WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

YARGITAY 10. CEZA DAIRESI

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/715 E.  ,  2025/8600 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 1. 2014/505 E., 2015/12 K.
2. 2017/220 değişik iş
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 16.01.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2017 tarihli ve 2014/506 Esas, 2015/13 Karar sayılı "erteli hapis cezasının aynen infazına" ilişkin kararına yönelik itirazın "reddine" kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2023/5729 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/1621 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/1621 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/03/2022 tarihli ve 2019/10-8, 2022/195 sayılı ilâmında yer alan, " ... Aynı mahkemenin farklı esaslarına açılmış bulunan ve soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden her türlü bilgisine ulaşılabilecek olan 25/04/2010 ve 29/04/2010 tarihli eylemlere ilişkin davaların mahkeme ya da hâkim tarafından bilinmediğinin, bu bağlamda ayrı ayrı kesinleşmiş söz konusu bu davaların yeni delil ya da olay olduğunun ileri sürülebilmesinin mümkün olmaması ...ayrı ayrı adli para cezasına mahkum edilen sanığın söz konusu eylemlerinin zincirleme suç hükümleri kapsamında kalıp kalmadığı hususunun CMK'nın 309 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan kanun yararına bozma yasa yoluyla incelenmesi gerektiği.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığıında,
13/07/2014 tarihinde işlenen suç nedeniyle sanık hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 12/09/2014 tarihli ve 2014/10029-4 soruşturma, 2014/48 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, söz konusu kararın şüpheliye 26/09/2014 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 02/10/2014 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığından bahisle hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonunda sanığın mahkûmiyetine ilişkin Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/01/2015 tarihli ve 2014/505 esas, 2015/12 sayılı kararının verildiği ve anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
Sanığın ayrıca 12/07/2014 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği, yine şüpheli hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca 12/09/2014 tarihli ve 2014/9690-4 soruşturma, 2014/24 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın 02/10/2014 tarihinde işlediği aynı nev’iden suçtan dolayı Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonunda sanığın mahkûmiyetine ilişkin Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/01/2015 tarihli ve 2014/506 esas, 2015/13 sayılı kararının verildiği ve anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
İncelemeye konu 13/07/2014 ve 12/07/2014 tarihli suçların kamu davasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen suçlar oldukları, şüpheli hakkında sadece bir tane kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekirken eylemlerine ilişkin ayrı ayrı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararlar verildiği ve şüphelinin denetim süresi içerisinde aynı neviden suç işlemesi sebebiyle de açılan farklı kamu davalarına konu edildiklerinin anlaşılması karşısında,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 30/11/2017 tarihli ve 2017/6318 esas 2017/6699 karar sayılı ilâmında yer alan açıklamalar nazara alındığında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce işlenen bir suçun kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli sayılamayacağından ve belirtilen tarihteki eylemlerin tek suç ya da zincirleme suç oluşturması bakımından, sanığın işlemiş olduğu diğer suçlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/505 Esas ve 2015/12 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 13.07.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2014 tarihli ve 2014/10029-4 Soruşturma, 2014/48 Karar sayılı kararı ile, TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar
verildiği, kararda, başvurulabilecek itiraz kanun yolu, mercii ve 15 günlük itiraz süresinin gösterilmesine rağmen sürenin başlangıcının gösterilmediği, kararın şüpheliye 26.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği,
2. Şüphelinin 02.10.2014 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2014 tarihli ve 2014/10029 Soruşturma, 2014/4240 Esas, 2014/2106 sayılı iddianamesi ile Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. Yapılan yargılama sonucunda, Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.01.2015 tarihli ve 2014/505 Esas, 2015/12 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 16.01.2015 tarihinde kesinleştiği,
4. Sanığın denetim süresi içerisinde 28.12.2015 tarihinde işlediği "hükümlü veya tutuklunun kaçması" suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2017 tarihli ve 2014/505 Esas, 2015/12 Karar sayılı ek kararı ile, erteli hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, sanığın ek karara itiraz etmesi üzerine, mercii Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2017 tarihli ve 2017/219 Değişik iş sayılı kararı ile, itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır.
B. Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2014/506 Esas ve 2015/13 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 12.07.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2014 tarihli ve 2014/9690-4 Soruşturma, 2014/24 Karar sayılı kararı ile, TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda, başvurulabilecek itiraz kanun yolu, mercii ve 15 günlük itiraz süresinin gösterilmesine rağmen sürenin başlangıcının gösterilmediği, kararın şüpheliye 26.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği,
2. Şüphelinin 02.10.2014 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2014 tarihli ve 2014/9690 Soruşturma, 2014/4235 Esas, 2014/2104 sayılı iddianamesi ile Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. Yapılan yargılama sonucunda, Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2015 tarihli ve 2014/506 Esas, 2015/13 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 16.01.2015 tarihinde kesinleştiği,
4. Sanığın denetim süresi içerisinde 28.12.2015 tarihinde işlediği "hükümlü veya tutuklunun kaçması" suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2017 tarihli ve 2014/506 Esas, 2015/13 Karar sayılı ek kararı ile, erteli hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, sanığın ek karara itiraz ettiği,
5. İtirazı inceleyen mercii Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 31.03.2017 tarihli ve 2017/220 Değişik iş sayılı kararı ile, "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır.
C. 5237 sayılı TCK'nın 191. madddesinde yer alan Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre;
28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3)(Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde düzenlenmiştir.
5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi gereğince verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüphelinin tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usûlüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usûl ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlâl ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesinin zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde (5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde) ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği, itiraz süresinin tebliğden itibaren başlayacağının da belirtilmesi gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usûle uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usûle uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.
5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Yine Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta ve ancak bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ve iddianame düzenlenmeden aynı nev'i suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra aynı nev'i suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda dosyalar kapsamına göre,
İncelemeye konu 12.07.2014, 13.07.2014 ve ihlâl kabul edilen 02.10.2014 tarihli suçların kamu davasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlendiği, şüpheli hakkında soruşturma dosyalarının birleştirilerek ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekirken iki ayrı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, 02.10.2014 tarihli eylemin ise erteleme kararının ihlâli olduğu gerekçesiyle iki ayrı kamu davası açıldığı, Dairemizce, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak kabul edildiği, erteleme süresi kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmesi ile başlayacağından 02.10.2014 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, kaldı ki; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarında itiraz süresinin tebliğden itibaren başlayacağına dair bir ibarenin bulunmaması nedeniyle erteleme kararlarının kesinleşmesinin de usulsüz olduğu, sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından;

Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2015 tarihli ve 2014/506 Esas, 2015/13 Karar sayılı kararına karşı yukarıda açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Erzurum 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2015 tarihli ve 2014/506 Esas, 2015/13 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2025 tarihinde karar verildi.