T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 202...... Esas - 202.....
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/11/2025
KARAR TARİHİ : 30/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında doğan ticari iş ve işlemler neticesinde borç ilişkisi oluştuğu, davacının davalı yanın yapmış olduğu kuyumculuk işine ilişkin altını değerlendirmesi için düzenli olarak altın alımı yapıp davalının işletmesini istediği, ancak buna karşılık olarak davalı yan tarafından yapılması gereken altın bazlı ödemeler yapılmadığı, dava konusu olan ve altın alımından kaynaklanan senedin vadesi gelmesine rağmen ödenmediği, senet dayanak gösterilmek suretiyle Sakarya 4. İcra Dairesinin 2025/11858 Esas numaralı dosyası üzerinden takibe geçildiği, davalı yanca icra takibine borcun bulunmadığı ve imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile itiraz edildiği, imzanın davalıya ait olduğu, davalı yanın davaya konu icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğu, bu nedenle itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi konuları ileri sürülmüştür.
Cevap dilekçesinde özetle: Mahkemenin görevli olmadığı, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, tüm alacağın zamanaşımına uğradığı, taraflar arasında ticari işin olmadığı, senet üzerindeki imzanın davalıya ait olmadığı, takip dosyasında ileri sürülen borca ve ferilerine itiraz ettiklerini, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesi konuları ileri sürülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Açılan dava, itirazın iptali davasına yöneliktir.
Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 04.11.2025 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.
Somut olayda;
Davacı taraf dava dilekçesinde davalı tarafın ...... İcra Dairesinin 2025/11858 Esas numaralı dosyasına yönelik itirazının iptalini talep etmiştir. ......İcra Dairesinin 2025/11858 Esas numaralı dosyası incelendiğinde, davacının alacaklı, davalının borçlu olduğu, 831.291,48 Gr. Altın bedeli ve 8.199,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 839.490,52 TL üzerinden ilamsız takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "26.04.2025 düzenlenme tarihli 01.09.2025 vade tarihli 166 gram altın alacağına ilişkin senet" olarak gösterildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Takibe sebep kılınan senet incelendiğinde, davalı tarafından davacının emrine düzenlendiği, 26.04.2025 düzenlenme tarihli ve 01.09.2025 vade tarihli olduğu, senet bedelinin 166 gram altın alacağı olarak yazıldığı görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın bono ve emre yazılı senetlerin unsurlarını belirten 776/1-b madde hükmü gereği bir senedin bono sayılabilmesi için kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini ihtiva etmesi gerekir. 28.07.1941 tarih ve 32/28 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı gibi altına para herhangi bir mal hükmünde olup muayyen bir bedel olarak kabulü mümkün değildir. (Emsal bknz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2014/1339 Esas ve 2014/4259 Karar, 18.02.2014 tarihli ilamı)
Davaya konu senette bedel yeri 166 gram altın olarak düzenlenmiştir. Bu durumda 6102 sayılı TTK'nın 776/1-b maddesinde yazılı koşul sağlanmadığından davaya konu senet bono vasfını taşımamaktadır. Dolayısıyla dava mutlak ticari dava değildir.
Açılan dava her ne kadar mutlak ticari dava değilse de nispi ticari dava olma ihtimaline binaen taraflar hakkında tacir araştırması yapılmıştır.
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası'nın, Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ve Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin cevabi yazılarında tarafların kayıtlarının olmadığı bildirilmiştir. Sakarya Defterdarlığının cevabi yazılarına göre davacının potansiyel mükellef kaydının olduğu ve davalının basit usulde vergilendirildiği bildirilmiştir. Gelen yazı cevaplarına göre tarafların tacir olmadığı tespit edilmiştir.
Bu durumda eldeki davada, tarafların tacir sıfatına haiz olmadığı, davanın konusu dikkate alındığında mutlak ticari dava olmadığı gibi tarafların tacir olmaması nedeniyle de davanın nisbi ticari dava da olmadığı, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılarak 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
Davanın 6102 sayılı yasanın 4.maddesi, 6100 sayılı yasanın 382/1-e-6.maddeleri gereği basit yargılama usulüne tabi olduğu, 6100 sayılı 320/1.maddesi gereği basit yargılama usulüne tabi olan davalarda mümkün olan hallerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilebileceği, dosyadaki delillerin hüküm vermeye elverişli olması nazara alındığında, dosya üzerinden karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek ya da aynı sürede başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.
30/12/2025
Katip
e-imza
Hakim
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!