WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

YARGITAY 10. CEZA DAIRESI

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/17418 E.  ,  2025/4556 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/121 E., 2019/420 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.08.2023 tarihli ve 2023/15465 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94979 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94979 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli kararı müteakip, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uyduğundan bahisle 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine ilişkin Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli ve 2019/121 esas, 2019/420 sayılı kararının, Küçükçekmece 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli ve 2019/121 esas, 2019/420 sayılı kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın 06.04.2018 ve 11.03.2018 tarihli eylemlerinden dolayı Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu kararın 06.07.2018 tarihinde tebliğ edilmesi sonrası erteleme süresi içerisinde yeniden uyuşturucu madde kullanması nedeniyle 06.09.2018 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek 11.02.2019 tarihinde Küçükçekmece 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/121 esas sayılı dosyasına kamu davasının açıldığı, 12.09.2018 tarihli eylemin kovuşturma aşamasında bu dosya ile birleştirildiği, mahkemesince yapılan yargılama sonunda, sanık hakkındaki kamu davası açılmasının ertelenmesi kararının 19.10.2018 tarihinde kesinleştiği, 06.09.2018 ve 12.09.2018 tarihli eylemlerin ihlal olamayacağı gerekçesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verdiği anlaşılmış ise de;
5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre, mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, somut incelemeye konu dosyada, mahkemesince açılan kamu davası hakkında durma kararı verilerek

yükümlü hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 11.03.2018 ve 06.04.2018 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2018 tarihli ve 2018/19404 Soruşturma, 2018/982 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 06.07.2018 tarihinde tebliğ edilerek 19.10.2018 tarihinde infazı için Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin 06.09.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2019 tarihli ve 2018/19404 Soruşturma, 2019/2643 Esas, 2019/2463 sayılı iddianamesi ile Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Yine şüpheli hakkında, 12.09.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2019 tarihli ve 2019/20204 Soruşturma, 2019/7496 Esas, 2019/6922 sayılı idddianamesi ile birleştirme talepli açılan kamu davasının, Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2019 tarihli ve 2019/343 Esas, 2019/332 Karar sayılı birleştirme kararı ile 2019/121 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
D. Yapılan yargılama sonucunda, Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.06.2019 tarihli ve 2019/121 Esas, 2019/420 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/1-2-3. maddesi dikkate alınarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri altına alınmasına karar verildiği, kararın 05.07.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve infaza gönderildiği,

E. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 29.04.2021 tarihli ve 201976895 DS sayılı yazısı ile infazın 28.04.2021 tarihinde tamamlandığının bildirilmesi üzerine, Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli ek kararı ile, TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verildiği, düşme kararının 30.06.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
F. Dosya kapsamına göre, sanığın 11.03.2018 ve 06.04.2018 tarihli eylemlerinden dolayı Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı 06.07.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, erteleme süresi içerisinde yeniden uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle 06.09.2018 tarihli eylemi ihlâl kabul edilerek açılan kamu davası ile 12.09.2018 tarihli eylem nedeniyle açılan davanın birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, kamu davası açılmasının ertelenmesi kararının 19.10.2018 tarihinde kesinleştiği, 06.09.2018 ve 12.09.2018 tarihli eylemlerin ihlâl olamayacağı gerekçesiyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ise de;
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 06.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 15 günlük itiraz süresinin son gününün adli tatile rastlaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 331/4. maddesi uyarınca tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılacağı, bu durumda 06.09.2018 tarihli eylem erteleme süresi içerisinde işlendiğinden ihlal niteliğinde olduğu, 12.09.2018 tarihli eylemin ise zincirleme suç oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de; 5721 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinde yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre, mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda 5271 CMK'nın 223/8. maddesinin 2.cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, incelemeye konu dosyada, "durma" kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı ise de;
Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlanmasını takiben, Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli ek kararı ile, sanığın yükümlülüklerine uygun davrandığı gerekçesiyle TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verildiğinin ve düşme kararının kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, kamu davasının düşmesine ilişkin kararın yok hükmünde sayılamayacağı, kesinleşen bir hükmün, ancak

yargılamanın yenilenmesi veya sonradan yürürlüğe giren ve sanık lehine olan kanun gereğince uyarlama yapılması veya Yargıtay tarafından kanun yararına bozulması ya da kanunun açık bir hükmü gereğince değiştirilebileceği, bu nedenle "düşme" kararının hukuki değerden yoksun sayılamayacağı, kaldı ki; düşme kararına karşı kanun yararına bozma talep edilmiş olsa bile, sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozulmasına karar verileceğinin anlaşılması karşısında, düşme kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitireceğinden sanığın sonraki aynı nev'i eylemi nedeniyle yeni bir erteleme kararı verilmesi gerektiği de gözetildiğinde, Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli ve 2019/121 Esas, 2019/420 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasında hukuki yarar kalmadığından, Kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2025 tarihinde karar verildi.