10. Ceza Dairesi 2024/756 E. , 2025/8620 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/450 E., 2019/573 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 31.01.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/3969 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2024 tarihli ve KYB - 2023/136822 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2024 tarihli ve KYB - 2023/136822 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Sanık hakkında, inceleme dışı daha önce 29/01/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan dolayı Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/08/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın denetime uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 02/12/2015 tarihli ve 2015/4497 esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2015 tarihli ve 2015/1107 esas, 2015/1579 sayılı kararı ile sanığın eyleminin kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar sayılamayacağı gerekçesi ile açılan kamu davasının yargılamasının durdurulmasına karar verilmesini müteakip, sanığın aynı nevi suçu işlediğinden bahisle hakkında verilen 06/08/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edildiği gerekçesi ile Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 24/05/2016 tarihli ve 2016/1745 esas sayılı iddianamesiyle yeniden açılan kamu davasında Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/06/2016 tarihli ve 2016/450 esas, 2016/583 sayılı kararı ile sanığın ihlal kabul edilen eyleminde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığına ya da bulundurduğuna dair bir delil olmadığından ihlalin oluşmayacağı gerekçesi ile yargılamanın ikinci kez durdurulmasına karar verildiği, en son sanık hakkında aynı eyleme ilişkin olarak Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2019 tarihli kararı ile zincirleme suç hükümleri yönünden birleştirme talepli olarak Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 29/12/2021 tarihli ve 2021/5689 esas sayılı iddianamesiyle üçüncü kez açılan kamu davasında Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2022 tarihli ve 2022/6 esas, 2022/620 sayılı kararı ile bahse konu 06/08/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliğ edilmediğinden kesinleşmediği ve hukuki sonuç doğurmadığından bahisle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile üçüncü kez kamu davasının durmasına karar verildiği, sanığın 29/01/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca 01/12/2022 tarihli ve 2022/18705 soruşturma, 2022/595 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verildiği anlaşılmakla,
Somut olayda, sanığın 26/05/2017, 14/07/2017 ve 21/07/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla yapılan ayrı soruşturmalar sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden açılan kamu davaları üzerine birleştirme kararları sonucu yapılan yargılamada, sanığın mahkumiyetine ilişkin Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2019 tarihli kararının kanun yolu incelemesinden geçmeksizin 29/12/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verildiği,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı nazara alındığında;
Bu haliyle önceden verilen 06/08/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kök dosyada verilen durma kararları nedeniyle incelemeye konu suç yönünden yok hükmünde sayılacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şart bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi ve sonraki eylemlerin tek başına dava konusu yapılmayıp sanığın aynı nevi suçlarına ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/450 Esas ve 2019/573 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 14.07.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2017 tarihli ve 2017/10702 Soruşturma, 2017/2995 Esas, 2017/2686 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca
doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, yükümlülüklerine uymaması nedeniyle kamu davası açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, davanın 2017/450 Esasa kaydedildiği,
2. Yine şüpheli hakkında, 26.05.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2018 tarihli 2017/5561 Soruşturma, 2018/1035 Esas, 2018/838 sayılı iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasının Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2019 tarihli ve 2018/292 Esas, 2019/283 Karar sayılı birleştirme kararı ile 2017/450 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
3. Şüpheli hakkında, 21.07.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2018 tarihli 2017/7481 Soruşturma, 2018/210 Esas, 2018/158 sayılı iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasının Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2019 tarihli ve 2018/92 Esas, 2019/300 Karar sayılı birleştirme kararı ile 2018/292 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
4. Yapılan yargılama sonucunda, Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.11.2019 tarihli ve 2017/450 Esas, 2019/573 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Doğrudan dava açılmasına dayanak alınan Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesi kararlarının incelenmesinde:
