10. Ceza Dairesi 2025/4937 E. , 2025/8293 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1067 E., 2023/942 K.
SUÇ : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle ek kararın onanması
Dairemizin, 05.03.2024 tarihli ve 2023/23005 Esas, 2024/16174 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2025 tarihli ve KD - 2025/70944 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe başvuru üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; Bölge Adliye Mahkemesinin 26/12/2022 tarih, 2021/72 Esas, 2022/1826 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2313 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen beraat hükmünün duruşma açılmaksızın bozulmasına karar verilmiş ise de, sanık hakkındaki bozma sebeplerinin kanunda tahdidi olarak sayılan hallere ilişkin olmaması nedeniyle usul hükümlerine açıkça aykırı olduğu, kanun yolu başvuru hakkını ortadan kaldıracak mahiyetteki bu usule aykırılığın temyizen incelemeye konu edilebileceği, hukuk düzeninde sonuç doğuran nihai karar olması itibarıyla Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 11.09.2023 tarih 2023/1067 Esas, 2023/942 Karar sayılı kararının bu nedenle temyizen incelenip, 26.12.2022 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararında yer verilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre yeniden bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı ve sonrasında da incelemeye konu esastan ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğundan bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
A. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2020 gün ve 2020/2625 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında "2313 sayılı Kanuna aykırılık" suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde, Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2020 gün ve 2020/211 Esas, 2020/260 Karar sayılı ilamı ile sanığın beraatine karar verildiği, hükmün süresi içerisinde o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf edildiği, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 26.12.2022 gün ve 2021/72 Esas, 2022/1826 Karar sayılı kararı ile "Sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, tarlanın kendisine ait olduğunu; ancak ekim işlerinde kardeşi ...'in kendisine yardımcı olduğunu, sulama işini ise telefon numarasını bildiği ... isimli şahsın yaptığını beyan ettiği görülmekle, Yargıtay denetimine imkan sağlaması için adı geçen şahısların duruşmada tanık olarak dinlenilmesi, alınan tanık beyanlarına karşı diyeceklerinin sanıktan sorulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi; Kabule göre de, Suça konu kenevirlerin ekili bulunduğu tarlanın sanığa ait olduğu ve tarlada ekili mısırların bakım işlerinin da sanık tarafından yapıldığı, dosya kapsamı itibariyle tarlanın başkası tarafından ekilmesinin de mümkün olmaması karşısında, mevcut deliller itibariyle sanığın üzerine atılı kenevir ekme suçunun sabit olduğu anlaşıldığı halde mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi," nedeniyle duruşma açılmaksızın hükmün bozulmasına karar verildiği; bozma üzerine Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2023 gün ve 2023/22 Esas, 2023/105 Karar sayılı kararı ile "2313 sayılı Kanuna aykırılık suçundan eylemine uyan 2313 sayılı Kanunun 23/5. maddesinin 1. cümlesi, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 8.320 TL adli para cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün süresi içerisinde sanık müdafii tarafından istinaf edildiği, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 11.09.2023 gün ve 2023/1067 Esas, 2023/942 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine, kesin olarak karar verildiği, hükmün süresi içerisinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 26.10.2023 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 286/2, 296/1-2. maddeleri gereğince reddine karar verildiği, sanık müdafii tarafından süresi içinde temyiz yoluna başvurulduğu, Dairemizin 05.03.2024 gün ve 2023/23005 Esas, 2024/16174 Karar sayılı kararı ile; Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle temyiz isteminin Reddi İle Ek Kararın Onanmasına karar verilmiştir.
5271 sayılı CMK'nın 280/1-e ve f maddelerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince CMK'nın 280. ve 289. maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açılarak karar verilmesi yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 11.09.2023 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, bu kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince sanık hakkında esastan ret kararı verilmesi nedeniyle hükmün temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2020 tarihli beraat beraat kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilerek ve bu
şekilde yargılamaya devam edilmek suretiyle 11.09.2023 tarihli inceleme konusu esastan ret ve ek karar ile temyiz talebinin reddine dair kararlar verilmesinin hukuka aykırı bulunması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
B. 5271 sayılı CMK'nın 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 05.03.2024 tarihli ve 2023/23005 Esas, 2024/16174 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA,
C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin, oy birliği ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!