10. Ceza Dairesi 2024/724 E. , 2025/8606 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/212 E., 2022/933 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 192/3. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/8044 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/1783 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/1783 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın 06.01.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 21.02.2022 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesince mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 19.01.2022 tarihli ve 2021/14504 esas, 2022/616 karar sayılı ilâmında "... erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilmesi gerekecektir..." şeklinde açıklamaya yer verildiği,
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önceki 07.09.2016 tarihinde uyuşturucu madde bulundurduğu gerekçesiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, anılan kamu davasının ertelenmesi kararının kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi gereğince kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/132 esas, 2017/405 sayılı kararı ile karar verilmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine yapılan yargılama neticesinde İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2022 tarihli ve 2021/331 esas, 2022/54 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 15 gün içerisinde itiraz hakkı olduğunun belirtilmediği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın 24.06.2022 tarihinde kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, davanın durmasına karar verilmesi ve anılan kararın kesinleşmesi nedeniyle, durma kararına konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/212 Esas ve 2022/933 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 06.01.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2022 tarihli ve 2022/3252 Soruşturma, 2022/7210 Esas, 2022/5296 sayılı iddianamesi ile Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesine 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce şüpheli hakkında 19.01.2017 tarihinde İzmir 31.Asliye Ceza Mahkemesine 2017/132 Esas sayılı kamu davası açıldığından yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
2. Yapılan yargılama sonucunda; Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.11.2022 tarihli ve 2022/212 Esas, 2022/933 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 192/3. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Dayanak alınan İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2017 tarihli ve 2017/132 Esas, 2017/405 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında 04.04.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2015 tarihli ve 2015/37790 Soruşturma, 2015/2438 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği,
2. Şüphelinin 07.09.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2017 tarihli ve 2017/2126 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
3. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2017 tarihli ve 2017/132 Esas, 2017/405 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim altında bulundurulmasına karar verildiği, kararın 08.09.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
4. Sanığın denetim süresi içerisinde 25.09.2019 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan Bursa 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 2019/903 Esas, 2021/264 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2022 tarihli ve 2021/331 Esas, 2022/514 Karar sayılı kararı ile, 29.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolunun gösterilmediği ve erteleme kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 24.06.2022 tarihinde itirazın reddi kararı ile kesinleştiği,
5. Durma kararından sonra, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca suç tarihleri 04.04.2015 ve 07.09.2016 olarak gösterilmek suretiyle 30.06.2022 tarihli ve 2022/98940 Soruşturma, 2022/5163 Karar sayılı karar ile, yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, mercii ve itiraz süresinin doğru şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
6. Sanığın yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2022 tarihli ve 2022/60569 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
7. İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2023 tarihli ve 2022/1029 Esas, 2023/5 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
8. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 30.01.2023 tarihli ve 2023/265 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına kesin olarak karar verildiği,
9. Bozmadan sonra davanın İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/153 Esasına kaydedildiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 06.01.2022 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda, Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2022 tarihli ve 2021/331 Esas, 2022/514 Karar sayılı kararı ile, 29.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolunun gösterilmediği ve erteleme kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 24.06.2022 tarihinde kesinleştiği, bundan sonraki hukuki sürecin durma kararı verilen dava üzerinden sürdürülmesi gerekirken durma kararından sonra, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.06.2022 tarihinde yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, mercii ve itiraz süresinin doğru şekilde gösterildiği, tedbirin infazı sırasında sanığın yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle de erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2022 tarihli iddianamesi ile mükerrer şekilde kamu davası açıldığı, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2023 tarihli kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 30.01.2023 tarihli kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra davanın İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/153 Esasında derdest olduğu anlaşılmakla;
Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca suç tarihleri 04.04.2015 ve 07.09.2016 olarak gösterilmek suretiyle 30.06.2022 tarihli ve 2022/98940 Soruşturma, 2022/5163 Karar sayılı karar ile, yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sözkonusu erteleme kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmiş olması halinde kesinleşme tarihinden önce işlenmiş tüm eylemleri kapsayacağı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için;
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesine mükerrer dava açılmış olduğundan İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2022 tarihli ve 2021/331 Esas, 2022/514 Karar sayılı durma kararına konu davanın da birleştirilmesi gerektiği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli ve 2022/212 Esas, 2022/933 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2025 tarihinde karar verildi.
ıo
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!