10. Ceza Dairesi 2024/748 E. , 2025/8618 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/71 E., 2020/187 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
İNCELEME KONUSU KARAR : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda beliritlen kararı ile hükümlüler hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, sanık ...'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 6.810,00 TL vekalet ücretinin hazineden tahsili ile sanığa verilmesine, sanık ...'in kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde
yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 6.810,00 TL vekalet ücretinin hazineden tahsili ile sanığa verilmesine karar verildiği, hükümlerin, istinaf edilmeksizin 30.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 02.01.2024 tarihli ve 2021/13572 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/1587 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/1587 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya aslının, anılan kararın dosyanın inceleme dışı sanık ...'ın temyiz talebi sonucunda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 01/02/2021 tarihli ve 2021/239 esas, 2021/119 sayılı kararı ile bozulmasını müteakip, Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/184 esas sayılı yeniden mahkûmiyet hükmü kurulması sebebiyle mahkemesinde bulunduğu anlaşıldığından, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 25/11/2021 tarihli ve 2018/525 esas, 2021/5857 karar sayılı ilâmında yer alan, " ... Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme ile Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 16/10/1978-2/324-350 sayılı kararında belirtilen "Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi, vekâlet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında; ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekâletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı ... " hususu nazara alınarak, kendilerini tek vekille temsil ettiren ve haklarında beraat kararları verilen sanıklar yönünden tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ... " şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, sanıkların ortak müdafii tarafından temsil edilmeleri sebebiyle lehlerine tek bir avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği hâlde, her bir sanık lehine ayrı ayrı maktu vekâlet ücreti verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanıklar hakkında, 04.01.2019 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09.04.2019 tarihli ve 2019/220 Soruşturma, 2019/1722 Esas, 2019/187 sayılı iddiaanamesi ile Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2020 tarihli ve 2019/275 Esas, 2020/127 Karar sayılı birleştirme kararı ile Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/71 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
B. Yapılan yargılama sonucunda, Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.11.2020 tarihli ve 2020/71 Esas, 2020/187 Karar sayılı kararı ile sanıkların atılı suçun sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, aynı müdafii tarafından temsil edilen sanıklar ... ve ... lehlerine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 6.810,00 TL vekalet ücretinin hazineden tahsili ile ayrı ayrı sanıklara verilmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide "olağanüstü temyiz" olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hâkim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
26.10.1932 tarih ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kanun yararına bozma konusu olabilecek kanuna aykırılık halleri, uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usûl hataları olup, her hukuka aykırılığın kanun yararına bozma konusu olamayacağı ancak önemli hukuka aykırılıkların kanun yararına bozma nedeni olarak kabul edilmesinde hem fayda hem zorunluluk bulunmaktadır. Sadece "hukukun zedelenmesi sonucunu doğuracak nitelikteki hukuka aykırılıklar" kanun yararına bozma sebebi oluşturabilmelidir.
Kesinleşmiş bir hükmün otoritesini kanun yararına bozma yoluyla ortadan kaldırmak için çok önemli, esaslı bir hukuka aykırılığa dayanmak gereklidir. Öyle ki, hükmün kurulmasında önemli bir noktayı
oluşturan hukuka aykırılığın varlığı; toplumu, kamu vicdanını rahatsız edecek derecede bulunmalıdır. Buradaki amaç, hukuka aykırı hükmün kanun yararına bozma yoluyla ortadan kaldırılarak kamu vicdanının, adına karar verilen milletin adalete olan inancının pekiştirilmesidir. Olağanüstü temyiz olarak da adlandırılan bu denetim yolunun amacı, kanun yani kamu yararına uygunluktur. Bu bağlamda, sadece o davayı ilgilendiren ve karardaki maddi bir meseleye ilişkin hatanın belirtilmesinde kamu yararının da bulunmadığı açıktır.
Bu açıklamalara ve yerleşik yargısal kararlara göre (Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 05.11.2008 tarihli ve 2008/9091 Esas, 2008/7078 Karar, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 14.11.2007 tarihli ve 2007/12330 Esas, 2007/8319 Karar, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.06.2023 tarihli ve 2023/4280 Esas, 2023/4372 Karar ve Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 27.12.2012 tarih ve 2012/21561 Esas, 2012/28771 Karar sayılı kararları) vekâlet ücretinin şahsi hakka ilişkin olması nedeniyle, bu hususta kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağı kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle vekalet ücretine ilişkin kanun yararına bozma talebinin "şahsi hak" kapsamında bulunması da göz önünde bulundurulduğunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!