WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

KONYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. GEREKÇELİ KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO:

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

DAVACILAR: 1-
2-
3-
4-
5-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ :
2-
3-
VEKİLİ :
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı taraf vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekilleri ... ve ...' ın çocukları, ..., ... ve ...' in kardeşleri olan ... 13/05/2023 günü ... plakalı aracı ile seyir halindeyken davalı ...' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç sürücüsü ile kazaya karıştığını, kaza neticesinde ...' ın hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, trafik kazasına ilişkin Ereğli (Konya) . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya ile sürücü ... hakkında taksirle ölüme sebep olma suçundan ceza davası açıldığını, kazaya karışan ... plakalı araç malikinin diğer davalı ... olduğunu, Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temin edilen adli tıp kurumu raporu ile davalı sürücü ...' ın asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, müvekkillerinin murisinin bekar olduğunu, kazadan önce asgari ücretle özel bir iş yerinde çalıştığını, boş zamanlarında da babasına ve annesine yardım eden bir kişi olduğunu, destek ...' ın ölümü ile davacıların maddi ve manevi desteklerini kaybettikleri gibi gelecek yaşantılarında da sosyal ve ekonomik olarak daha düşük düzeyde ve acı elem içinde bir yaşam sürem zorunluluğu ile karşı karşıya kaldıklarını, davalı sigorta şirketinin kaza tarihinde ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortasını yapan sigorta şirketi olduğunu, taraflarınca dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, taraflarına geri dönüş yapılmadığı gibi herhangi bir ödemede yapılmadığını, taraflarınca arabuluculuk şartının da yerine getirildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, davalı sürücü ...' ın kaza sonrasında olay yerini terk edip müteveffayı olay yerinde bıraktığını, manevi tazminata hükmedilirken bu hususun göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerinden bahisle öncelikle davalılar ... ve ... adına trafikte kayıtlı olan her türlü araçların ve tapuda adına kayıtlı olan taşınmaz malların kayıtları üzerine İİK 257. maddesi gereğince başkalarına her türlü ad altında devir ve temlikinin ve cebri icra yolu ile satışının önlenmesi için müvekkilleri lehine verilecek kararın icranın infazına kadar devam etmek üzere teminatsız olarak ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir konulmasına, fazlaya dair ve başkaca talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik ... ve ... için ayrı ayrı 500,00 er TL destekten yoksun kalma maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden olay tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilleri ... için 200.000,00 TL, ... için 200.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 550.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalılar ... ve ...' tan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 23/09/2024 havale tarihli talep artırım dilekçesi ile özetle; bilirkişi raporunda terditli hesaplama yapılmış olsa da Yargıtay' ın son dönemde bu konuda verdiği kararlarda Yargıtay uygulamasının yerleştiğini, TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi gerekliliğinin sabit olduğunu, bu nedenle işbu davaya konu alacaklarının TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamalar doğrultusunda artırıldığını, dava dilekçesi ile maddi tazminat yönünden fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL üzerinden talepte bulunduklarını, dosyada yapılan bilirkişi hesaplaması doğrultusunda müvekkili ... için 812.452,70 TL, müvekkili ... için ise 459.871,23 TL olmak üzere maddi tazminat yönünden dava değerini 1.272.323,93 TL ye çıkardıklarını, sözü geçen bedelin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde temerrüt tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili ...' ın ...' a ait olan ... plaka sayılı araç ile trafik kazasına karıştığını, davacının davasının haksız ve yersiz olduğunu, zamanaşımı nedeniyle de davanın reddedilmesi gerektiğini, ceza dosyasının halen derdest olduğunu, meydana gelen kazada müvekkili ...' ın bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle tazminata konu bir durumun olmadığını, diğer müvekkili ...' ın meydana gelen kazada hiç bir müdahilliğinin bulunmadığını, davacı tarafın talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, bu durumun bilirkişi incelemesiyle de sabit hale geleceğinden bahisle davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının kendi üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle; HMK 6. maddesinde genel yetkili mahkeme; davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihte ki yerleşim yeri mahkemesidir hükmüne amir olduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin İstanbul olması nedeniyle mahkememizin yetkisiz olup İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini, KTK 97. Maddesi uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin meydana gelen zarardan sorumluluğunun ancak sigortalının kusuru kadar olduğunu, kazada sigortalının ve davacının kazaya ilişkin kusur oranlarının belirlenmediğini, sigortalının kazadan sonra vermiş olduğu ifade de dikkate alınarak bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğini, müteveffa ...' ın dikkatsizliği ve gereken özeni göstermemesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün kavşakta dönüşe geçtiği esnada karşı araç sürücüsünün hızını azaltmadığı, dönüş işareti vermediği ve şerit ihlali yaptığının sabit olduğunu, bu nedenle ... plakalı araç sürücüsünün kazaya tam ve asli kusuruyla sebebiyet verdiğinin izahtan vareste olduğunu, müteveffa ... dönüşe başlamadan sağdan gelen araca ilk geçiş hakkı vermeyerek işbu maddiye de ihlal ettiğini, bu nedenlerle kazaya müteveffa ...' ın sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, davacıların müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmeleri gerektiğini, müteveffanın gelir durumunun ispatının davacı tarafa düştüğünü, gelir belgesinin yokluğu halinde hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, dava konusu kazaya ilişkin güncel ceza soruşturma evraklarının dosyaya eklenmesini talep ettiklerini, uzlaşmasının sağlanması halinde müşterek ve müteselsilen sorumlu olan müvekkili şirketin tazminat sorumluluğunun kalmayacağını, müteveffa motosiklet sürücüsünün sağlık evrakları ve kaza tespit tutanağı incelendiğinde kask ve koruyucu ekipman takıp takmadığının tespit edilmediğini, ancak kazazedenin baş bölgesinden yara aldığının belgelerden anlaşıldığını, bu nedenle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkillinin temerrüde