WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

YARGITAY 10. CEZA DAIRESI

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/759 E.  ,  2025/8622 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 1. 2021/463 E., 2021/1037 K.
2. 2018/1138 E., 2019/867 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Mahkûmiyet
2. Hüküm kurulmasına yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 12.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında, hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 29.01.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/22213 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2024 tarihli ve KYB - 2023/136834 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2024 tarihli ve KYB - 2023/136834 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 15/04/2018 ve 29/05/2018 tarihli eylemleri hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2018 tarihli ve 2018/42521 soruşturma, 2018/768 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, anılan kararın 12/06/2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesini takiben sanığın tekrardan 04/08/2018 tarihinde suç işlemesi sebebiyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 30/04/2019 tarihli ve 2018/78041 soruşturma, 2019/12867 esas, 2019/10717 sayılı iddianamesi ile açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2019 tarihli ve 2019/504 esas, 2019/653 sayılı kararı ile mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 14/11/2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içerisinde 12/02/2021 tarihinde işlediği aynı neviden suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2021 tarihli kararı ile hükmün açıklandığı,
Sanığın inceleme konusu 06/08/2018 tarihinde de uyuşturucu madde kullanması üzerine, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 20/11/2018 tarihli ve 2018/42521 soruşturma, 2018/27904 esas, 2018/22948 sayılı iddianamesi ile açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2019 tarihli ve 2018/1138 esas, 2019/867 sayılı kararı ile inceleme konusu Antalya
18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/463 esas sayılı dosyasında yargılaması yapılan 04/08/2018 tarihli (kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ilk ihlali niteliğinde olan) eylem hakkında Mahkemesince dosyalarına birleştirme kararı verilmeksizin karar verildiğinden bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin karar verildiği,
1- Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2021 tarihli kararı hakkında yapılan değerlendirmede,
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlali niteliğinde bulunan ve sehven 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca açılan inceleme konusu 04/08/2018 tarihli eylem hakkında yapılan yargılama sonucunda, 04/08/2018 tarihli eylem bakımından sanığın beraatine ve iddianame tarihi daha önce olan Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1138 esas sayılı dosyasına 15/04/2018 ve 29/05/2018 tarihli eylemler bakımından yargılama yapılması için ihbarda bulunulması yerine, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiğinin ihbar olunması üzerine hükmün açıklanmasına ve mahkumiyetine ilişkin karar verilmesinde,
2- Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2019 tarihli ve 2018/1138 esas, 2019/867 sayılı kararı hakkında yapılan değerlendirme de,
İnceleme konusu Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2021 tarihli ve 2021/463 esas sayılı dosyasının ihbar olunarak gelmesini takiben incelemeye konu 06/08/2018 tarihli eylemin müstakil bir suç kabul edilmesini müteakip 15/04/2018 ve 29/05/2018 tarihli eylemler ile 06/08/2018 tarihli eylem hakkında ayrı ayrı mahkumiyet verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/463 Esas ve 2021/1037 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 04.08.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 30.04.2019 tarihli ve 2018/78041 Soruşturma, 2019/12867 Esas, 2019/12867 sayılı iddianamesi ile, Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesine, TCK'nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha
önce 2018/42521 sayılı soruşturmada kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlâl nedeniyle Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesine 2018/1138 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
2. Yapılan yargılama sonucunda, Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli ve 2019/504 Esas, 2019/653 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 14.11.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
3. Sanığın denetim süresi içerisinde 12.02.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli ve 2021/346 Esas, 2021/277 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.12.2021 tarihli ve 2021/463 Esas, 2021/1037 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1138 Esas ve 2019/867 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 15.04.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2018 tarihli ve 2018/42521 Soruşturma, 2018/768 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararında, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, kararın 12.06.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. Şüphelinin 29.05.2018 tarihli aynı nev'i eylemi nedeniyle hakkında soruşturma yürütülmesi ve 29.05.2018 tarihli eylemin, erteleme kararından önce işlenmiş olması gerekçesiyle erteleme kararının
kaldırılmasından sonra her iki soruşturma evrakının birleştirilmesini takiben, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2018 tarihli ve 2018/42521 Soruşturma, 2018/1046 Karar sayılı kararı ile, önceki 04.06.2018 tarihli erteleme kararının aynen devam ettiğine karar verilerek infazı için yeniden Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
3. Şüphelinin 06.08.2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2018 tarihli ve 2018/42521 Soruşturma, 2018/27904 Esas, 2018/22948 sayılı iddianamesi ile Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4. Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02.12.2019 tarihli ve 2018/1138 Esas, 2019/867 Karar sayılı kararı ile, Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesi kararına konu 04.08.2018 tarihli suçun erteleme kararının ihlâli olduğu, her iki davanın birleştirilerek sanık hakkında tek bir hüküm kurulması gerektiği, Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılama yapılıp karar verildiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. 5237 sayılı TCK'nın 191. madddesinde yer alan Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre;
28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3) (Değişik: 28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde
tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde düzenlenmiştir.