1. Sanık hakkında, 29.01.2015 tarihli aynı nev'i suçtan yapılan soruşturma sonunda, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 06.08.2015 tarihli ve 2015/7687 Soruşturma, 2015/180 Karar sayılı kararı ile TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
2. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2015 tarihli ve 2015/7687 Soruşturma, 2015/4497 Esas, 2015/4119 sayılı iddianamesi ile Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli ve 2015/1107 Esas, 2015/1579 Karar sayılı
kararı ile, tek tebligat yapıldığı, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği,
4. Durma kararından sonra dosyanın 2016/875 soruşturmaya kaydedildiği, müdürlükte infaz işlemleri devam ederken 24.01.2016 tarihinde tekrar aynı suçu işlediği gerekçesiyle Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2016 tarihli ve 2016/875 Soruşturma, 2016/1745 Esas, 2016/1562 sayılı iddianamesi ile Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesine mükerrer kamu davası açıldığı,
5. Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/450 Esas, 2016/583 Karar sayılı kararı ile, 24.01.2016 tarihinde uyuşturucu madde ele geçmediği, tahlil yapılmadığı, ihlâl nedeni oluşmadığı gerekçesiyle CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 08.07.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
6. Durma kararından sonra, yine 29.01.2015 tarihli aynı suç nedeniyle Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 29.12.2021 tarihli ve 2016/7571 Soruşturma, 2021/5689 Esas, 2021/4526 sayılı iddianamesi ile Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesine 2017/450 Esas sayılı dava ile birleştirilmesi talepli kamu davası açıldığı,
7. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2022/6 Esas, 2022/620 Karar sayılı kararı ile, 06.08.2015 tarihli erteleme kararının şüpheliye tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmadığı, erteleme kararının kesinleşmediği, karar kesinleşmeden infaza başlandığı gerekçesiyle CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 09.11.2022 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
8. Üçüncü kez durma kararı verilmesinden sonra, 29.01.2015 tarihli eylem nedeniyle Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2022 tarihli ve 2022/18705 Soruşturma, 2022/595 Karar sayılı kararı ile yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği,
Anlaşılmıştır.
C. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre;
5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usûlüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usûl ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlâl ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde (5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde) Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli/sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usûle uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usûle uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden beş yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.
5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın
belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
Tüm bu açıklamalar ışığında kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada;
Dosyalar kapsamına göre; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu 29.01.2015 tarihli aynı nev'iden suç nedeniyle Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinde açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 26.05.2017, 14.07.2017 ve 21.07.2017 tarihli suçlardan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; dayanak dosyada açılan kamu davasında ilk olarak Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli ve 2015/1107 Esas, 2015/1579 Karar sayılı kararı ile ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verilmesini takiben 24.01.2016 tarihinde tekrar aynı suçu işlediği gerekçesiyle Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2016 tarihli iddianamesi ile mükerrer açılan kamu davasında, Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/450 Esas, 2016/583 Karar sayılı kararı ile, 24.01.2016 tarihli eylemin sabit olmadığı gerekçesiyle ikinci kez kamu davasının durmasına karar verildiği, ikinci durma kararından sonra, yine 29.01.2015 tarihli aynı suç nedeniyle Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 29.12.2021 tarihli ve 2016/7571 Soruşturma, 2021/5689 Esas, 2021/4526 sayılı iddianamesi ile bu kez Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında, Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2022/6 Esas, 2022/620 Karar sayılı kararı ile, 06.08.2015 tarihli erteleme kararının şüpheliye tebliğ edilmediği gerekçesiyle durma kararı verildiği, üçüncü kez durma kararı verilmesinden sonra, 29.01.2015 tarihli eylem nedeniyle Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2022 tarihli ve 2022/18705 Soruşturma, 2022/595 Karar sayılı kararı ile yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sona erdiren hüküm
niteliğinde bir karar olmayıp ara kararı niteliğinde olduğu gözetilmeksizin aynı eylem nedeniyle mükerrer şekilde kamu davalarının açıldığı, dayanak dosyada "durma" kararları verilmiş olması nedeniyle inceleme konusu davada 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava var ise davaların birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ve 2017/450 Esas, 2019/573 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!