WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

SAKARYA ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/794 Esas - 2025/126
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/794 Esas
KARAR NO : 2025/126

BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...

DAVACI : ...

VEKİLLERİ : Av. ...

DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...

DAVA : Alacak ((Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/08/2022
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2025

Sakarya 1 Asliye Hukuk mahkemesinin 2022/508 Esas 2022/286 karar sayılı 24/08/2022 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf davalı ile aralarındaki 12/02/2020 tarihli eser sözleşmesi gereği tanesi KDV dahil 27.140,00 EURO bedelle 35 adet yarı römorkların ilki 25/06/2020 tarihinde (diğerleri 30 Haziren 2020, 01-02-10-14-21 Temmuz 2020 ve 11/01/2021 ve sonraki tarihlerde olmak üzere) parça parça 2020 ve 2021 yıllarında davalı tarafça teslim edildiğini, dorselerin iç yüksekliğinin 2.85 m ve 3.05m arasında beş kademeli olarak ayarlanabilir olmasına rağmen brandaların bu yükseklik ile uyumlu yapılmadığını ve ayrıca araç altındaki yedek lastik bölmesinin alçak olması sebebiyle hız tümseklerinde zemine çarptığını, kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğindeki bu hususların makine mühendisi uzmanlarca da tespit edildiğini, davalının sözlü ve e-posta yoluyla yapılan bildirimlere karşılık verip ayıbın varlığını kabul etmesine ve tazmin amaçlı bedelsiz lastik teklif edilmesine rağmen bu teklifin yerine getirilmediğini, davalıya bu kez noter ihtarnamesi gönderilmesi üzerine davalının ayıp iddiasını reddedettiğini, ihtarname tarihi itibariyle teslim edilen araç sayısının 28 olmasına rağmen ihtarnamenin tüm araçlara ilişkin olduğunu ve süreçteki iletişimin tüm araçlara yönelik olduğunu ayrıca davalının uzlaşmaya yönelik oyalayıcı tutumunun iyiniyetli olmadığını, davalıya yapılan ayıp bildirimlerinin süresinde ve usulüne uygun olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek ayıplı ifa sebebiyle her römorkda 2.000 EURO olmak üzere toplam 70.000,00 EURO bedelde indirim yapılarak bu rakamın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf; Davalı taraf davacının iddia ettiği ayıbın açık ayıp niteliğinde olması sebebiyle yasal süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, davacı tarafından 06.07.2020 tarihli araç teslim formuna satışı yapılan araçların sözleşmeye uygun olduklarının ve ayıpsız olduklarının belirtildiğini, talebin 2 yıllık zaman aşımına uğradığını, davacının 22.09.2020 tarihli ihtarnamesinde 28 adet teslim edilmiş yarı römorktan bahsetmesine rağmen dava dilekçesinde 35 tane araç bildirildiğini, kalan 7 araca ilişkin hiçbir bildirim olmadığını, 17.02.2020 tarihli sipariş onay formunun eki olan 12.02.2020 tarihli aracın teknik özellikleri gösteren belgenin ilk sayfasında araçların iç yüksekliği ile gövde yüksekliğinin açıkça belirtildiğini, brandaların da bu ölçülere uygun olarak takıldığını, stepnenin standartlara ve yönetmeliklere uygun olduğunu, müşteri memnuniyeti çerçevesinde davacının taleplerinin değerlendirilerek davacıya bedelsiz lastik verilmesinin teklif edildiğini ancak davacının daha fazla lastik talep etmesi sebebiyle iyiniyetli girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, davacının dayandığı uzman görüşünün ise tek taraflı hazırlanması itibariyle objektif olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğinin satış ya da eser sözleşmesi olup olmadığı, sözleşmeye konu araçların brandalarının araç yüksekliği ile uyumlu olup olmadığı, yedek lastik bölmesinin olması gerekenden alçak yapılıp yapılmadığı, bu hususların ayıp niteliğinde olup olmadığı, varsa ayıbın açık ya da gizli olup olmadığı, davacı tarafça ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, taleplerin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, varsa ayıp sebebi ile bedelde yapılması gereken indirim miktarının ne olduğu hususlarındadır.
Uyuşmazlık ticari nitelikte eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp sebebiyle bedelde indirim talebine ilişkindir.
Davacı taraf davalı ile yapmış olduğu sözleşme ile 35 adet yarı römork imalat ve satışı hususunda anlaşmış ve 35 adet treyler davalı tarafından davacıya 2020 ve 2021 yıllarında kısım kısım teslim edilmiştir. Davacı teslim edilen bu dorselerin iç yüksekliğinin 2.85 m ve 3.05m arasında beş kademeli olarak ayarlanabilir olmasına rağmen brandaların bu yükseklik ile uyumlu yapılmadığını ve ayrıca araç altındaki yedek lastik bölmesinin alçak olması sebebiyle hız tümseklerinde zemine çarptığını, bunun gizli ayıp mahiyetinde olduğunu iddia etmektedir.
