WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

YARGITAY 10. CEZA DAIRESI

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/747 E.  ,  2025/8617 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 1. 2020/193 E., 2020/321 K.
2. 2021/662 E., 2022/230 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 10.11.2020 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri
uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 03.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 17.03.2022 kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 25.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/16195 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2024 tarihli ve KYB - 2023/136836 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2024 tarihli ve KYB - 2023/136836 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1- Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2020 tarihli ve 2020/193 esas, 2020/321 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,
Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının bila tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre sanığın mernis adresine 30/12/2014 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de,
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın,
Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında,
Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/02/2023 tarihli ve 2020/18190 esas, 2023/ 1175 karar sayılı ilâmında "...şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı, usulüne uygun tebliğ edilmeden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı..." şeklindeki açıklama birlikte değerlendirildiğinde,
Somut olayda, Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen bila tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu, bu haliyle bila tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı,
Ayrıca sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması için Elmalı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne hitaben gönderilen müzekkerenin ise hakkındaki dava açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğ edilmeden ve kesinleşmesinden önceki sürede 22/12/2014 tarihli olduğu, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin yükümlülüklere uymamasının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
2- Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2022 tarihli ve 2021/662 esas, 2022/230 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,
Sanığın evvelce işlediği iddia olunan aynı nev'iden suçtan dolayı hakkında kamu davası açıldığından bahisle incelemeye konu 30/11/2016 tarihli eylemi ile ilgili kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca sanık hakkında doğrudan açılan kamu davasının Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/662 esas sayılı dosyasında yargılamasına başlandığı, ayrıca sanığın aynı nevi suçu 14/03/2017 tarihinde işlediğinden bahisle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasının Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/664 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan birleştirme kararı ile Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/662 esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sonunda sanığın her iki
eyleminden ayrı olarak mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de,
Sanık hakkında verilen Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının bila tarihli ve 2014/1968 soruşturma, 2014/4 sayılı kamu davasının açılmasını ertelenmesi kararının, inceleme konusu 31/11/2016 ve 14/03/2017 tarihli eylemleri nedeniyle Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının 25/10/2021 tarihli iddianameleri ile açılan kamu davasına dayanak teşkil ettiği, ancak sanık hakkındaki bila tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve erteleme kararını içerir mahkumiyet kararının da kanun yararına bozma yolu ile bozulması durumunda 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden sonraki eylemlerin tek başına dava konusu yapılmayıp tüm suçlara ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/193 Esas ve 2020/321 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 02.11.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının bila tarihli ve 2014/1968 Soruşturma, 2014/4 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 30.12.2014 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenilmeden tedbirin infazı için 22.12.2014 tarihinde Elmalı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. Şüphelinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2017 tarihli ve 2014/1968 Soruşturma, 2017/17 Esas, 2017/16 sayılı iddianamesi
ile kamu davası açıldığı,
3. Yapılan yargılama sonucunda, Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarihli ve 2017/56 Esas, 2017/295 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 25.10.2017 tarihinde kesinleştiği,
4. Sanığın denetim süresi içerisinde 21.03.2018 tarihinde işlediği Askeri Ceza Kanunu'na Muhalefet suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.11.2020 tarihli ve 2020/193 Esas, 2020/321 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/662 Esas ve 2022/230 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Sanık hakkında, 30.11.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2021 tarihli ve 2017/2083 Soruşturma, 2021/842 Esas, 2021/417 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca Elmalı Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, mahkemenin 2021/662 Esasına kaydedildiği,
2. Yine sanık hakkında 14.03.2017 tarihli aynı nev'i suçtan Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2021 tarihli ve 2017/1475 Soruşturma, 2021/841 Esas, 2021/416 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2021/664 Esas, 2022/157 Karar sayılı birleştirme kararı ile aynı mahkemenin 2021/662 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
3. Yapılan yargılama sonucunda, Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.03.2022 tarihli ve 2021/662 Esas, 2022/230 Karar sayılı kararı ile, sanığın 30.11.2016 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, 14.03.2017 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
1. Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/193 Esas, 2020/321 Karar sayılı kararı yönünden:
Kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede karar tarihinin "10.11.2020" yerine "16.11.2020" olarak yazılması maddi hata kabul edilerek yapılan incelemede:
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında,
Sanık hakkında Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen bila tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğinin usulsüz olduğu, usulsüz tebligat nedeniyle kararın kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak kesinleştirilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Müdürlükçe yapılan
işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla yükümlülük ihlâlinden sözedilemeyeceği,
Ayrıca, Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarına göre;
6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, fakat 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında; şüphelinin çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurarak infaz işlemlerine başlanılmasından sonra, yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe gelerek program takvimi uyarınca belirlenen yükümlülüklerini bir veya birden fazla kez yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde; ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ikinci uyarıdan sonra müdürlüğe gelmemesi veya gelip de yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde artık ısrar şartının gerçekleşeceği ve infaz dosyasının kapatılması gerekeceği,
Somut olayda; Elmalı Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının tebliği üzerine şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 13.01.2015 tarihinde Uyulması Gereken Kurallar Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, 18.02.2015 tarihli raporda tedavisine gerek olmadığının bildirilmesi üzerine denetim planı hazırlandığı, 18.03.2015 tarihli bireysel görüşmesine katılmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, 23.03.2015 tarihli uyarı yazısının 24.03.2015 tarihinde müdürlükte elden tebliğ edildiği, uyarılmasından sonra denetim planına göre birden çok yükümlülüğünü yerine getirdikten sonra 20.07.2015 tarihli seminere katılmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek 12.08.2015 tarihinde Elmalı Cumhuriyet başsavcılığına gönderildiği, şüphelinin uyarılmasından sonra müdürlüğe başvurarak birden fazla kez yükümlülüğünü yerine getirmesinden sonra, 20.07.2015 tarihinde yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması karşısında; tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yükümlülük ihlalinde bulunduğu takdirde sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilebileceği anlaşıldığından, kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının da gerçekleşmediği, anlaşıldığından;
Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin
sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
2. Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/662 Esas, 2022/230 Karar sayılı kararı yönünden;
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılmış olan işbu davada; dayanak Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/193 Esas, 2020/321 Karar sayılı mahkûmiyet kararının yukarıda açıklanan nedenlerle Kanun'a aykırı olduğu ve kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerektiği, dolayısıyla doğrudan açılan işbu davanın dayanaksız kaldığı anlaşılmakla, dosyanın kanun yararına bozma sonrası aldığı esas numarasının tespiti ile her iki davanın birleştirilmesi ve yukarıda yer verilen genel açıklamalar doğrultusunda tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Kabule göre de;
Sanığın 30.11.2016 ve 14.03.2017 tarihli eylemlerinin 25.10.2021 tarihli iddianameden önce işlenmiş olması nedeniyle eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenip işlenmediğinin ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması ve yukarıda açıklandığı üzere ısrar şartının gerçekleşmemiş olması nedeniyle 30.11.2016 tarihli eylemin, erteleme kararının ihlali olup olmadığı da tartışılmadan, 30.11.2016 ve 14.03.2017 tarihli eylemler nedeniyle ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması Kanun'a aykırıdır.

III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/193 Esas, 2020/321 Karar sayılı kararı ile Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/662 Esas, 2022/230 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2025 tarihinde karar verildi.