WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

YARGITAY 11. CEZA DAIRESI

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2024/5376 E.  ,  2025/4728 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 04.03.2024 tarihli ve 2023/137740 Soruşturma, 2024/18536 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2024/156 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2024/471 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.03.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/18282 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98362 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98362 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2024 tarihli kararı ile;
"Şüphelinin alınan savunmasında söz konusu şirketin aslında kendisine ait olmadığı, para karşılığında açtırıldığı, yapan kişilerin ad, soyad ve telefon numarası bilgilerini verdiği anlaşılmakla salt vergi tekniği raporuna dayanılarak iddianamenin düzenlendiği, hiçbir delil araştırılması yapılmadığı zira:
1-Şüphelinin iddiaları doğrultusunda ifadesinde ismi geçen kişiler tanık dinlenilmeden,
2-Dosyada mevcut faturalardaki imzalar ile şüphelinin imza ve yazı örnekleri karşılaştırılmadan,
3-Dosyada mevcut faturada isimleri geçen kişilerden en azından 3 kişinin dahi dinlenilerek şüpheli ile aralarındaki ticari ilişki sorulmadan,
Soruşturma aşamasında savcılığın görevleri arasında sayılan şüpheli lehine de delil toplama görevi yerine getirilmeden, suçun sübutuna etki edecek deliller toplanmadığı'' gerekçeleriyle iddianame iade edilmiş ise de;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde,
Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "....Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere;
Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle ve defter belge ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında ... Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 22/02/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun ve komisyon mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu,
Mahkemesince her ne kadar şüphelinin iddiaları doğrultusunda ifadesinde ismi geçen kişiler tanık olarak dinlenilmediği, dosyada mevcut faturalardaki imzalar ile şüphelinin imza ve yazı örnekleri

karşılaştırılmadığı, dosyada mevcut faturada isimleri geçen kişilerden en azından 3 kişinin dahi dinlenilerek şüpheli ile aralarındaki ticari ilişki sorulmadığı bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi;
“(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
...“
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2024/156 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...Şüphelinin alınan savunmasında söz konusu şirketin aslında kendisine ait olmadığı, para karşılığında açtırıldığı, yapan kişilerin ad, soyad ve telefon numarası bilgilerini verdiği anlaşılmakla salt vergi tekniği raporuna dayanılarak iddianamenin düzenlendiği, hiçbir delil araştırılması yapılmadığı zira; 1-Şüphelinin iddiaları doğrultusunda ifadesinde ismi geçen kişiler tanık dinlenilmeden, 2-Dosyada mevcut faturalardaki imzalar ile şüphelinin imza ve yazı örnekleri karşılaştırılmadan, 3-Dosyada mevcut faturada isimleri geçen kişilerden en azından 3 kişinin dahi dinlenilerek şüpheli ile aralarındaki ticari ilişki sorulmadan..." şeklindeki gerekçeler doğrultusunda, "suçun sübûtuna doğrudan etki edecek birçok delil toplanmadan düzenlendiği" belirtilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2024 tarihli ve 2023/137740 Soruşturma, 2024/18536 Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğünün 996 127 3805 vergi kimlik numaralı mükellefi olan ... Orman Ürünleri ... Lojistik Sanayi Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli hakkında, "2022 takvim yılında sahte fatura düzenleme" ile "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçlarını işlediğinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının,22.02.2023 tarihli ve 2023-(2014-3-684)/18 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın bulunduğu, ilgili vergi tekniği raporunda düzenlenen sahte faturalar yönünden ayrıntılı açıklamalara yer verildiği, şüphelinin ... Polis Merkezi Amirliğinde 17.07.2023 tarihinde alınan ifadesinde, arkadaşı olan A.G. aracılığıyla tanıştığı H.M.D ve E.T isimli kişilerin teklifiyle 6.000,00 TL karşılığında adına 2 farklı şirket kurulmasını kabul ettiğini, bu şirketlerle ilgili olarak tanımadığı kişilere vekalet verdiğini, şirketlerin faal olup olmadığını bilmediğini, sahte fatura düzenlemediğini, şirketlere ait defter ve belgelerin kendisinde bulunmadığını beyan etmesi ile dosyada bulunan bir kısım karşıt inceleme raporlarında suça konu faturaları kullanan şirket yetkililerinin ticari ilişki sırasında şirket yetkilisi olan Furkan isimli kişiyle muhatap olduklarını bildirmeleri karşısında; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2024/156 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b. maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve belirtilen diğer delillerin toplanması ile şüphelinin ifadesinde isimleri geçen kişiler hakkında soruşturma yapılması bakımından Mahkemece yargılama sırasında suç duyurusunda bulunulabileceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2024/471 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2025 tarihinde karar verildi.