12. Ceza Dairesi 2025/1262 E. , 2025/4992 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/576 E., 2025/198 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, sanık müdafii Katılanlar vekilleri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekilleri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl 6 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca "Bozma" kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; eksik ve yanlış inceleme neticesinde karar verildiğine, sanığın savunmasının aksini gösterir somut ve inandırıcı bir delil dosyada mevcut olmadığına, varsayımsal iddialara dayanılarak müvekkili hakkında mahkumiyet yönünde karar tesis edilmesinin ceza yargılamasına aykırı olduğuna, kusur tespitine, ölenlerin de kusurlu olduğuna, somut olayda bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının koşulları oluşmadığına, eylem olsa olsa taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu oluşturabileceğine, yargılamaya konu eylemlerin müvekkil tarafından gerçekleştirildiğine dair dosyada her türlü şüpheden uzak, somut ve hukuka uygun bir delil mevcut olmadığına, dosyadaki mevcut delillere göre müvekkilinin üzerine atılı suçtan beraatına karar verilmesi gerekmekte iken tesis edilen mahkumiyet kararının yerinde olmadığına, suçlamaları kabul anlamına gelmemekle beraber, hüküm mahkemesinin tesis etmiş olduğu kararda müvekkili lehine olan hükümler uygulanmamış olduğuna, sanık açısından tesis edilen hükmün, telafisi güç ve imkansız zararlara neden olacağına, müvekkili hakkında TCK'nın 62. Maddesinin uygulanma koşulları oluştuğu halde uygulanmamış olduğuna, bu hususa dair istinaf mahkemesinin gerekçesinin yerinde olmadığına, müvekkilinin mahkeme huzurunu bozacak herhangi bir davranışta bulunmadığı gibi delilleri de karartmamış olduğuna, tayin edilen cezaya, sürücü belgesinin geri alınmasına, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sanığın tahliyesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
B. Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri; sanık hakkında olası kastla öldürme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tayin edilen cezanın az olduğuna, sanığın üst sınırdan cezalandırılması ve bilinçli taksirin birden fazla ihlal ile yapılması nedeniyle cezada 1/2 oranında artırım yapılması gerektiğine, sanığın olası kast ile hareket ettiği kabul edilerek cezalandırılmasına, aksi düşüncede sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına ve bilinçli taksir ile cezanın yarı oranında artırılmasına karar verilmesi talebine, cezanın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri;
"... Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince oluşa aykırı kabul ile sanık ...'ın 20/12/2023 günü saat 18:00 sıralarında kayıt maliki başkası olan arkadaşına ait ...plakalı araçla Denizli ili ... caddesi üzerinden ulus caddesine gelerek mevlana caddesi üzerinden seyir halindeyken BÖLÜNMÜŞ YOLDA karşı şeride geçerek ... kullandığı ... plakalı araca çarptığı, ters şeritten devam ederek yolun sağından soluna geçmekte olan yaya maktül ... ... çarparak devam ettiği yine yaya... çarpıp araçla birlikte metrelerce sürükleyip yayanın düşmesinden sonra kaldırımdaki ağaca çarptığı olayın irdelenmesi yapıldığında;
a-) Bölünmüş yolda karşı şeride geçmek, aynı hızda seyire devam etmek,
b-) İlk çarpma hareketi sonrasında ve ikinci üçüncü çarpma eylemlerinde hızını azaltma, fren yapma, fren izi, yavaşlama teşebbüsü, durmaya çalışma biçiminde eylemlerine rastlanmadığı,
c-) Hazırlık aşamasındaki tanık beyanlarından sanığın bu kazalarla birlikte 16:00 - 18:00 arası birlikte alkol aldıkları şifahi olarak belirtilmesine rağmen olaydan sonra sanığın kaçarak 5 gün sonra gelerek ben alkollü değildim şeklindeki savunma, tanıkların evet bizimle beraberdi biçimindeki anlatımları,
- Sanığın kaçarak kötü niyeti olduğu ve kötü niyetin yasalarca korunmayacağı,
- Şayet alkollü değilse (Maddi deliller desteklenemediği için) BÖLÜNMÜŞ YOLDA KARŞI ŞERİDE GEÇTİĞİNDE EYLEMİN SONUÇLARINI ÖNGÖRDÜĞÜ buna rağmen aynı kararlılıkla eylemine devam etmek suretiyle öngürdüğü neticelerin gerçekleşmemesi için hiçbir iradi tasarrufta bulunmayıp öngördüğü neticelerin tümünün gerçekleşmesine kayıtsız kaldığı, göze aldığı, kabul ettiği zira önce araca ardından birinci ve ikinci yayaya devamın da kaldırımdaki ağaca çarpıp bilahare geri çıkarak kaçması olası kasıtla hareket ettiğini ortaya koyduğu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/3-473 esas 2020/225 kararında olası kasıt ve bilinçli taksir yönünden somut bir şekilde doktirin de dahil olmak üzere irdelenip açıkça ortaya konulduğu mevcut olayımızda olası kastın tanımı ve koşullarının YCGK kararındaki hususlarla örtüştüğü gerek olası kasıtla gerek bilinçli taksirle neticenin öngörülmesine rağmen bilinçli taksirle neticenin asla istenmediği; olası kastta ise sonucun UMURSANMADIĞI - KABULLENİLDİĞİ"
