11. Ceza Dairesi 2024/5387 E. , 2025/4724 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 22.04.2024 tarihli ve 2023/261102 Soruşturma, 2024/31438 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2024 tarihli ve 2024/394 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2024 tarihli ve 2024/214 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 21.05.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/18188 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101730 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101730 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2024 tarihli kararı ile, faturalardan kimlik bilgilerinin tespitinin yapılarak şirket yetkilileri belirlendikten sonra bilgi sahibi olarak dinlenilmesi gerektiği, şüphelinin Noterler Birliği kanalı ile vekalet verip vermediği araştırılarak buradan kimlik bilgilerinin tespiti akabinde beyanlarının ve yazı imza örneklerinin alınmadığı, vekalet alan kişilerin tespiti halinde bu kişilerin beyanları ile yazı imza örnekleri alınarak suça konu faturalar ile şirketi temsilini gösterir tarh dosyasındaki evraklar üzerinde yazı imza incelemesinin yaptırılmadığı, tarh dosyasının celp edilmesi gerekirken sürecin noksan bırakıldığı, sahte fatura düzenlediği belirtilen karşı şirketlerin vergi inceleme raporlarının temin edilerek bu şirketler hakkında açılan kamu davalarının tespit edilmediği, şüphelinin defter ve belgeleri, banka kayıtları ve ödeme belgeleri ile birlikte bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, şirket muhasebecisi, iş yeri maliki ya da çalışanların dinlenmediği, şüphelinin etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan etmesine karşın etkin pişmanlık müessesesinin şüpheliye usulünce ihtar edilmediğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde,
Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere;
Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 17/08/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile 23/10/2023 tarihli olumlu mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince belirtilen iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi;
“(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
...“
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2024 tarihli ve 2024/394 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...1- Şüphelinin Noterler Birliği kanalı ile vekalet verip vermediği araştırılarak buradan kimlik bilgilerinin tespiti akabinde beyanlarının ve yazı imza örneklerinin alınmadığı, şüpheli şahsın yazı ve imza örneklerinin alınmadığı ve suça konu faturalar ile tarh dosyası üzerinde yazı imza incelemesi yaptırılmadığı, CMK 160 maddesine muhalefet edilerek şüpheli ifadesinin sözde kaldığı, 2- Kimliğine tespite yarar bilgileri paylaşılan hedef şahıs ...'ın tanık olarak beyanlarının ve akabinde yazı imza örneklerinin alınmadığı, 3- Ayrıca vekalet alan kişilerin tespiti halinde bu kişilerin beyanları ile yazı imza örnekleri alınarak sanık, hedef şahıs ... ve varsa vekalet alanlar yönünden suça konu faturalar ile şirketi temsilini gösterir tarh dosyasındaki evraklar üzerinde yazı imza incelemesinin yaptırılmadığı, 4- Tarh dosyasının fiili temsilin tespiti maksatlı celp edilmesi gerekirken sürecin noksan bırakıldığı, 5- Fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, 6- Fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, 7- Faturaların gerçek olup olmadığının tespit maksatlı karşıt inceleme raporu alınmadığı, 8- Ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı, 9- Fiili temsilin tespiti maksatlı şirket muhasebecisi, iş yeri maliki ya da çalışanların dinlenmediği, 10- Şüphelinin etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan etmesine karşın; 7394 sayılı kanun ile getirilen etkin pişmanlık müessesesinin şüpheliye usulünce ihtar edilmeyerek soruşturma aşamasına matuf 1/2 oranındaki indirim hakkının şüphelinin elinden alındığı gibi, 7394 sk md 4 kapsamında vergi ceza ve zıyaları ile faizlerin tespit edilmediği ve 7440 sayılı kanun ile getirilen matrah arttırımı ve yapılandırma noktasında araştırma yapılmadığı, işbu araştırmanın şüpheliye ihtarının 7394 sayılı kanun md 4 gereği soruşturma aşamasına müman düzenleme olduğundan..." bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.04.2024 tarihli ve 2023/261102 Soruşturma, 2024/31438 Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 17.08.2023 tarihli ve 2023-(2014-2-509)/19 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 229 075 2476 vergi kimlik numaralı mükellefi ... ... İnşa Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüphelinin, 2022 takvim yılında sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüphelinin, 02.03.2024 tarihinde ... Ş.Y.T. Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde, ... isimli kişinin ricası üzerine herhangi bir maddi menfaat temin etmeksizin gayri faal olduğu söylenen şirketi kısa süreliğine devralmayı kabul ettiğini, daha sonra bu şahsa ulaşamadığını, sahte fatura düzenlemediğini, kendisinde bu şirketle ilgili herhangi bir defter belge olmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi karşısında; adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, özellikle şüphelinin mükellef şirket ile bağlantısını ortaya koyacak şekilde gerekli araştırmalar yapılarak, iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler giderildikten sonra, şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!