Araçların tümü üzerinde talimat mahkemesi aracılığıyla keşif icra edilmiş, bilirkişi heyetinden rapor ve ek raporlar alınmıştır. Bilirkişi heyetinden dava konusu yarı römorkların 12/02/2020 tarihinde yapılan ticari satım sözleşmesi ve teknik şartname hükümlerine göre (brandalarının araç yüksekliği ile uyumlu olup olmadığı, yedek lastik bölmesinin olması gerekenden alçak yapılıp yapılmadığı, bu hususların ayıp niteliğinde olup olmadığı) ayıplı olup olmadığı, varsa bu ayıpların açık ya da gizli ayıp olup olmadığı, varsa bu ayıpların kullanımla ortaya çıkacak nitelikte olup olmadığı , ayıplı kabul edilen her bir römorkun (tarafların bildirdiği) teslim tarihi itibariyle ayıpsız değeri ve ayıplı değeri arasındaki mahalli piyasa rayiç fiyatlarına göre bedel farkının ne olduğu hususlarında rapor istenmiştir.
Keşfe katılan ilk bilirkişi heyetince araçlar üzerinde gerekli teknik ölçümler yapılmış ise de sundukları rapor içerik olarak hüküm kurmaya elverişli bulunmamış, bu sebeple otomotiv belgelendirme alanında uzman makine mühendisi ... harici bilirkişi olarak görevlendirilerek kendisinden ikinci bir rapor alınmıştır. Harici bilirkişi yerinde inceleme yapmış ve tespitlerine istinaden düzenlediği raporda; brandaların sözleşme şartlarına uygun olduğunu, stepne taşıyıcısının da standartlara uygun olduğunu, araçlarda ayıp bulunmadığını belirtmiştir. Bu rapora itiraz edilmesi ve önceki (keşif bilirkişi heyetinin hazırladığı) rapor ile aralarında çelişki olması sebebiyle Ankara bilirkişi listesinde kayıtlı olan makine otomotiv ve karayolu nakliyeciliği alanlarında uzman bilirkişilerden heyet oluşturularak talimat yoluyla üçüncü bir rapor alınmıştır.
Üçüncü bilirkişi heyeti 02/01/2025 tarihli bu raporunda özetle (önceki bilirkişi ... ile uyumlu olarak) "Her ne kadar dökümanlarda yüksekliğin arttırılabileceği belirtilse ve araç üzerinde 3.05 m işareti olsada, imzalanan Sipariş formuna göre iç yüksekliğin max. 3000 mm olduğu, 3000 mm de iç yükseklikte Branda ile ilgili bir sorun olmadığı, 2850 mm iç yükseklikte dava dosyasındaki Fotoğraflardan ve Bilirkişi Raporlarından brandanın potluk yaptığı ve kancalara yakın olduğu ancak kancaların tamamını kapatmadığının görüldüğü, Stepne yerinin yerden yüksekliğinin 16.08.2021 tarihli Eskişehir MM Odası tarafınca düzenlenen Bilirkişi Raporunda 165 mm, 28.05.2024 tarihli Sakarya ATM’ne sunulan Bilirkişi Raporunda 178 mm, Fotoğrafda 195 mm ölçüldüğü göz önüne alındığında, ideal olmamakla birlikte hız kesici yol tümsekleri açısından değerlendirildiğinde bu durumda stepne taşıyıcısı yüksekliğinin TS 6283 standardı gerekliliğini(75-100 mm) sağladığı" belirtilmiştir.
Alınan son bilirkişi raporunun otomotiv belgelendirme alanında uzman ikinci bilirkişinin raporu ile örtüşmesi ve tespitlerinin sunulan deliller ve sipariş formundaki veriler ile uyumlu olması ve TS 6283 standartlarının değerlendirilmesi sebebiyle ilk rapora nazara üstün tutularak itibar edilmiş ve son iki rapor hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayanak oluşturan sipariş onay formunda dorselerin iç yüksekliğinin max 30000 mm olarak kararlaştırıldığı görülmektedir. Eserin ayıplı olup olmadığı hususu taraflar arasındaki bu sözleşme hükümlerine göre değerlendirilecektir. Yapılan imalat sözleşmede belirtilen yükseklik ile uyumlu olup bahsi geçen brandaların bu yükseklikte kullanılmasında davacının iddia ettiği şekilde bir sorun olmadığı açıktır. Dorselerde kullanılan brandanın sözleşme hükümlerine uygun olduğu anlaşılmaktadır. İç yüksekliğin 2850 mm ile 3050 mm arasında değişebilir olması sözleşmede kararlaştırılan 3000 mm yükseklik şartını karşıladığı gibi bu yükseklik ile uyumlu branda yapılması sözleşme hükümlerine uygun olup ayıp oluşturmamaktadır. Bunun dışında araç altında bulunan stepne yerinin yerden yüksekliğinin TS 6283 standardı gerekliliğini (75-100 mm) sağladığı anlaşılmakla ayıp teşkil etmemektedir. Karayollarında bulunan bazı hız tümseklerinin standart dışı olması sebebiyle geçişlerde zemine çarpması davalıya yüklenecek bir kusur ve sorumluluk olarak değerlendirilemez . Bu açıdan da davalı tarafından yapılan imalatın ayıplı olmadığı kabul edilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken maktu karar harcının peşin yatırılan 21.887,04 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 21.271,64 TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 30.000,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar tarihindeki MB efektif satış kuruna göre belirlenen dava değeri (70.000,00 Euro X 38,24 TL=2.676.800,00 TL) üzerinden AAÜT uyarınca hesaplanan 354.448,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL ara bulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Talep halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
8-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize verilecek ya da başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/02/2025

Başkan ...
e-imza

Üye ...
e-imza

Üye ...
e-imza

Katip ...
e-imza