WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

YARGITAY 10. CEZA DAIRESI

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/2009 E.  ,  2025/8273 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/1370 E., 2021/17 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43/1. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, .... Çocuk Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2018/466 Esas, 2019/8 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının mahsubu ile sanığın sonuç olarak 11 ay 20 gün ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçmeksizin 13.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 02.01.2024 tarihli ve 2022/31980 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.01.2024 tarihli ve KYB-2024/4574 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.01.2024 tarihli ve KYB-2024/4574 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10/05/2022 tarihli ve 2020/27277 esas, 2022/8825 karar sayılı ilâmında yer alan "...sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının tartışılması kesinleşen mahkûmiyet kararı bulunması halinde ise sanık hakkında belirlenecek cezadan söz konusu kesinleşen karardaki ceza miktarının mahsup edilmesi gerekmekte ise de; 14/06/2015 tarihinde işlenen eylemle ilgili verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı henüz hukuken varlık kazanmadığından, söz konusu davanın incelemeye konu dava ile bu aşamada birleştirilmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin cezanın hükmolunacak cezadan indirilmesine imkân bulunmadığının anlaşılması karşısında..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, evvelce 22/02/2016 tarihinde işlenen suç nedeniyle .... Çocuk Mahkemesinin 08/01/2019 tarihli ve 2018/466 esas, 2019/8 sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkum olduğu 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, anılan kararın itiraz edilmeksizin 31/01/2019 tarihinde kesinleştiği, ... Çocuk Mahkemesinin 08/01/2019 tarihli ve 2018/466 esas, 2019/8 sayılı karar sayılı dosyasında suç tarihinin 22/02/2016, iddianame düzenlenme tarihinin 15/09/2018 olduğu; inceleme konusu dosyada ise suç tarihinin 15/05/2018, ilk iddianame düzenlenme tarihinin 15/09/2018 olduğu tespit edilerek eylemlerin zincirleme suç kapsamında kaldığı gerekçesiyle mahsup kararı verildiği anlaşılmakla, henüz hukuken varlık kazanmayan cezanın mahsup edilemeyeceği gözetilmeden, belirlenen 2 yıl 1 ay hapis cezasından 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının mahsubu suretiyle eksik ceza tayin olunmasında, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 15.05.2018 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2019 tarihli ve 2019/53720 Soruşturma, 2019/14704 Esas, 2019/11588 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
B. ... Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 06.01.2021 tarihli ve 2019/1370 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43/1. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Kayseri 2. Çocuk Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2018/466 Esas, 2019/8 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının mahsubu ile sanığın sonuç olarak 11 ay 20 gün ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
C. Dosya arasında bulunan mahsuba konu .... Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2021 tarihli ve 2019/524 Esas, 2021/64 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
Şüpheli hakkında, 31.07.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2016 tarihli kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca üç yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme süresi zarfında 14.05.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2018 tarihli ve 2016/6981 Soruşturma, 2018/11408 Esas, 2018/664 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, .... Çocuk Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2018/466 Esas, 2019/8 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62/1. maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 31.01.2019 tarihinde kesinleştirildiği,

Anlaşılmıştır.
D. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta ve ancak bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ve iddianame düzenlenmeden aynı nev'i suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.
İnceleme konusu dosyada, suç tarihinin 15.05.2018, iddianame tarihinin 10.11.2019 olduğu, mahsuba konu .... Çocuk Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2018/466 Esas, 2019/8 Karar sayılı dosyasında ise; suç tarihinin 22.02.2016, iddianame tarihinin 15.09.2018 olduğu, bu durumda, 15.05.2018 ve 22.02.2016 tarihli suçların, 15.09.2018 tarihli ilk iddianamenin düzenlenmesinden önce işlendiği dikkate alındığında eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olabileceği anlaşılmış ise de;
.... Çocuk Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2018/466 Esas, 2019/8 Karar sayılı sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu cezanın, henüz ortada hukuki sonuç doğuran bir mahkûmiyet hükmü olmaması nedeniyle mahsuba konu edilemeyeceği gözetilmeden, belirlenen 2 yıl 1 ay hapis cezasından 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının mahsubu suretiyle hüküm kurulması,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli ve 2019/1370 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2025 tarihinde karar verildi.