WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAIRESI

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2025/3990 E.  ,  2025/12059 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/572 E., 2024/2639 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/199 E., 2020/551 K.

Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ile davalılardan .... San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi ...'ın 12.10.2011 tarihinde ... Beton San. Şirketinin sigortalı çalışanı olarak gösterilerek ... İnşaat Şantiyesinde miksek şoförü olarak çalışmaya başladığını, 27.11.2011 tarihinde davacının eşinin söz konusu şantiyede yürüttüğü çalışması esnasında iş kazası geçirdiğini, ağır bir şekilde yaralandığını, iş veren tarafından güvenlik önlemlerinin yeterince alınmamış olduğunu, hastaneye götürüldüğünü, ancak hastanede önemli bir şeyinin olmadığından bahisle taburcu edildiğini, daha sonra ağrılarının başlaması üzerine tekrar hastaneye gittiğini, 1 ay boyunca her gün aynı şikayetle hastaneye gidip gelmesine rağmen gerekli tedavilerin yapılmadığını, kendisine rapor verilmediğini, 27.12.2014 tarihinde de vefat ettiğini, olayın ardından Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığınca ölümün şüpheli olduğundan bahisle soruşturma yürütüldüğünü, bu olayın gelişimi dikkate alındığında davalıların söz konusu ölüm neticesinde ortaya çıkan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, mütevveffanın ... Beton sigortalı çalışanı olarak görünmesine rağmen ölüm olayının gerçekleştiği esnada kendisinin ... şantiyesinde çalıştığını, şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunu, bu elim ölüm olayının davacıyı yalnızca maddi ve manevi zarara uğratmadığını, merhumun ortalama yaşam süreci düşünüldüğünde bu zaman zarfı boyunca destekten yoksun kaldığını, beyanla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ... Yapı Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Şirketin iş güvenliği kapsamında gerekli olan tüm önlemleri eksiksizce yerine getirdiğini, geçirilen iş kazasının diğer davalı ... Beton Şirketi tarafından davalıya bildirilmediğini, iki şirket arasında yapılan sözleşme gereği iş kazalarıyla ilgili meydana gelen tüm sorumluluklardan ... Beton San. ve Tic. A.Ş'ye ait olacağının kararlaştırıldığını, davacının eşinin vefatında asıl sorumlu olan tarafın diğer davalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun ve kusurunun olmadığını beyanla davanın reddini ileri sürmüştür.
Davalı TC ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet itirazlarının olduğunu, dava konusu olayda hizmet kusuru olduğu düşünülüyorsa idari yargıda ayrı bir dava açılarak talep edilmesi gerektiğini, davacının vefat eden eşi ile müvekkil Kurum arasında herhangi bir işçi işveren ilişkisi bulunmadığını beyanla davanın reddini ileri sürmüştür.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat talebi yönünden Kuruma husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, öncelikle olayın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkil kurum açısından davanın husumetten reddinin gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın geçirdiği kazada ağır şekilde yaralanmadığını, sol bacağının diz altında ufak bir yırtık oluştuğunu akabinde rapor alıp dinlendiğini, kaza olduktan sonra kaza mahallinde olan görgü tanığı ... adlı işçinin müteveffanın yanına giderek hastaneye götürmek istediğini ancak bunu kabul etmeyerek daha sonra kendisinin gideceğini beyan ettiğini, müteveffanın hastaneye kendisinin gittiğini, hastanenin müteveffanın geçirdiği kazayı dikkat ve özenle değerlendirmediğini ve müteveffanın vefatına sebebiyet verdiğini, iş yerinde her türlü iş güvenliği önleminin alındığını, iş güvenliği için gerekli tüm malzamelerin müteveffaya teslim edildiğini, davalı müvekkilinin olayda kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin kabulüyle, kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Karara karşı süresi içinde davalılardan ... Beton San. ve Tic. A.Ş. ile ... San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Daire kararında özetle; "... Mahkemece yapılacak iş dava dosyası içerisine davaya konu olay ile ilgili Ceza Dava Dosyasıyla (..... Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/347 Esas ve 2019/156 Karar), SGK tarafından açılan Rücu Dava Dosyası (.... İş Mahkemesinin derdest olduğu anlaşılan 2017/250 Esas sayılı dosya) getirtilip, bu dosyalardaki bilgi ve belgeler dosyamız içindeki bilgi ve belgelerle bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, öncelikle davaya konu iş kazası neticesinde davacıda meydana gelen bedensel zararın tedavisi esnasında Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarınca sigortalıya uygulanan tedavi prosedürleri açısından tıbbi uygulama hatası (malpraktis) olarak değerlendirilebilecek bir uygulamanın olup olmadığı, böyle bir tıbbi uygulama hatası var ise iş kazası ile ölüm arasındaki illiyet bağını kesip kesmediği noktasında Adli Tıp İhtisas Dairesi ve gereği halinde Adli Tıp Üst Kurulundan rapor almak, sonucuna göre davaya konu iş kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarar ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğunun .... İhtisas Kurulunun 13.05.2016 tarihli raporuyla kabul edilmiş olması da göz önünde bulundurularak, iş kazasının ölüm olayı üzerindeki etkisi ve davalıların bu noktada alması gereken tedbirlerin neler olduğu hangi önlemleri alıp hangi önlemleri almadıkları ve sigortalıda mevcut hastalığının ölüm sonucunun meydana gelmesinde bünyesel faktör olarak etkisi de değerlendirilerek ve dosya kapsamına getirilecek dosyalardaki raporlar arasında çelişki giderilerek davanın taraflarının kusurlarının somut verilere dayalı olarak net şekilde tespiti açısından, alanında uzman göğüs hastalıkları uzmanı hekim bir bilirkişi ile de sigortalının hastalığının tedavisi alanında uzman bir hekim bilirkişinin de dâhil edileceği, kazanın gerçekleştiği alanda uzman A sınıf iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak heyetten rapor almak, sonucuna göre davacı tarafın kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle davalı taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hak çerçevesinde (... sigortalı kusur oranının %20’nin altında olamayacağı ve netice tazminat miktarları üzerinde davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) müteselsil sorumluluk ilkesi de göz önüne alınarak usule uygun bir karar vermekten ibarettir" denilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Beton San. ve .... San. ve Tic. A.Ş. vekili özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı .... San. ve Tic. A.Ş vekili özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davacı vekili özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalılardan ... Beton San. ve Tic. AŞ. ile .... San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgili davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.