WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

YARGITAY 10. CEZA DAIRESI

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2024/1305 E.  ,  2025/8270 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/847 E., 2021/747 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün istinaf edilmeksizin 24.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 02.01.2024 tarihli ve 2023/22283 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB-2024/3314 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB-2024/3314 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye konu 04/03/2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/05/2019 tarihli ve 2019/20292 soruşturma, 2019/1412 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, herhangi bir ihlal olmadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 31/10/2019 tarihli ve 2019/20292 soruşturma, 2018/31297 esas, 2019/24998 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı ve Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2021 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de;
Sanık hakkında, daha önce 04/05/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/10/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, sanığın tekrar aynı nev’iden suçu işlemesi sebebiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2017 tarihli ve 2017/178 esas, 2017/473 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23/10/2017 tarihli ve 2017/1709 esas, 2017/1853 sayılı kararı ile 04/05/2015 tarihli eylemin sanık hakkında daha önce hükmedilen Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/09/2014 tarihli ve 2014/116 esas, 2014/144 sayılı denetimli serbestlik tedbirinin ihlali niteliğinde olduğundan ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle kamu davasının düşmesine karar verildiği,
5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davanın düşmesine karar verilmesi ve kesinleşmesi nedeniyle, düşme kararına konu eylem nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığı, Mahkemesince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden açılmış olan incelemeye konu dosyada, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 04.03.2019 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2019 tarihli ve 2019/20292 Soruşturma, 2019/31297 Esas, 2019/24998 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
B. Yapılan yargılama sonucunda; Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.11.2021 tarihli ve 2019/847 Esas, 2021/747 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştirildiği,
C. Dayanak alınan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23.10.2017 tarihli ve 2017/1709 Esas, 2017/1853 Karar sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmesinde;
Şüpheli hakkında, daha önce işlediği 04.05.2015 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.10.2015 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, şüphelinin erteleme süresi içinde yükümlülüğünü ihlâl ettiğinden bahisle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine ilişkin Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2017 tarihli ve 2017/178 Esas, 2017/473 Karar sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23.10.2017 tarihli ve 2017/1709 Esas, 2017/1853 Karar sayılı kararı ile 04.05.2015 tarihli eylemin sanık hakkında daha önce hükmedilen Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2014 tarihli ve 2014/116 Esas, 2014/144 Karar sayılı denetimli serbestlik tedbirinin ihlâli niteliğinde olduğundan ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı gerekçesi ile kamu davasının
düşmesine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Her ne kadar, sanık hakkında, 04.03.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2019 tarihli iddianamesiyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Daha önceden, 04.05.2015 tarihli eylemi nedeniyle aynı nitelikteki suç nedeniyle verilen 21.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlâl edilmesi nedeniyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında açılan kamu davası sonunda, sanığın mahkûmiyetine ilişkin Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2017 tarihli ve 2017/178 Esas, 2017/473 Karar sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23.10.2017 tarihli ve 2017/1709 Esas, 2017/1853 Karar sayılı kararı ile 04.05.2015 tarihli eylemin sanık hakkında daha önce hükmedilen Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2014 tarihli ve 2014/116 Esas, 2014/144 Karar sayılı denetimli serbestlik tedbirinin ihlâli niteliğinde olduğundan ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, "düşme" kararı verilmesi nedeniyle, verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı anlaşıldığından;
Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma kararı" verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerekirken, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2019/847 Esas, 2021/747 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2025 tarihinde karar verildi.