WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

KAYSERI 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/ Esas - 2026/11
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/ Esas
KARAR NO : 2026/11

HAKİM :
KATİP :

DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - [25969-44563-18671] UETS
VEKİLLERİ : Av. ... - [16109-01882-15231] UETS
Av. ... - [16371-73158-50869] UETS
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/11/
KARAR TARİHİ : 07/01/
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/01/

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; : Kaza ... tarihinde saat 05.50'de ... kontrolündeki ... plakalı aracın davacının ... plakalı aracına arkadan çarpması şeklinde gerçekleşmiş olduğunu, Sigorta şirketlerinin mutabakata vararak %100 oranda karşı tarafı kusurlu bulduğu dosya, karşı tarafın davacının kırmızı fasılalı ışıkta geçerek yola atladığını iddia etmesi üzerine yeniden açılmış ve Komisyon’a intikal etmiş olduğunu, Komisyon yeniden yaptığı değerlendirmede ise, olay yeri incelemesi yapmadan ve karşı tarafın itirazının kaza günü tutulan tutanak ile çeliştiğini göz ardı ederek tarihinde oybirliği ile KYTK m.57/b-5 hükmünü gerekçe göstererek kusuru %100 oranında davacıya vermiş olduğunu, öncelikle komisyonun gerekçesinde belirttiği kanun maddesinin olaya ilişkin olmadığını belirtmek gerekmekte olduğunu, KYTK m.57/b-5 bendi “Trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı trafik işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda” geçiş üstünlüğünü anlatmakta olduğunu ve tali yoldan gelen aracın ana yoldan gelen araca yol vermesi gerektiğinin ifade edilmekte olduğunu, yani bu madde ışıklı trafik işaret cihazı bulunmayan kavşakları kapsamakta olduğunu, fakat kazanın meydana geldiği yerde kaza ile ilişkili tam üç adet fasılalı olarak yanan ışık bulunmakta olduğunu, buradan anlaşılmaktadır ki Komisyon karar verirken özenli ve dikkatli davranmamış olduğunu, davacı zaten kaza tutanağında bu ışıkların varlığını belirtmiş ve karşı taraf ile imza altına almış olduğunu, kazanın meydana geliş şeklinin dava dilekçesinde açıkladıkları şekilde olduğunu, davacının Nuh Naci Yazgan Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmakta olduğunu, olay günü (...) üniversitenin görevlendirmesi nedeniyle okulun aracı ile Adana’ya gidilecek olduğunu, okulun aracı saat sabah 06.30 civarı rektörlük önünde hareket edecek olduğunu ve davacının sabah rektörlüğe gitmek üzere 5.30’da evinden çıkmış olduğunu, olay anında ise davacının aracı A ile kavşağa (adaya) gelmiş, EK-3’te belirtilen şekilde 1 nolu trafik lambasının fasılalı olarak kırmızı yandığını görerek durmuş, sağ tarafı kontrol ettiğinde ise, kaza tutanağında gösterilen C aracı ile kendisine çarpan B aracının yeterince uzakta (yaklaşık 200 metre) olduğunu ve onlara da 2 nolu trafik ışığının fasılalı olarak sarı yandığını görmüş ve bu nedenle yola çıkmış olduğunu, yani B ve C aracının, Trafik İşaretleri Hakkında Yönetmeliğin 9.maddesinin; “Fasılalı Olarak Yanıp Sönen Sarı Işık: İkaz anlamında olup bu yerin yavaş ve dikkatli geçilmesini bildirir. (Yolver işaret levhası gibi).” hükmü gereği kavşakta hiçbir araç olmasa dahi kavşağa girerken hızlarını azaltmaları, kavşağı kontrol etmeleri ve eğer kavşağa kendisinden önce giren bir araç var ise de ona yol vermeleri gerekmekte olduğunu, davacı ise, B ve C aracının yeterince uzakta olması ve onlara yanan fasılalı ışık nedeni ile hızlarını azaltması gerektiğini bildiği için yani diğer sürücülerin kurallara uyacağına güvenerek sol şeritten kavşağa girmiş olduğunu, bu esnada EK-1'de ki tutanakta belirtilen C aracı kavşağa B aracından daha önde girmesine rağmen kurallara uyarak kendisine yanan sarı fasılalı ışıkta yavaşlamış ve kendisinden önce kavşağa giren davacının aracına A çarpmadan sağ şeritten yola devam etmiş olduğunu, bu esnada davacıya çarpan B aracı henüz kavşağa girmediğini, B araç sürücüsünün EK-1'deki kaza tutanağında C aracı nedeniyle sağ şeride geçemediğini ifade etmesinden de zaten C aracının daha gerisinden kavşağa girdiği anlaşılmakta olduğunu, davacı kavşağa girdikten ve elips şeklindeki büyük kavşağın uzun kenarından yaklaşık 50 metre ilerledikten sonra hemen kavşağın çıkışındaki sarı fasılalı yanan 3 nolu trafik lambası (EK-2, EK-3 ve EK-5) nedeniyle yanındaki C aracı ile birlikte yavaşlamış yolu kontrol edip tam yola devam edecekken arkadan B aracının hızla geldiğini görmüş ve B araç sürücüsü kaza tutanağında belirttiği gibi sağ şeritteki C aracı nedeniyle sağ şeride geçememiş ve davacının dikiz aynasından gördüğü kadarıyla sert bir frenle sağ sol yaparak A ve C aracının arasından geçmeye çalışırken davacının aracına arkadan çarpmış olduğunu, davacının aracında meydana gelen hasara bakıldığında ise B aracının fren yaptığı halde ne kadar yüksek hızla çarptığı görülmekte olduğunu, kaldı ki, B aracı EK-3'te belirtilen hem 2 hem de 3 numaralı fasılalı ışıklara rağmen bu denli yüksek hızla kavşağa girmiş olduğunu, burada özellikle dikkat