11. Ceza Dairesi 2025/735 E. , 2025/4733 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi kararı
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2023 tarihli ve 2022/497 Esas, 2023/658 Karar sayılı uyarlama kararına karşı katılan vekilinin itirazının reddine ilişkin merci İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2023 tarihli ve 2023/1564 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/11402 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11207 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11207 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'ın anılan Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2020 tarihli ve 2019/35 esas, 2020/372 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 20/01/2021 tarihli ve 2020/1302 esas, 2021/106 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, Cumhuriyet Başsavcılığınca 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesine getirilen düzenlemeler uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin talep edilmesi üzerine, yapılan uyarlama yargılaması sonucunda adı geçen sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2023 tarihli ve 2022/497 esas, 2023/658 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/11/2023 tarihli ve 2023/1564 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.
Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir..." şeklindeki,
Geçici 34. maddesinde yer alan, "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir..." şeklindeki ve
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18/12/2023 tarihli ve 2023/5143 esas, 2023/10342 karar sayılı ilamında, ''...defter ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde gerçekleştirilen re'sen tarh işleminin vergi ziyaı olarak değerlendirilemeyeceği, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı, bu nedenle 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri gereğince yapılan uyarlama yargılamasında, sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılmasında isabetsizlik görülmemiş olup...'' şeklinde yer alan açıklamalar gözetildiğinde,
Yukarıda izah edildiği üzere sanığın üzerine atılı defter ve belgeleri ibraz etmemek eyleminde somut bir zarardan söz edilemeyeceği cihetle, sanık hakkında 7394 sayılı Kanun'un 4/3. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359/a maddesine eklenen hüküm uyarınca cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun uyarınca yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2023 tarihli ve 2022/497 Esas, 2023/658 Karar sayılı dosyası kapsamında verilen hükümlere karşı, katılan kurum vekilinin yalnızca vekalet ücreti yönüyle itirazda bulunduğu ve merci İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2023 tarihli ve 2023/1564 Değişik İş sayılı kararı ile de vekalet ücretine hasren inceleme yapıldığının dosya kapsamından belirlenmesi karşısında, istemde belirtilen hukuka aykırılık yönünden merci kararının kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine, İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2023 tarihli ve 2022/497 Esas, 2023/658 Karar sayılı uyarlama kararına yönelik, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden; istemde belirtilen hukuka aykırılığa ilişkin, 2016 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçu yönünden ise; İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2019/35 Esas, 2020/372 Karar sayılı kararı ile "..sanığın aynı vergi yılı içinde farklı zamanlarda ( 2016 yılı Mart-Kasım aylarında) suça konu belgeleri düzenlemiş olması nedeniyle hakkında TCK nın 43. maddesinin uygulanmasına..." karar verilmesine ve 7394 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra da zincirleme suç hükümlerinin koşullarının mevcut olduğunun anlaşılmasına rağmen, yapılan uyarlama yargılamasında, "...hükümlünün tek bir takvim yılı içinde gerçekleşen eylemlerinin, sonradan yapılan yasal düzenleme ve değişikliğe göre tek suç oluşturacağı ve zincirleme suç arttırımının uygulanamayacağı gözetilerek, eylemine uyan 213 sy 359/b maddesine göre ve cezanın alt sınırdan uygulanmasıyla 3 yıl hapis cezası ve TCK 62. maddesinin tatbiki ile 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması gerektiği, yeni düzenlemeyle zincirleme suç hükümlerinin hükümlü hakkında uygulanamayacağı..." denilmek suretiyle karar verilmesi şeklindeki hukuka aykırılığa ilişkin, kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağı hususunda gereğinin Adalet bakanlığınca takdir ve ifasına karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
2. İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2023 tarihli ve 2022/497 Esas, 2023/658 Karar sayılı uyarlama kararına yönelik belirlenen hususlara ilişkin kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin gereğinin Adalet bakanlığınca takdir ve ifasına,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!