5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüphelinin tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usûlüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibarıyla da usûl ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlâl ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesinin zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde (5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde) ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usûle uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usûle uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.
5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna
göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Yine Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta ve ancak bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ve iddianame düzenlenmeden aynı nev'i suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra aynı nev'i suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
Ayrıca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, yukarıda yer verilen 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği Dairemizce kabul edilmektedir.
Dosyalar kapsamına göre;
Somut olayda, sanığın 15.04.2018 ve 29.05.2018 tarihli eylemleri nedeniyle verilen Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 12.06.2018 tarihinde
usulüne uygun olarak tebliğ edilmesini takiben sanığın 06.08.2018 tarihinde yeniden aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2018 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2019 tarihli kararı ile, Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesi kararına konu 04.08.2018 tarihli suçun erteleme kararının ihlâli olduğu, her iki davanın birleştirilerek sanık hakkında tek bir hüküm kurulması gerektiği, Antalya 18.Asliye Ceza Mahkemesinde yargılama yapılıp karar verildiği gerekçesiyle "hüküm kurulmasına yer olmadığına" karar verilmiş, sanığın 04.08.2018 tarihinde işlediği aynı nev'i suç nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 30.04.2019 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında ise, Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
1- Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/463 Esas, 2021/1037 Karar sayılı kararı yönünden;
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.06.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlâli niteliğinde bulunan ve koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca açılan kamu davasında, inceleme konusu 04.08.2018 tarihli eylem TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından, Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesince, erteleme kararının ihlali olan 04.08.2018 tarihli eylem bakımından, TCK'nın 191/5. maddesi gözetilerek CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilerek Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1138 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulması yerine, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiğinin ihbar olunması üzerine hükmün açıklanmasına ve mahkumiyetine ilişkin karar verilmesi, Kanun'a aykırıdır.
2- Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2019 tarihli ve 2018/1138 esas, 2019/867 Karar sayılı kararı yönünden;
Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/463 Esas sayılı dosyasına konu 04.08.2018 tarihli eylemin, erteleme kararının ihlali olduğu, 06.08.2018 tarihli eylemin ise zincirleme suç teşkil edeceği, ancak 06.08.2018 tarihli eylem nedeniyle açılmış bir kamu davasının bulunmadığı gözetilerek, Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesince CMK'nın 223/8. maddesinin 2. cümlesi uyarınca durma kararı verilerek 06.08.2018 tarihli eylem nedeniyle kamu davası açılması için Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulması, dava açılmasını takiben işbu dava ile birleştirilmesi ve sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanun'a aykırıdır.
Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada sonuç olarak;
Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesince, davanın, Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin davası ile birleştirilmesine karar verilmesi, Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesince de, CMK'nın 223/8. maddesinin 2. cümlesi uyarınca durma kararı verilerek 06.08.2018 tarihli eylem nedeniyle kamu davası açılması için Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulması, dava açılmasını takiben işbu dava ile birleştirilmesi ve sanığın 04.08.2018 tarihli eylemi erteleme kararının ihlali olduğundan ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı ve 06.08.2018 tarihli eylemin zincirleme suç oluşturacağı gözetilerek; sanığın 15.04.2018, 29.05.2018 ve 06.08.2018 tarihli eylemleri nedeniyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/463 Esas, 2021/1037 Karar sayılı kararı ile Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2019 tarihli ve 2018/1138 Esas, 2019/867 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2025 tarihinde karar verildi.