10. Ceza Dairesi 2024/318 E. , 2025/8248 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/660 E., 2015/553 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 05.04.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2023 tarihli ve 2023/2497 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124461 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124461 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infaz işlemlerinin, infazın yapıldığı tarihteki kurallara göre yapılması gerektiği, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/11/2022 tarihli ve 2022/883 esas, 2022/11086 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde yapılan ve ısrar teriminin de içinde yer aldığı değişikliklerin yürürlüğe girdiği 28/06/2014 tarihinden sonra, fakat 10/11/2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra denetimli serbestlik tedbirinin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısının usûlüne uygun tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurmaması hâlinde, uyarılı ikinci çağrı yazısının tebliğe çıkarılacağı, ikinci tebligatın usûlüne uygun yapılması ve şüphelinin müdürlüğe başvurmaması üzerine infaz dosyasının kapatılacağı, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş olacağı ve ancak bu durumda sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesi ile dava açılabileceği nazara alındığında,
Somut olayda, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının muhataba bizzat 21/11/2014 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, şüphelinin Müdürlüğe başvurmaması üzerine, anılan Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 02/12/2014 tarihli ve 2014/225 İİDKK sayılı komisyon kararı ile infaz dosyasının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere kapatılmasına karar verildiği ve ... Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının kaldırılarak, 09/12/2014 tarihli ve 2014/8803 soruşturma, 2014/4223 esas, 2014/2720 sayılı iddianame ile kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, kovuşturma şartı olan ısrar şartını gerçekleşmemesi nedeniyle Mahkemesince kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde,
Kabule göre de;
28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme ile,
6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/3. maddesindeki ''Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olupta bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur.'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde;
6545 sayılı Kanun ile düzenlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesine göre aynı suçun erteleme süresi içerisinde yeniden işlenmesi halinde ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağının hüküm altına alındığı, ancak bu düzenlemeden yararlanabilmek için kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, kişi hakkında deneme süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunması gerektiği,
Dosya kapsamına göre, sanığın daha evvel 18/11/2013 tarihinde işlediği inceleme dışı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2013 tarihli ve 2013/10968 soruşturma, 2013/3972 esas, 2013/1890 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 24/12/2013 tarihli ve 2013/725 esas, 2013/853 sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191/1-2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, anılan kararın 03/01/2014 tarihinde kesinleşerek, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkartılan çağrı yazısının 31/01/2014 tarihinde muhataba tebliği ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandığı ve anılan Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 04/02/2015 tarihli ve 2014/26 YDS sayılı yazısından 03/02/2015 tarihinde infazın tamamlandığı, bu durumda 6545 sayılı Kanun ile düzenlenen 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinin uygulanabileceğinin anlaşılması karşısında,
Somut olayda, inceleme konusu 29/08/2014 tarihli eylemin, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 24/12/2013 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararının ihlali mahiyetinde olup, ayrı soruşturma ve kovuşturmaya konu edilemeyeceği cihetle, açılan kamu davasının düşmesine karar verilip, bahse konu dosyaya ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 29.08.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2014 tarihli ve
2014/8803 Soruşturma, 2014/34 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2014 tarihli ve 2014/8803 Soruşturma, 2014/4223 Esas, 2014/2720 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. ... Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.10.2015 tarihli ve 2014/660 Esas, 2015/553 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
D. Dosya arasında bulunan ... Sulh Ceza Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli ve 2013/725 Esas, 2013/853 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
Sanığın daha evvel 18.11.2013 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2013 tarihli ve 2013/10968 Soruşturma, 2013/3972 Esas, 2013/1890 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda ... . Sulh Ceza Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli ve 2013/725 Esas, 2013/853 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/1, 62, 50/1-a, 191/2-4-6. maddeleri uyarınca 6.000-TL adli para cezası ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, anılan kararın 03.01.2014 tarihinde kesinleşerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkartılan çağrı yazısının 31.01.2014 tarihinde muhataba tebliği ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandığı ve anılan Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 04.02.2015 tarihli ve 2014/26 YDS sayılı yazısından 03.02.2015 tarihinde infazın tamamlandığının bildirilmesi üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 04.02.2015 tarihli yerine getirme fişi düzenlendiği,
Anlaşılmıştır.
E. Dosya kapsamına göre;
1. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme ile, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/1. maddesindeki "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur." ve aynı Kanun'un geçici 7/3. maddesindeki ''Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olupta bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur.'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamına göre, sanığın daha evvel 18.11.2013 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2013 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli ve 2013/725 Esas, 2013/853 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, anılan kararın 03.01.2014 tarihinde kesinleştiği, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandığı ve 03.02.2015 tarihinde infazın tamamlandığının bildirildiği, bu durumda 6545 sayılı Kanun ile düzenlenen 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinin uygulanabileceğinin anlaşılması karşısında, somut olayda, inceleme konusu 29.08.2014 tarihli eylemin, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının devam ettiği süreçte işlenmiş olması nedeniyle ihlâl mahiyetinde olup, ayrı soruşturma ve kovuşturmaya konu edilemeyeceği, açılan kamu davasının düşmesine karar verilip, bahse konu dosyaya ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Kabul ve uygulamaya göre de; sanık hakkında incelemeye konu 29.08.2014 tarihli eylem nedeniyle, 16.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının tebliğ edilmesinin ardından infazı için dosyanın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, çağrı yazısının tebliğ edilmesine rağmen sanığın başvurmaması nedeniyle ikinci bir uyarı yapılmaksızın denetimli serbestlik dosyasının kapatıldığı, denetimli serbestlik tedbirinin
infazına başlamak üzere çıkarılan ilk uyarılı başvuru davetiyesinin tebliği üzerine, müracaatta bulunmayan sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/4-a maddesi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için; "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması gerekirken kovuşturma şartı olan ısrar koşulu sağlanmadan kamu davası açıldığı, kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı dikkate alınarak, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. ... . Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ve 2014/660 Esas, 2015/553 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!