11. Ceza Dairesi 2022/700 E. , 2025/14188 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/256 E., 2021/383 K.
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, koşulları bulunmadığından, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.07.2010 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 20.09.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu tespit edilmiştir.
Hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık ... ’nın tanıklardan temin etmiş olduğu sağlık karneleri ile daha önceden ilaç tanıtımı nedeniyle tanıdığı Bandırma ... Devlet Hastanesinde uzman doktor olan sanık ...'nün farklı tarihlerde yanına gelerek, karne sahiplerinin yatalak olması nedeniyle gelemeyecek durumda olduğunu beyan ederek kendi firmasına ait “... ped ve sprey” isimli ilacın getirdiği karnelere yazılmasını istediği, sanığın da söz konusu ilaçları hastaları görüp muayene etmeden yazdığı somut olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında sanık ...’i ilaç mümessili olması nedeniyle tanıdığını, getirmiş olduğu sağlık karnelerini yakınlarının sağlık karnesi olduğu ve rahatsız olduğunu belirterek tanıtımını yaptığı "... pet ve sprey" isimli ilaçları yazmasını istediğini, kendisinin de bu tip ilaçların yatalak hastalara ve yanık yarası olan hastalara yazıldığından dolayı ricasının kabul ederek ilaçları yazdığını belirtmiş olması karşısında sanığın bahse konu eylemi nedeniyle doğrudan menfaat temin etmemesi de nazara alındığında, sanığın zarar verme bilinç ve iradesinin bulunmadığı, sahtecilik kastıyla hareket etmediği ancak, gerekli dikkat ve özeni gösterip, inceleme yapmaması nedeniyle görevlerinin gereklerine aykırı davrandığı anlaşılmakla, eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde düzenlenen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan "görevi kötüye kullanma" suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e, 67/4 maddesinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, duran sürelerde eklendiğinde suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması, yasaya aykırı bu itibarla katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!