edilmesi gereken ve komisyonun hatalı karar vermesinde etkili olan üç hususun: I-google earth programından almış oldukları EK'3'teki görüntüden ve kaza yeri fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere kazanın meydana geldiği kavşak ufak bir kavşak olmadığını, elips şeklinde ve uzun kenarı en az 50 metre uzunluğunda olduğunu, II-Kaza bu kavşağın girişinde değil, davacının yaklaşık 50 metre yol alarak kavşağın çıkışına geldiği sırada meydana geldiğini ve ilk tutanaktaki krokide de kazanın kavşağın çıkışında olduğu belirtilmekte olduğunu(EK-1), III-Karşı tarafa da hem kavşağın girişinde hem de davacıya çarptığı noktada fasılalı olarak sarı ışık yanmakta olduğunu, kaza ise, davacının kavşağın çıkışındaki 3 numaralı fasılalı ışıkta yavaşlamışken B aracının arkadan çarpması şeklinde meydana gelmiş olduğunu, kaza yeri fotoğraflarında araçların dökülen parçalarından da kazanın yeri anlaşılmakta olduğunu, yani kaza, karşı tarafın beyan ettiği gibi davacının kırmızı fasılalı ışığı ihlal ederek bir anda önüne atlamasıyla veya ışık ihlali yapmasıyla gerçekleşmediğini, zaten olay yerinin uydu görüntüsü, fotoğrafları ve kaza tutanağından da kazanın kavşağın çıkışında olduğu anlaşılmakta olduğunu(EK-1, EK-2, EK-3 ve EK-5), eğer davacı önüne atlamış olsaydı hemen kavşağa girdiği noktada yandan çarpması gerektiğini, kaldı ki, B aracı kendisine fasılalı yanan 2 nolu sarı ışığın gerektiği gibi hareket etseydi kavşağa çok düşük hızla girecek olduğunu ve davacı ondan çok önce girdiği içinde aynı kurallara uyarak kavşağa giren diğer C aracı gibi çarpmadan yola devam edecek olduğunu, Fasılalı yanan sarı ışığın kullanım amacı da zaten yol boş olsa dahi hızın düşürülmesini sağlamak ve bu tarz kazaların önüne geçip kavşaktaki güvenliği sağlamak olduğunu, yani 2 adet ışığı ihlal ederek kavşağa yaklaşık 100 km hızla giren ve ışıkta bekleyen/yavaşlayan davacının aracına arkadan çarpan bir araç sürücüsünün "önüme atladı" diye kendini savunması yalan beyandan ibaret olduğunu, buna ek olarak çarpmanın şiddeti de göz önüne alındığında B aracının şehir içi hız kurallarını da ihlal ettiği görülmekte olduğunu, davacı A çarpma anında kavşağın çıkışındaki fasılalı ışık nedeniyle yavaşlamış ve yaklaşık 20 km/s hızla ilerlemekteyken yani hareket halinde ve karşı tarafta frene bastığı halde kaza sonrası araçta ciddi bir hasar meydana gelmiş olduğunu, kaza fotoğrafları incelenecek olursa hareket halindeki bir araca çarptığı halde böyle bir hasarın ortaya meydana gelmesi için en az 80-90 km/s hızla vurması gerekecek olduğunu, frene bastığı halde yüksek hızla çarptığı düşünüldüğünde, trafik lambası olmasaydı bile şehir içerisindeki bir kavşağa bu kadar yüksek bir hızla girmesi trafik kurallara aykırı olduğunu ve kusuru daha da arttırmakta olduğunu, kaldı ki orada hem 2 adet fasılalı yanan trafik ışığı hem de yaya geçidi bulunmakta olduğunu, kaza sonrası davacının aracına yapılan onarım detayları ile EK-6 ve EK-7'de gösterilmiş olduğunu, sonrasında ise tramer kaydına KDV hariç 81.670,00 TL hasar işlediği görülmekte olduğunu, davacı tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesi gereğince araç değer kaybı tazminatı için davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış olup, sigorta şirketi tarafından 13.10.2024 tarihinde gönderilen cevap dilekçesiyle talebin reddedilmiş olduğunu, Sigorta şirketinin ret cevabı üzerine davacının araç değer kaybı tazminatına ilişkin olarak 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereğince 17.10.2024 tarihinde arabulucuya müracaat edildiğini, Kayseri Arabuluculuk Bürosunun 2024/ E. sayılı dosyası üzerine yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonucunda davalı taraf ile anlaşmaya varılamamış olup arabuluculuk son tutanağı da 01.11.2024 tarihinde bu doğrultuda düzenlenmiş olduğunu, bilindiği üzere arabuluculuk bürosuna başvurulma tarihinden arabulucu tarafından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı süreleri durmakta olduğunu, Arabuluculuk bürosuna başvuru tarihi olan 17.10.2024 tarihinden, 01.11.2024 tarihine kadar zamanaşımı durmuş olduğundan davamızı zamanında açmış bulunduklarını belirterek, Dosyaya ilişkin kaza kusur oranının tespiti açısından yeniden değerlendirme yapılmasını, 2- İlgili trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta meydana gelen araç değer kaybına binaen yapılacak yargılama sırasında hesaplanıp ortaya çıkacak miktara göre artırmak üzere geçici talep sonucunun 1.000 TL olmak üzere belirsiz alacak davası olarak sigorta şirketinin ret cevabı verdiği 13.