WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

YARGITAY 10. CEZA DAIRESI

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/786 E.  ,  2025/8260 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/182 E., 2023/723 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

... Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 15.09.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/26774 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136830 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136830 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak suçları için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, uzatılmış zamanaşımının ise aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu anlaşılmakla; suçun 30/08/2008 tarihinde işlendiği, sanığın savunmasının 24/03/2009 tarihinde alındığı ve sanık hakkında verilen 26/04/2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 09/09/2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 09/10/2017 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 09/09/2016 ile 09/10/2017 tarihleri arasında (1 yıl 1 ay) dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 09/10/2017 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı nazara alındığında, suçun işlendiği 30/08/2008 tarihinden, söz konusu hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 07/09/2023 tarihine kadar geçen sürede 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu cihetle, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 30.08.2008 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2008 tarihli ve 2008/96739 Soruşturma, 2008/45508 Esas, 2008/18814 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
B. Yapılan yargılama sonucunda sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair .... Sulh Ceza Mahkemesinin 01.07.2009 tarihli ve 2008/1778 Esas, 2009/1116 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığından bahisle yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... . Sulh Ceza Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli ve 2013/931 Esas, 2013/1193 Karar sayılı kararının, Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/4089 Esas, 2015/5308 Karar sayılı ilâmı ile bozulduğu, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda anılan suçtan sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararının 09.09.2016 tarihinde kesinleştiği,
C. Sanığın denetim süresi içerisinde 09.10.2017 tarihinde aynı tür suçtan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine, ... . Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.09.2023 tarihli ve 2023/182 Esas, 2023/723 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Dosya kapsamına göre;
5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli, TCK’nın 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında;
Sanığın atılı suçu 30.08.2008 tarihinde işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 09.09.2016 tarihinde zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 09.10.2017 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle duran zamanaşımı süresinin 09.10.2017 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, zamanaşımını kesen ve durduran sürelerin hesaplanması sonucunda, duran süre eklendiğinde de, suçun işlendiği 30.08.2008 tarihinden, söz konusu hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 07.09.2023 tarihine kadar geçen sürede 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

E.5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. .... Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2023 tarihli ve 2023/182 Esas, 2023/723 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.