düşmediğini, başvuru tarihinden değil dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğinden bahisle davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili tarafından 09/10/2024 tarihinde mahkememize sunulan kısmi feragat dilekçesi ile özetle; taraflarına davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme neticesinde 03/10/2024 tarihli sulh ve ibra protokolü düzenlediklerini, destekten yoksun kalma zararlarına ilişkin olarak maddi tazminat talebinden her üç davalı yönünden feragat ettiklerini, manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden davalarının devam ettiğini, bu nedenle maddi tazminat yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, manevi tazminat yönünden ise talepleri gibi sigorta dışındaki davalılar lehine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili tarafından 09/10/2024 tarihinde mahkememize sunulan dilekçe ile özetle; davacı tarafın feragati halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından 08/10/2024 tarihinde mahkememize sunulan dilekçe ile özetle; davacı tarafın feragati halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacılar davaya konu trafik kazası neticesinde desteklerinin öldüğünü iddia ederek, destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemlerinde bulunmuşlardır.
Davaya konu 13/05/2023 tarihli trafik kazasının, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile arpacı kavşağı istikametinden gelerek ... caddesini takiben devlet hastanesi istikametine seyir halinde iken ... caddesi ile ... Caddesi kavşağından karşı istikamete geçmek istediği esnada aracının ön kısımları ile, devlet hastanesi istikametinden gelerek ... takiben seyreden ve bahse konu kavşaktan ... Caddesi istikametine sola dönüş yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sağ ön çamurluk kısımlarına çarpması neticesinde iki araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı KTK' da yer alan sürücülere ait asli kural ihlallerinden 84/F (doğrultu değiştirmede manevralarını yanlış yapma) kuralını ihlal ettiği, ... plakalı araç sürücüsü ...' ın ise yine aynı kanunda yer alan sürücülere ait diğer kural ihlallerinden 52/1-a (aracının hızını kavşaklara yaklaşırken dönemeçlere girerken azaltmamak) kuralını ihlal ettiği kaza tespit tutanağı ile belirlenmiştir.
Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığınca temin edilen 25/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile kazanın oluşumunda ... plakalı motosiklet sürücüsü ...' ın kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak kuralını ihlal ettiği, ... plakalı otomobil sürücüsü ...' ın ise dönüşe başlamadan, sağdan gelen taşıtlara ilk geçik hakkını vermemek kuralını ihlal ettiği ve bu kuralın aynı kanunun asli kusur sayılan hallerden olan 84/F doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığından temin edilen 01/07/2024 tarih ... sayılı rapor ile kazanın oluşumunda Davalı Sürücü ...' ın %75 (yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu, müteveffa sürücü ...' ın ise %25 (yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu olduğunu tespit edilmiştir.
Rapordaki bu tespitin kaza tespit tutanağındaki tespitlerle uyumlu olduğu, yine raporun dosya kapsamına ve olayın oluş şekline de uygun olduğu sonucuna varıldığından, Mahkememizce kazanın oluşmasında motosiklet sürücüsü ...'ın %25 oranında, otomobil sürücüsü ...’ın ise %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacıların desteklerinin ölmesi nedeniyle talep ettikleri maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde;
HMK'nun 307. maddesi; "(1)Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmünü amirdir.
HMK nun 308. maddesi; "(1)Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. (2)Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur." hükmünü amirdir.
Yargılama sırasında davacılar vekili tarafından mahkememize verilen dilekçe ile maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak taraflar arasında düzenlenen protokol gereğince davadan feragat ettiklerini bildirilmiştir.
Davalılar vekillerinin de ayrı ayrı feragati kabul ettiklerine ilişkin mahkememize dilekçe sundukları anlaşılmıştır.
Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davacılar vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin de bulunduğu anlaşıldığından davacı ... ile davacı ...'ın maddi tazminat davalarının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Tarafların maddi tazminat davasına ilişkin olarak yargılama gideri talepleri yoksa da arabuluculuk masraflarından kimin sorumlu olacağına dair herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Davacılar yapılan ödeme nedeniyle davadan feragat ettiklerinden, bu feragatin hakkın özünden feragat olmadığı, yapılan anlaşmaya dayalı bir feragat olduğu, davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği sonucuna varıldığından arabuluculuk masrafının davalı sigorta şirketine yükletilmesi gerekmiştir.
Davacıların manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde;
6098 sayılı TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... )
Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, müteveffa ile davacılar arasındaki yakınlık derecesi, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat davalarının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ... ile davacı ...'ın MADDİ TAZMİNAT DAVALARININ FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davacıların MANEVİ TAZMİNAT DAVALARININ KABULÜ ile,
-... için 200.000,00 TL,
-... için 200.000,00 TL,
-... için 50.000,00 TL,
-... için 50.000,00 TL ve
-... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 550.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
3-Alınması gereken 37.570,50 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 6.224,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.345,55 TL eksik harcın davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120,00 TL. yargılama giderinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
5-Davacılar tarafından yapılan 7.574,20 TL harç giderinin davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan 7.576,25 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine,
7-Maddi tazminat davası yönünden, taraflar birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediklerinden bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına.
8-Manevi tazminat davası yönünden, davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan;
-... için 32.000,00 TL,
-... için 32.000,00 TL,
-... için 30.000,00 TL,
-... için 30.000,00 TL ve
-... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 154.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak belirtilen tutarlarda adı geçen davacılara verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair ; davacılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/10/2024

Başkan Üye Üye Katip