WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

YARGITAY 10. CEZA DAIRESI

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/738 E.  ,  2025/8613 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYILARI : 1. 2020/248 E., 2020/723 K.
2. 2020/144 E., 2020/600 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 03.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62/1., 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin 15.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 02.01.2024 tarihli ve 2023/27208 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/1578 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/1578 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosyalar kapsamına göre; İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2020 tarihli ve 2020/248 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 07/12/2010 iddianame düzenleme tarihinin ise 30/05/2011 olduğu,
İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2020 tarihli ve 2020/144 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin de 07/12/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 11/01/2011 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/248 Esas, 2020/723 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 07.12.2010 tarihinde saat 00:35 sıralarında uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2011 tarihli ve 2011/13379 Soruşturma, 2011/8485 Esas, 2011/5518 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
2. Beyoğlu 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.07.2011 tarihli ve 2011/2653 Esas, 2011/1546 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 07.10.2011 tarihinde kesinleştiği,
3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak İstanbul 13. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.09.2013 tarihli ve 2013/26 Esas, 2013/1024 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 27.09.2013 tarihinde kesinleştiği,
4. Sanığın denetim süresi içerisinde 20.01.2017 tarihinde işlediği hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.12.2020 tarihli ve 2020/248 Esas, 2020/723 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli ve 2020/144 Esas, 2020/600 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 07.12.2010 tarihinde saat 23:30 sıralarında uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2011 tarihli ve 2010/55132 Soruşturma, 2011/534 Esas, 2011/296 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
2. Şişli 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.06.2011 tarihli ve 2011/86 Esas, 2011/977 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 17.11.2011 tarihinde kesinleştiği,
3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.10.2013 tarihli ve 2012/309 Esas, 2013/1144 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 19.11.2013 tarihinde kesinleştiği,
4. Sanığın denetim süresi içerisinde 20.01.2017 tarihinde işlediği hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; İstanbul 21.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.12.2020 tarihli ve 2020/144 Esas, 2020/600 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli kararına konu suç tarihinin 07.12.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 30.05.2011 olduğu,
İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli kararına konu suç tarihinin de 07.12.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 11.01.2011 olduğu anlaşıldığından;
Davaların birleştirilmesine karar verilerek, sanığın eylemlerini aynı gün farklı saatlerde gerçekleştirdiği gözetilerek, her iki eylemin ilk iddianame tarihinden önce işlenmesi nedeniyle aynı nev'iden eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenip işlenmediğinin ve zincirleme suç teşkil edip etmediğinin tartışılarak belirlenmesi, zincirleme suç oluşturduğunun tespiti halinde 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/248 Esas, 2020/723 Karar sayılı kararı ile İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli ve 2020/144 Esas, 2020/600 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2025 tarihinde karar verildi.