12. Ceza Dairesi 2025/1128 E. , 2025/4848 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KARAR TARİHİ : 21.01.2025
SAYISI : 2025/104 E., 2025/83 K.
SUÇLAR : Müstehcenlik, reşit olmayanla cinsel ilişki, şantaj, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii, katılan zorunlu vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından müstehcenlik suçundan verilen kararın sanık ve müdafii ve katılan zorunlu vekili tarafından, şantaj ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan verilen kararın sanık tarafından, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan kararın sanık ve katılan zorunlu vekili tarafından tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, şantaj ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz istemi yönünden; ceza miktarı açısından kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı;
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükme yönelik katılan zorunlu vekilinin temyiz istemi yönünden; suç vasfına yönelik temyiz istemi nedeniyle hükmün temyize tabi olduğu,
Müstehcenlik suçundan hükme yönelik katılan zorunlu vekilinin, sanığın ve müdafinin temyiz istemleri yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Katılan zorunlu vekilinin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması ve şantaj suçlarına temyiz isteminin 30.01.2015 tarihli ek karar ile reddine karar verildiği, sanık müdafinin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, şantaj ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarına temyiz isteminin 31.01.2015 tarihli ek karar ile reddine karar verildiği ve temyiz istemlerinin reddine dair ek kararların temyiz edilmediğinin belirlenerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince; sanık hakkında; çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 234/3, 53/1. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, şantaj suçundan TCK'nın 107/2-1, 43/1, 52/2-4, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis ve 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan TCK'nın 104/1, 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, müstehcenlik suçundan TCK'nın 226/3-1, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis ve 16.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin, katılan zorunlu vekilinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuğun kaçırılması ve alıkonulması ve şantaj suçlarından kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu, müstehcenlik ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hüküm yönünden sanık ve müdafinin ve katılan zorunlu vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın görüntüleri kayda alma nedeninin ileride kendisi hakkında yasal süreç başladığında delil olarak kullanması için olduğuna, görüntüleri mağdurun rızası ile verdiğine, ceza miktarının alt sınırdan uzaklaşılarak verildiğine, indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında kast yokluğundan beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın temyiz sebepleri; atılı suçları işlemediğine, telefonda kayıtlı görüntüleri bulundurmasının suç olduğunu bilmediğine, pişman olduğuna, duygusal boşlukta olduğu için yaptığına, zorla bir şey yapmadığına, katılan zorunlu vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında müstehcenlik suçundan üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, CMK tarafından vekili bulunduğu katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, sanığın eyleminin cinsel istismar suçunu oluşturması nedeniyle reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmün sanık hakkında cinsel istismar suçuna mahkumiyet kararı verilmesi için bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; kayden 13.07.2007 doğumlu olan ve suç tarihinde 16 yaşında olan katılan ile internet üzerinden görüntülü konuştukları sırada katılanın cinsel organları gözükür halde ekran görüntüsü alınmasına ve katılanın rızasıyla temyiz dışı sanıkla evden kaçması eylemi sonrası sanık ile cinsel ilişkiye girmesine konu olayda, katılanın sanık ile rızası ile evden kaçması, cinsel ilişkinin rıza dışında gerçekleştiğine dair delil bulunmaması nedeniyle ilişkin katılanın rızası ile gerçekleştiğini kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/3-1. cümlesindeki müstehcen görüntünün üretiminde çocuklarının kullanılması ve aynı Kanun'un 104/1. maddesindeki reşit olmayanla cinsel ilişkin suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A) Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması, Şantaj ve Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Sanığın Temyiz İstemi Yönünden;
5271 sayılı CMK''nın 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanğın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B) Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Zorunlu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C) Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Zorunlu Vekilinin, Sanığın ve Müdafinin Temyiz İstemleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin ve katılan zorunlu vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Temel ceza belirlenirken, 5237 sayılı TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınmak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Katılan ...'un 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen vekili bulunması sebebiyle kovuşturma için ödenen Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2024 Yılı Tarifesinin 4/1-ç maddesi uyarınca belirlenen 7.050,00 TL ücretin mahsup edilmesi suretiyle İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince 22.750,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınıp katılan ...'a verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.05.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!