10. Ceza Dairesi 2024/761 E. , 2025/8623 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1159 E., 2022/287 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62 .maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 23.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/23856 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB - 2023/136854 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB - 2023/136854 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, sanığın 09/06/2020 tarihli eylemi hakkında Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 11/12/2020 tarihli ve 2020/5164 soruşturma, 2020/221 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, anılan kararın 16/12/2020 tarihinde sanık tarafından elden tebliğ alındığı, Bafra Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 01/02/2021 tarihli yazısı ile Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 72. maddesi uyarınca 08/02/2021 tarihine kadar sanığın hastaneye başvurması gerektiğine dair yazının sanık tarafından elden tebliğ alındığı, Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin 22/02/2021 tarihli raporunda sanığın uyuşturucu madde kullanımına devam etmesi nedeni ile tedavi proğramına uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine Bafra Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 2021/225 sayılı kararı ile kaydın kapatılmasını takiben Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 27/05/2021 tarihli ve 2020/5164 soruşturma, 2021/1264 esas, 2021/1007 sayılı iddianamesi ile açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda sanığın mahkumiyetine ilişkin inceleme dışı Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/09/2022 tarihli ve 2021/685 esas, 2022/282 sayılı kararının Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11/07/2023 tarihli ve 2022/1798 esas, 2023/1846 sayılı kararı ile inceleme konusu dosya ile inceleme dışı Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/685 esas sayılı dosyası hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği,
Sanığın incelemeye konu 18/01/2021 tarihindeki eylemi hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 191/4.maddesi uyarınca tekrardan kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceğinden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 07/10/2021 tarihli ve 2021/5310 soruşturma, 2021/1990 esas, 2021/1647 sayılı iddianamesi açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında,
09/06/2020 ve 18/01/2021 tarihli eylemlerin Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 27/05/2021 tarihli iddianamesinden önce olduğu cihetle, incelemeye konu Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1159 esas sayılı dosyasında birlikte yargılama yapılması amacıyla inceleme dışı Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/685 esas sayılı dosyasına birleştirme kararı verilerek yargılama yapılması yerine, yazılı şekilde yargılamaya devam edilerek mahkumiyet kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2021/1159 Esas, 2022/287 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 18.01.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2021 tarihli ve 2021/5310 Soruşturma, 2021/1990 Esas, 2021/1647 sayılı iddianamesi ile Bafra 2.Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda, Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.03.2022 tarihli ve 2021/1159 Esas, 2022/287 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
B. Dayanak alınan Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2021/685 Esas, 2022/282 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 16.10.2020 (09.06.2020) tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2020 tarihli ve 2020/5164 Soruşturma, 2020/221 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 16.12.2020 tarihinde tebliğ edilerek 18.01.2021 tarihinde Bafra Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. Tedbirin infazı sırasında 22.02.2021 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2021 tarihli ve 2020/5164 Soruşturma, 2021/1264 Esas, 2021/1007 sayılı iddianamesi ile Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2021/685 Esas, 2022/282 Karar sayılı kararı ile TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.07.2023 tarihli ve 2022/1798 Esas, 2023/1846 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, davanın Bafra 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/755 esas sayılı dosyası ile derdest olduğu, Anlaşılmıştır.
C. 5237 sayılı TCK'nın 191. madddesinde yer alan Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre;
28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3)(Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde düzenlenmiştir.
5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun'la değişik 191/2. maddesi gereğince verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüphelinin tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usûlüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usûl ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlâl ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesinin zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde (5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde) ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usûle uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usûle uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.
5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Yine
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta ve ancak bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ve iddianame düzenlenmeden aynı nev'i suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4-a maddesinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra aynı nev'i suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olayda;
Sanığın incelemeye konu 18.01.2021 tarihli eylemi hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2021 tarihli ve 2021/5310 Soruşturma, 2021/1990 Esas, 2021/1647 sayılı iddianamesi doğrudan açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Sanığın 16.10.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bafra Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.12.2020 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinden sonra 22.02.2021 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2021 tarihli iddianamesi ile Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda verilen Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2021/685 Esas, 2022/282 Karar sayılı mahkûmiyet kararının Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.07.2023 tarihli ve 2022/1798 Esas, 2023/1846 Karar sayılı kararı ile bozulmasından sonra davanın Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/755 esas sayılı dosyası ile derdest olduğu anlaşıldığından,
Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesince, davanın, Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/755 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilerek, Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesince, 22.02.2021 tarihli eylem nedeniyle açılmış bir dava bulunmadığı gözetilerek 22.02.2021 tarihli eylemden kamu davasının açılması sağlandıktan sonra açılan davanın da birleştirilmesi ve sanığın 18.01.2021 tarihli eyleminin, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda erteleme kararının ihlâli olduğu gözetilerek, tek suç veya zincirleme suç yönünden tartışılarak tüm eylemlerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2021/1159 Esas, 2022/287 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!