11. Hukuk Dairesi 2025/979 E. , 2025/5773 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/941 Esas, 2024/2051 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/453 E., 2021/719 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı olduğu Rusya'da bulunan şirketin üstlendiği projelerde davalı ...’ın teminat mektupları karşılığında avans blokajı koyduğunu, sonrasında işverenle ihtilaf sonucu teminatların iade edilmesine rağmen başka bir projede yeniden teminat verildiğini, işin ihtilafla sonuçlanıp teminatın haksızca nakde çevrildiğini, ayrıca müvekkilinin sadece kefil olduğu krediler dışında hiçbir borcu yokken davalı bankanın sahte olduğu ileri sürülen 320.000,00 USD’lik senetle icra takibi başlattığını, müvekkilinin bu tarihte Rusya’da dahi bulunmadığını, dolayısıyla borcun gerçek dışı olduğunu ileri sürerek 938.525,81 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın OOO ATC ile kredi sözleşmeleri imzaladığını, davacı ile diğer ortakların müteselsil kefil olduklarını, bu kapsamda OOO ATC'ye kredi ve teminat mektubu kullandırıldığını, teminat mektubunun nakde çevrilerek OOO ATC’nin hesabına borç kaydedildiğini, kısmi ödemeler yapılmasına rağmen bakiye kaldığını, 26.04.2016 itibarıyla alacağın 318.840,81 USD olduğunu, dava konusu senedin bu kefalet borcuna ilişkin olup vadesinde ödenmediği için takibe konulduğunu, senedin aslının icra dosyasına sunulduğunu, takibin itirazsız kesinleştiğini ve kısmi ödemeler yapıldığını, bu nedenle davacının borcun gerçek dışı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davaya konu senette aval veren borçlular ... ve ...’ın icra takibi sonunda yaptıkları sulh teklifinin davalı banka tarafından kabul edildiği, 26.01.2018 tarihli sulh protokolü ile uyuşmazlığın diğer borçlular yönünden çözümlendiği, bu kapsamda 29.01.2018 tarihinde toplam 100.000,00 USD ödeme yapıldığı ve icra dosyasına bildirilerek harçlarının ödendiği, bu aşamadan sonra takip işlemlerinin yalnızca davacı ... yönünden devam ettirildiği, davacının borcun ödendiğini kanıtlayan kesin delil sunamadığı ve davalının kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibine konu borçtan dolayı davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davacı tarafından davalıya ödenen bedelinin istirdadına karar verilmesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!