Fail eylemin iyi şekilde sonuçlanmayacağına dair hiç bir somut veri olmamasına ve tehlikesine rağmen eylemi gerçekleştiriyorsa veya öngördüğü tehlikenin gerçekleşmesini veya gerçekleşmemesini tesadüfe bırakıyorsa KABULLENME VARDIR biçimindeki içtihadlarda birleştirme kararındaki anlatımlar ile yine,
YCGK 2023/360 E 2024/157 kararında vurgulanan hususlar nazara alındığında istinaflara konu kararın verildiği eylemde sanığın açıkça öngördüğü ve sonuçlarını kabullendiği iki kişinin ölümü ile sonuçlandığı sanığın olası kasıtla hareket edip eylemin sonuçlarını da olası kastla kabullendiği; buna göre Denizli Bölge Adliye Mahkemesinin 1. Ceza Dairesinin 28/01/2025 tarih ve 2024/576 Esas 2025/198 Sayılı kararı ile bilinçli taksir halinin varlığının kabul edilerek alt sınırdan uzaklaştırılarak kurulan hükmün hukuka aykırılık teşkil edip Dairece nitelendirilmesinin yanılgıya düşüldüğü sanık yönünden bilinçli taksir suçundan hareketle kurulan hükmün temyizin tetkik ve bozulmasına karar verilmesi, görüşü hasıl olmakla..." gerekçelerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü sanığın arkadaşları olan tanıklar ... ve ... ile bulundukları ortamda alkol aldıkları ve sanığın ...'ın annesi adına kayıtlı ...plakalı aracı kız arkadaşıyla buluşmak için tanık ...'dan istediği, ...'ın da sanığın ısrarı üzerine aracı sanığa verdiği, sanığın sevk ve idaresindeki ...plakalı araçla saat 18:50 sıralarında, meskun mahalde, gece vakti aydınlatmanın olduğu 50 km/s hız sınırı olan çift çizgi ile bölünmüş tek yönlü asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde bölünmüş yolun karşıdan gelen trafiğin kullandığı ters şeridine girdiği ve ... isimli şahsın yönetimindeki ... plakalı araçla çarpıştığı, sanığın yönetimindeki araçla ters istikamette, ters şeritte seyrine devam ederek gidiş istikametine göre, yolun sağından soluna karşıdan karşıya yaya olarak geçmekte olan önce ...'ya ve akabinde ...'a çarptığı ve ...'ı aracının altına aldığı ve bu şekilde seyrine devam ederek ...'ı 33 metre sürükleme sonrası yola savurduğu, sanığın bu şekilde seyrine devam ederek yolun sağındaki yaya kaldırımına çıktığı ve ağaca çarptığı, daha sonra sanığın olay yerinde aracı bırakarak kaçtığı, sanığın kaza sonrasında kaçması nedeniyle alkol tespitinin yapılamadığı, kovuşturma aşamasında tekrar dinlenen tanıkların sanığın alkol kullandığına dair beyanlarından dönmüş olmaları, dosya içerisinde sanığın kaza anında alkollü olduğuna dair dosya arasında bilgi ve belgenin bulunmadığı olayda; Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 10.07.2024 tarihli raporuna göre, sanığın kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, sanığın ters şeritte seyir halinde iken, her an karşı yönden ve kendi şeridinden seyir halinde olan bir araca çarpabileceğini öngörmesine rağmen seyrine devam ederek kazaya neden olması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilmiş ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile; sanık hakkında eksik ceza tayini ile sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir teşkil eden tek ihlal bulunması nedeniyle TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca temel cezanın 1/3 oranı yerine, 1/2 oranında artırılarak teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılması ile sanık hakkında yeniden mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Kazanın oluş şekli ile sanığın savunmasının kapsamına göre, sanığın meydana gelen muhtemel sonucu kayıtsız kalarak kabullendiğine ve arzuladığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle olası kastın uygulanma koşullarının oluşmadığı, gerçekleşmesini istemediği ancak öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmayan sanığın iki kişinin ölümüne neden olma eyleminde bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşılmakla, Mahkemece sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup, tebliğnamede suç vasfına ilişkin bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.05.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!