T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/741 Esas
KARAR NO : 2024/399
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/08/2017
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ...'nun 18.06.2017 tarihinde,
... adına kayıtlı, ...'ün sevk ve idaresindeki, hal yolu vatan istikametinde seyreden, ... plakalı ... marka, 2006 model aracın çarpması sonucu yaralandığını, bu kazada müvekkilinin ağır derecede yaralandığını ve iş göremez hale geldiğini, tedavisinin halen devam ettiğini, müvekkilinin kazanın olduğu gün hastaneye kaldırıldığını ve 18.06.2017 ile 19.06.2017 tarihlerinde hastanede kaldığını, 20.06.2017 tarihinde tedavisine evde devam edilmek üzere taburcu olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle sol kalçasında kırık, sol ayakta parçalı kırık, sol ayak bileğinde parçalı kırık, kafasında 6 tane dikiş ve sağ ayakta ezilme ve parçalanma, sağ avuçta cam kırıkları nedeniyle parçalanmanın meydana geldiğini, müvekkilinin işbu kaza olmadan önce, ... taksi durağına kayıtlı, ... nolu ticari plakayı 8 yıldır kiralayarak çalıştırdığını, müvekkilinin bu kaza sebebiyle halen daha çalışamamakta olduğunu bu sebeple ticari taksiye ait kira sözleşmesinin feshedildiğini, sözleşmenin feshinden dolayı müvekkilinin, kiralayana, her yıl sözleşme gereği verdiği 1 aylık kiraya tekabül eden 7.500,00-TL'yi geri alamadığını bu sebeple de zarara uğradığını, işbu kaza nedeniyle 19.07.2017 tarihinde sigorta şirketine başvurulduğunu, verilen cevapta ilk başvuruda verilen belgeler ve ek birtakım evraklar istendiğini, 29.07.2017 tarihinde cevap verildiğini ancak yasal 15 günlük süre geçmesine rağmen bir sonuç alınamadığını, müvekkilinin mağdur olduğunu,
kaza nedeniyle uzun bir süre çalışamayacak ve yine tedavi sonrası netleşeceği üzere kalıcı sakatlık yaşayabileceğinden, bakıma muhtaç olması nedeniyle sürekli olarak tedavi ve bakıcı masrafları yapılacağından, işbu davayı açmanın ve maddi tazminat talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek; davalı ... adına kayıtlı ve kazaya karışan ... kaydına ve Uyap üzerinden yapılacak sorgulama ile davalı ... ve davalı ... adına kayıtlı araç ve gayrimenkuller üzerine, başkasına satış ve devrinin önlenmesi için İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINI, tahkikat sonucunda müvekkilimizin maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda, mahkemeniz tarafından verilecek süre de açmış olduğumuz belirsiz alacak davamız eksik harcı tamamlanarak arttırılmak ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 2.000.00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.06.2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte, sigorta şirketinin sigorta poliçesinde yazılı limit ile sınırlı olmak üzere, diğer davalı için ise poliçe ile sınırlı olmadan davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, manevi tazminat bilirkişi raporundan sonra ıslah dilekçesi veya ek dava ile talep edileceğinden manevi tazminatla ilgili haklarımızın şimdilik saklı kalmasına,, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın işbu dava ile geçici tazminat talep etmesinin trafik sigortası genel şartları gereği teminat dışı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla geçici iş görememezlik talepleri tedavi giderleri kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca müvekkili şirketin tedavi giderleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş görememezlik talepleri tedavi giderleri kapsamında olup tedavi giderleri ile ilgili tüm sorumluluğun SGK'da olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,davacı vekilinin sürekli iş görememezlik ile ilgili maddi tazminat talebi bakımından ise kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartı ile bir an için davalı müvekkili sigorta şirketinin dava konusu talep ile sorumlu olduğunu düşünsek bile; davalı müvekkili şirketinin işbu sorumluluğu karayolları trafik kanununun 85/1 ve trafik poliçesi genel şartlarının 1 maddesinden doğan kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu bu sebeple sebepsiz zenginleşmeye mahal vermemek amacıyla adli tıp kurumundan davacının maluliyet oranı konusunda heyet raporu rapor alınmasını, sonrasında sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi ve bilahere de belirlenecek kusur oranına göre maddi tazminat miktarının tespitinin gerekli olduğunu, maluliyet oranlarının tespitinde meydana gelen sakatlığın kalıcı hale gelip gelmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, zamanla meydana gelen sakatlığın azalmakta ve tamamen iyileşebilmekte olduğunu, dolayısıyla yargıtayın yerleşik içtihatları doğrultusunda meydana gelen sakatlığın sürekli hale geldiğinin tespitinin de adli tıp kurumunca yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin davacıya karşı temerrüdünün söz konusu olmadığını, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin dava konusu talepten sorumlu olduğu kanaatine varılması halinde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek; davanın reddine, aksi halde tazminat talepleri bakımından hesaplama yapılarak hüküm tesis edilmesine, geçici iş görememezlik maddi tazminat talebinin reddine, kaza tarihinden itibaren avans faizinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabı yazılar dosya arasına alınmıştır.
GEREKÇE
Toplanan deliller, tarafların iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin 02/07/2024 tarihli dilekçesi ile davalı taraf ile sulh olduklarını, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, talep olmaması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bu miktarların taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Tarafların sulh olduğu anlaşıldığından dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 31,40-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 396,20-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Tarafların karşılıklı vekalet ücreti talebi bulunmadığından; vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair karar verildi. 04/07/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!