10. Ceza Dairesi 2024/773 E. , 2025/8253 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/660 E., 2022/229 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
... Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, iki kez 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itirazın reddi üzerine 20.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/16115 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2023/138617 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2023/138617 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
28/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Kanun ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, bu Kanun yürürlüğe girmeden önce işlenen suçlarda, kovuşturma aşamasına geçilmiş ise artık kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceği için zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği nazara alındığında, sanığın 23/03/2020 tarihli eylemi nedeniyle öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve yükümlülüklere uymamakta ısrarcı olunduğundan bahisle de kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, her ne kadar 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. madde kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, bu kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun'un 231. maddesi kapsamında takdiren verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu kabul edilerek yapılan değerlendirme üzerine;
1. Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve
1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi sebebiyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde,
Kabule göre de;
2. Sanığın 23/03/2020 tarihinde işlediği aynı mahiyette suçu nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 24/03/2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, 11/05/2021 tarihinde işlediği eylemi ihlâl kabul edilerek açılan davada yargılandığı ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/660 esas sayılı dosyası ile aynı mahiyette suç dolayısıyla hukuki ve fiili irtibat bulunan, aynı mahkemenin 2021/705 sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verildiği, 2021/660 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 23/03/2020, iddianame düzenleme tarihinin 25/10/2021 olduğu, birleşen 2021/705 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 31/08/2021, iddianame düzenleme tarihinin 04/11/2021 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti bulunmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, birleştirilen dosyalar dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 23.03.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2020 tarihli ve 2020/356 Soruşturma, 2020/4 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar
verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 11.05.2021 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, soruşturma dosyası birleştirilip erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2021 tarihli ve 2020/356 Soruşturma, 2021/845 Esas, 2021/419 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Şüpheli hakkında, 31.08.2021 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2021 tarihli ve 2021/1506 Soruşturma, 2021/861 Esas ve 2021/432 sayılı birleştirme talepli iddianamesi ile açılan kamu davasının, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/705 Esas, 2022/59 Karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 2021/660 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,
D. ... Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.03.2022 tarihli ve 2021/660 Esas, 2022/229 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 23.03.2020 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve uygulama koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 191. ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve birleşen dosya kapsamında 31.08.2021 tarihli eylemi yönünden de 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve uygulama koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 191. ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği karar verildiği,
E. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin itirazı üzerine, mercii ... Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2022 tarihli ve 2022/620 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
F. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi hükmü gereği zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı; tasfiye niteliğinde olup, suç tarihi 28.06.2014 tarihi öncesi olup anılan Kanun
değişikliğinin yürürlüğe girdiği bu tarih itibariyle kamu davası zaten açılmış olan derdest dosya kapsamında, bu derdest dosyayı inceleyen Mahkemece değerlendirilmesi gereken hükümdür. Bu şekildeki derdest olan dosya kapsamında sanık hakkında bu Mahkeme, incelediği ve sabit kabul ettiği eylem yönünden, 28.06.2014 tarihinden önce doğrudan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararı vermemişse, daha önceki tarihlerde işlediği aynı suçtan dolayı başka mahkemelerce verilmiş olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararları ile adli sicil kaydındaki hükümlülükleri dikkate almaksızın, artık 28.06.2014 tarihinden sonra kurulacak olan hükümde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesini uygulama imkanı kalmadığından, zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vermesi gerekmektedir.
Ancak, suç tarihi 28.06.2014 tarihi sonrası olan dosyalar kapsamında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3)(Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde düzenlenme yürürlükte olduğundan ve bu kapsamda değerlendirme yapılması gerektiğinden, kanun yararına bozma istemine konu dosya kapsamında sanığın 23.03.2020 tarihli eylemi nedeniyle öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve erteleme süresi zarfında 11.05.2021 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine erteleme kararı kaldırılarak 25.10.2021 tarihinde kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, uygulanma koşulu bulunmadığı halde 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. madde kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu
ve yine bu kararın 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi kapsamında takdiren verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olarak da kabul edilemeyeceği gözetilerek yapılan incelemede;
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.03.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlâl kabul edilip 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi gereği soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmayan 11.05.2021 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden ve birleşen dosya kapsamında ayrıca mahûkumiyet hükmü kurulup hükmün açıklanması geri bırakılan 31.08.2021 tarihli eylem yönünden 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği dolayısıyla zincirleme suç hükümlerinin de uygulanamayacağı, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği anlaşıldığından;
Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun'la değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden iki kez hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de;
Kanun yararına bozma istemine konu ... Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/660 Esas, 2022/229 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin itirazı üzerine, mercii ... Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2022 tarihli ve 2022/620 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, yukarıda açıklanan gerekçelerle mercii ... Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın kabulüne karar vermesi gerekirken hukuka aykırı olarak itirazın reddine karar verdiği, inceleme konusu kararın da itirazın reddi kararı üzerine kesinleştiği anlaşıldığından, mercii ... Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2022 tarihli ve 2022/620 Değişik iş sayılı kararı sayılı kararı yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!