WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

YARGITAY 10. CEZA DAIRESI

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/730 E.  ,  2025/8609 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1231 E., 2014/400 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul 91. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 10.02.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2021/28834 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/1662 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/1662 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"İstanbul 91. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2014 tarihli ve 2014/1231 esas, 2014/400 sayılı kararının bozulması halinde, sanığın denetim süresi içerisinde 27/12/2017 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine suça konu maddenin uyuşturucu madde olduğuna dair rapor veya bilirkişi mütalaası bulunmadığından bahisle kamu davasının durmasına ilişkin İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2021 tarihli ve 2021/490 esas, 2021/471 sayılı kararının yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, maddi bulgularla desteklenmeyen soyut beyanı dışında, uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı, suçun maddi delilinin elde edilemediği bu nedenle sanığın suçunun sabit olmadığı, esasen İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesince de, 20/11/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kanun yararına bozulması için ihbarda bulunulması amacıyla durma kararı verildiği anlaşıldığından, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Sanık hakkında, 01.02.2013 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2013 tarihli ve 2013/20413 Soruşturma, 2013/10374 Esas, 2013/5030 sayılı iddianamesi ile İstanbul 38. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

B. İstanbul 38. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.10.2013 tarihli ve 2013/128 Esas, 2013/893 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca sanığın bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 11.10.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

C. İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, sanığın yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, İstanbul 91. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.11.2014 tarihli ve 2014/1231 Esas, 2014/400 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 10.02.2015 tarihinde kesinleştiği,

D. Sanığın denetim süresi içerisinde 27.12.2017 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2021 tarihli ve 2021/490 Esas, 2021/471 Karar sayılı kararı ile, " dosyanın fiziken incelenmesinde ve uyapta yapılan araştırmada suça konu maddenin uyuşturucu olduğuna dair ekspertiz raporu - uzmanlık raporu - ATK raporu ve benzeri bilirkişi mütaalası bulunmadığı anlaşılmakla kesinleşmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yararına bozulması için dosyanın Yargıtay' a gönderilmek üzere CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca yargılamanın durmasına karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle "durma" kararı verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kararın kesinleşmesinden sonra, İstanbul 91. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/1231 Esas, 2014/400 Karar sayılı kararına karşı kanuna aykırılık ihbarında bulunulduğu,

Anlaşılmıştır.

E. Dosya kapsamına göre;

İstanbul 91. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/1231 Esas, 2014/400 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde, kamu davasının durmasına ilişkin İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2021 tarihli ve 2021/490 Esas, 2021/471 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;

Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanı dışında, uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı, suçun maddi delilinin elde edilemediği bu

nedenle sanığın suçunun sabit olmadığı anlaşıldığından, sanığın "beraatine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup bu hususun mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

F. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;

"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. İstanbul 91. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/1231 Esas, 2014/400 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;

Hüküm fıkrasının; "Sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2. maddesinin (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.