10. Ceza Dairesi 2024/265 E. , 2025/8596 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/181 değişik iş
HÜKÜMLÜ : ...SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararına yönelik itirazın "reddi"
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik "yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine" dair İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2022 tarihli ve 2021/27 Esas, 2021/817 Karar sayılı ek kararına Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmesi üzerine, "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 07.12.2023 tarihli ve 2023/8788 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/131727 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/131727 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verildiği,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı,
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 14.11.2020 tarihli uyuşturucu madde kullanmak suçunu işlediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonunda, daha önce erteleme kararı verildiğinden bu defa kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca 01.01.2021 tarihli iddianameyle doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve hükmün kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmakta ise de;
Adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava açılmasına dayanak alınan;
05.10.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2014 tarihli ve 2014/92249 soruşturma, 2014/2080 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı müteakip, şüphelinin denetim tedbirlerine uygun davranmadığından bahisle infaz kayıtlarının kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine açılan kamu davasının yargılaması sonunda mahkumiyetine dair İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2015 tarihli ve 2015/584 esas, 2015/503 sayılı kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 07.07.2020 tarihli ve 2019/6119 esas, 2020/2942 sayılı ilâmı ile usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmayan kamu davasının açılmasının ertelenmesi dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle bozulduğu, bozma sonrası İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/435 esasına kaydedildiği, anılan Mahkemenin 03.11.2021 tarihli 2020/453 esas, 2021/882 sayılı kararı ile kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı verildiği, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp her iki suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceği,
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14.07.2017 tarihli ve 2017/2358 esas 2017/3525 karar sayılı ilâmı ile, " ...her iki mahkeme tarafından hüküm tarihinde bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun ilk kez kanun yararına bozma yolu ile incelenmesi mümkün olmayıp, yasaya aykırı olduğu iddia edilen mahkeme kararlarına karşı başvurulacak diğer kanun yolları tükenmediğinden, yargılama sona erdikten sonra ortaya çıkan bu durumun CMK’nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kapsamında değerlendirilebileceği..." şeklinde belirtildiği üzere, sonradan ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311 ve devamı maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla çözümlenebileceği cihetle, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda bahsedilen gerekçeyle yaptığı mütalaasına uygun olarak yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, merciince itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/27 Esas ve 2021/817 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 14.11.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.01.2021 tarihli ve 2021/16 Soruşturma, 2021/6 Esas, 2021/6 sayılı iddianamesi ile İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/27 Esas, 2021/817 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 15.12.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
3. Yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendiren İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2022 tarihli ve 2021/27 Esas, 2021/817 Karar sayılı ek kararı ile; yeni delil bulunmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 311. maddesindeki yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle "yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine" karar verildiği, Cumhuriyet savcısının ek karara itiraz ettiği,
4. İtirazı inceleyen mercii İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.05.2022 tarihli ve 2022/181 değişik iş sayılı kararı ile, "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B. Dayanak İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında 05.10.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2014 tarihli ve 2014/92249 Soruşturma, 2014/2080 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği,
2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.07.2015 tarihli ve 2014/92249 Soruşturma, 2015/23203 Esas, 2015/19329 sayılı iddianamesi ile İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2015 tarihli ve 2015/584 Esas, 2015/503 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu,
4. Dairemizin 07.07.2020 tarihli ve 2019/6119 Esas, 2020/2942 Karar sayılı ilamı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolu gösterilmediğinden kararın kesinleşmediği, durma kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
5. Bozmadan sonra, İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2020/435 Esas, 2021/882 Karar sayılı kararı ile, "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 23.12.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
6. Durma kararından sonra, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2021 tarihli ve 2021/170062 Soruşturma, 2021/6977 Karar sayılı kararı ile, TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 16.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği,
7. Sanığın 03.10.2022 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2023 tarihli ve 2021/170062 Soruşturma, 2023/34104 Esas, 2023/24228 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
8. Davanın İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/620 esasına kaydedildiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre;
5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun'la değişik 191/2. maddesi doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usûlüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usûl ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlâl ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde (5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun'la değişik haline göre "iki hafta" içinde) Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli/sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usûle uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usûle uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.
5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
Tüm bu açıklamalar ışığında;
Somut olayda, 05.10.2014 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, ancak sanığın yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2015 tarihli ve 2015/584 Esas, 2015/503 Karar sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 07.07.2020 tarihli ve 2019/6119 Esas, 2020/2942 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2020/435 Esas, 2021/882 Karar sayılı "kamu davasının durmasına" dair kararını takiben İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.12.2021 tarihinde yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın 03.10.2022 tarihinde uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2023 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/620 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesindeki doğrudan dava açılması koşullarının inceleme konusu dosyada oluşmadığı anlaşıldığından; İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesince davanın, İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/620 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilerek tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiği,
Soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi üzerinden her türlü bilgisine ulaşılabilecek olan davaların mahkeme ya da hâkim tarafından bilinmediğinin, dayanak dosyadaki kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulsüz şekilde verilmesinin yeni delil ya da olay olduğunun ileri sürülebilmesinin mümkün olmaması karşısında 5271 sayılı Kanun'un 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, kanuna aykırılığın kanun yararına bozma yolu ile giderilebileceği anlaşıldığından; inceleme konusu, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan dava yönünden de kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle hukuka aykırılıkların giderilebilmesi bakımından,
İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, istinaf edilmeksizin kesinleşen 24.06.2021 tarihli ve 2021/27 Esas, 2021/817 Karar sayılı kararına karşı, yukarıda belirtilen nedenle kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen nedenle, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/27 Esas, 2021/817 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!