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın; ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ( Trafik ) ile sigortalı olduğundan bahisle tazminat talep etmekte olduğunu, huzurda görülen dava yetkisiz mahkemede açılmış olup, yetkili mahkeme karayolları trafik kanunu madde 110 uyarınca istanbul anadolu mahkemeleri olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf hmk 121.maddesine göre dava ile ilgili delillerini davalı şirkete tebliğ etmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf, sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağı ve tramer kaydı incelendiğinde sigortalının kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerekmekte olduğunu, kazanın hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde iddia edildiği gibi meydana geldiğinin ispatı gerekmekte olduğunu, davacı taraf, iddiasını belgeleriyle ispatla yükümlü olduğunu, maddi vakanın ispatı halinde davalı şirketin, davacının gerçek zararını tazminle sorumlu olduğunu, ancak sbm tramer kaydı ve kaza tespit tutanağı incelendiğinde sigortalımızın herhangi bir kusurunun olmadığı izahtan vareste olduğunu, bu nedenle işbu davaın reddi gerkemtekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yeni trafik sigortası genel şartları 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe girmiş olup dava konusu kaza ... tarihinde gerçekleşmiş olduğunu, ayrıca poliçe vadesi de 28.04.2022 - 28.04.2023 tarihleri arasında olduğunu, dava konusu kaza trafik sigortası yeni genel şartları kapsamında olduğunu, yeni genel şartlar uyarınca değer kaybı hesaplama yöntemi değişmiş olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı hesaplamasında yeni genel şartlar uyarınca hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, bu genel şartlar çerçevesinde çıkan değer kaybı aracın rayiç bedelinin %2sinden düşük olduğu ispatlanacak olup, davanın reddi gerekmekte olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirketin sorumluluğunun hem asıl alacak ve hem de dava masrafları açısından bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda ilgili mevzuat gereğince teminatın paylaştırılması gerekli olduğunu, yasal mevzuat uyarınca “bir teminat için birden fazla zarar görenin olması durumunda, teminatın zarar görenler arasında hasarları oranında paylaştırılması gerekir’’, hükmü uyarınca “proporsiyon’’ yapılarak teminatın paylaştırılması gerekli olduğunu, Teminatı tek olduğundan bu hususa özel dikkat edilmesi gerektiğini, bu şekilde alınacak bilirkişi raporlarının taraflarına tebliğini talep ettiklerini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte davalı şirket faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, davalı şirkete değer kaybı nedeniyle davadan önce başvuru yapılmış ancak gerekli belge ibraz edilmemiş olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99.maddesi gereğince, sigorta şirketinin hasar ödeme mükellefiyeti hak sahibinin belgeleri ile usulen sigorta şirketine müracaatından itibaren 8 işgünü sonra başlamakta olduğunu, söz konusu olay haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu poliçe sebebiyle değil haksız fiil sebebiyle olduğunu, taraflar arasında ticari bir ilişki mevcut olmadığını, bu sebeple davacı taraf ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, Davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden ücreti vekâlettten ve mahkeme masraflarından da sorumlu tutulmamaları gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, kazanın üzerinden 2 yıldan fazla süre geçmiş olup süre dolmuş olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, davacının davasının ispatı halinde; davalı şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 09/11/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ve davalının bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Neova Katılım Sigorta şirketine, ... Müdürlüğüne, ... Sigorta Şirketine, ... Şirketine, Anadolu Sigorta Şirketine, ... Otomotive yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu, ilgili evrakların dosyamız arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Araçların trafik tescil kaydının dosyaya eklenmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin ... tarihli ön inceleme zaptının 12 nolu ara kararı gereğince yapılan keşif sonucu alınan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle;''Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu, Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki kök neden; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, sürüş güzergahında kavşak noktalarındaki sarı fasılalı ışıkları dikkate alarak kavşak öncesinde araç hızını yeterince ayarlamamış, sürüş istikametinde birlikte geldiği aracın iki şeritli yolda sağ şeritte gittiğini ve kavşaktan sola dönerek sürüşüne devam eden ... plakalı aracın sol şeritte olduğunu dikkate alarak araç hızını yeterince azaltmamış, kavşaktan döndükten sonra yaklaşık 40-50 metre kadar giderek kavşağı çıkmak üzere olan araca arkasından çarpmış, önündeki aracın hasar yeri ve konumuna göre şerit ihlali yapmış, önündeki araçla takip mesafesini koruyamamış ve aracı güvenli mesafeden takip etmemiş, görüş açısının uygun olduğu sürüş güzergahında daha dikkatli araç kullanmamış, sürüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' nun meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu
Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ...' in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,

Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi ...' nun kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,

Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,

Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı,

Dava konusu araç için ... olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 42.692TL olduğu,'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin değer artırım dilekçesini dosyaya sunduğu usulüne uygun olarak taraflara tebliğe çıkarılmış olduğu görülmüştür.
Davalı sigorta vekili tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş ise de, olay tarihinin 09/11/2022 olduğu, davacının arabuluculuğa 17/10/2024 tarihinde başvurması ile sürecin sona erdiği 01/11/2024 tarihi arasında arabuluculuk düzenlemesi 18/A-15. Fıkra gereği sürenin durduğu ve dava tarihinin 18/11/2024 olması ile duran sürenin eklenmesi sonucu dava tarihi itibari ile 2 yıllık zamanaşımı süresinin sona ermediği anlaşılmış ve yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmiştir.
Davacı tarafça, davalı sigorta şirketine başvurulması üzerine davalının 13/10/2024 tarihinde davacı tarafa başvurularının kabul edilmediğini bildirdiği ve söz konusu bu tarih itibari ile davalının temerrüde düştüğü anlaşılmış ve kararda belirtilen tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 09/11/ tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile tarafların kusur durumu ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti için makine mühendisi bilirkişiden tarihli rapor alınmış ve raporda; ... plakalı araç sürücüsü ...' nun meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...' in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, dava konusu araç için ... olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 42.692TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Rapora itiraz edilmesi üzerine Karayolları Fen Heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş ise de, bilirkişi ücretinin taraflarca yatırılmadığı ve bu nedenle rapor alınamamış olduğu anlaşılmıştır. Davacının değer kaybı nedeni ile oluşan zararından davalı sigorta şirketinin kusurlu aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle sürücünün kusuru oranında ve limit ile sınırlı sorumlu olduğu görülmüş, davacı vekilinin 03/01/ tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın kabulü ile 42.692,00-TL değer kaybı tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 13/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın kabulü ile 42.692,00-TL değer kaybı tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 13/10/ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.916,29-TL karar ve ilam harcından 427,60-TL peşin harç, 712,00-TL tamamlama harcı toplamı olan 1.139,60-TL harcın düşümü ile eksik kalan 1.776,69-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 712,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.567,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 4.750,00-TL bilirkişi ücreti, 250,00-TL tebligat gideri, 342,50-TL yazışma gideri 4.361,00-TL keşif ücreti olmak üzere toplam 9.704,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 42.692,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
07/01/2026

Katip
¸E-imzalıdır

Hakim
¸E-imzalıdır