaktadır. Anılan hükümler, borçlunun kira borcuna itiraz etmesi halinde mahkemece kendiliğinden uygulanacağından, ayrıca borçlunun bu tebliğ hükümlerinin uygulanmasını talep etmesi de gerekmez. Bu hükümler kamu yararı düşüncesi ile çıkartılmış emredici nitelikte hükümler olduğundan, aksine yapılan düzenlemeler ya da uygulamalar geçersizdir.
Dava konusu icra takibinin dayanağı 01.10.2014 tarihli kira sözleşmesinde yıllık kira bedelinin Euro olarak belirlendiği ve takipte 05.10.2020 ödeme tarihli 40.000,00 Euro ve 05.10.2021 ödeme tarihli 45.000,00 Euro kira bedelinin 20.10.2022 tarihli TC. Merkez Bankasının 1 Euro karşılığı dikkate alınarak Türk Lirası olarak tahsilinin istenildiği, takibe dayanak kira sözleşmesinin dövizle sözleşme yasağının istisnaları kapsamında kalmadığı, söz konusu tebliğin yürürlüğe girdiği 13.09.2018 tarihinden itibaren 30 gün içinde Türk parası olarak kira bedelinin belirlenmesi konusunda tüm tarafların mutabakata vardığına dair dosyaya herhangi bir belgenin sunulmadığı, bu haliyle kira sözleşmesinde belirlenen yıllık kira bedellerinin ve işlemiş faizinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılmasının yıllık kira alacağını belirsiz hale getirdiği, bu hususun mahkemece değerlendirilemeyeceği ESAS NO : 2025/7624
anlaşılmaktadır. Kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihte, kira parasının yabancı para cinsinden belirlenmesine yasal bir engel bulunmamakla birlikte, davalı icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde kira borcu bulunmadığını iddia ettiğinden, yukarıda da açıklandığı üzere, itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmesi mümkün değildir. Ayrıca, davacı alacaklılar tarafından talep edilen Euro cinsinden kira bedellerinin TL'ye çevrilerek takibin başlatılmış olması bahse konu sözleşme yasağını ortadan kaldırmayacaktır. 32 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı göz ardı edilerek, kira sözleşmesinde yer alan yıllık kira bedeli olan Euronun Türk Lirası karşılığı üzerinden icra takibine başlanması ve bu takibe dayalı olarak itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmesi mümkün olmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. (Benzer mahiyette Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2025/248 Esas 2025/1619 Karar, 2025/62 Esas 2025/1543 Karar, 2023/8397 Esas 2024/2415 Karar sayılı kararları)..." şeklinde karar verildiği, bu kararın da alacaklılar tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
İİK’nın 63. maddesi; "İtiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.”
HMK’nın 355. maddesinde; “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” şeklindedir.
Davalı/borçlu “…Zamanaşımı itirazıyla birlikte borcun tamamına, faize, faiz oranına, her türlü ferilerine itiraz ediyoruz...” şeklinde itirazda bulunduğu, kira sözleşmesinin altındaki imzaya itiraz etmediği gibi aylık kira miktarına da açıkça itirazda bulunmadığı anlaşıldığından, İİK’nın 269/2. maddesi gereğince kira akdini kabul etmiş sayılacağı, ayrıca takibin “TL” üzerinden başlatıldığı dikkate alınarak İİK’nın 269/c maddesinde sayılı belgelerle kira borcunun ödendiğini ispatlayamadığından İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
HMK’nın 355 ve 357/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinde ve itiraz dilekçesinde ileri sürülmeyen hususlar ile istinaf dilekçesinde belirtilmeyen sebepler istinaf aşamasında kamu düzeni dışında re’sen dikkate alınamaz.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar gerekçesinde; “…İşbu kanun hükümleri ışığında; 12.09.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı, 06.10.2018 tarihli Resmi Gazete'de Yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 16.11.2018 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 13.10.2020 tarihli Duyurusu ve meri yasal mevzuat birlikte değerlendirilmelidir…” şeklindeki gerekçe kamu düzeni nedeniyle re’sen dikkate alınmışsa da bu hususun davalı/borçlu tarafından süresiz şikayet yoluyla ya da itiraz dilekçesiyle ileri sürülmesi gerekir ve beklenir. Somut olayda borçlunun böyle bir şikayeti ve itirazı yoktur. Bu yön süresiz şikayete tabi ise de mahkemece kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınamaz(Zira Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 23.10.2024 tarih, 2024/3543 Esas-2024/8975 Karar, 23.10.2024 tarih, 2024/3544 Esas-2024/8974 Karar, 25.06.2025 tarih, 2025/3586 Esas-2025/4882 Karar, 25.09.2025 tarih, 2025/3664 Esas-2025/5651 Karar sayılı kararları benzer niteliktedir.).
Belirtilen nedenlerle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken Bölge ESAS NO : 2025/7624
Adliye Mahkemesince kamu düzeni nedeniyle re’sen yapılan incelemeye göre yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerektiğinden, Dairemizin sayın çoğunluğunun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum. 09.10.2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!