WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

KAYSERI 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : Esas
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ :Av.
Av.
Av.
DAVA :İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 27/06/2024
KARAR TARİHİ : 26/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketince ... poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılmış olan davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı araç, sürücüsü olduğu belirtilen ... sevk ve idaresinde iken, 10/11/2021 tarihinde ... plakalı araca çarpması sonucu ... plakalı araç içinde yolcu olarak bulunan ... ve ... adlı şahısların söz konusu kazada yaralanmış olduklarını, yolcu ..., geçici iş göremezlik ve tedavi gideri zararlarının karşılanması talebi ile 17/04/2023 tarihinde davacı şirkete başvuruda bulunmuş, davacı şirket tarafından % 25 kusur oranı ve SGK tarafından yapılan ödeme dikkate alınarak başvuran vekili Av..... hesabına 25/04/2023 tarihinde 117,74TL. ödeme yapılmış olduğunu, ... tarafından aynı taleplerle 29/07/2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulmuş ve STK'nın 29/07/2023 – ...E....14/02/2024 – K-..... sayılı kararı ile davacı sigorta şirketince ve SGK tarafından başvurana yapılan ödemeler tazminattan düşüldüğünde davacı sigorta şirketinin sorumluluğu kalmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş olduğunu, yine aynı araçta yolcu olarak bulunan ... de kazada yaralanmış olup, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri zararlarının karşılanması talebi ile 12/04/2023 tarihinde davacı şirkete başvuruda bulunmuş, davacı şirketçe 17/04/2023 tarihinde başvuran vekili Av.Asuman Işık hesabına 494,53TL. ödeme yapılmış olduğunu, ... tarafından aynı taleplerle 29/07/2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulmuş olup, STK'nın 29/07/2023 – ....E... 17/02/2024 – K-.... sayılı kararı ile "Talebin tamamen kabulü ile 641,09 TL tutarındaki tazminatın 29/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı şirketten tahsiline, 1.461,10 TL yargılama giderleri ve 641,09 TL vekalet ücretinin de davacı şirketten tahsiline karar verilmiş olup söz konusu karar 22/02/2024 tarihinde ... tarafından Milas İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icraya konmuş olup, davacı şirket tarafından icra dosyasına 27/02/2024 tarihinde 4.796,67TL. ödeme yapılmış olduğunu, bu tutara 453,85TL. Stopaj tutarı ile 226,92 TL. Kdv tevkifat tutarı da eklenince toplam tutar 5477,44TL.'ye tekabül etmekte olduğunu, olay tarihinde düzenlenen trafik kazası tespit tutanağından ve dilekçe ekinde sunulmuş olan savcılık dosyasından da anlaşılacağı üzere, trafik sigortalı ... plakalı araç sürücüsü olay yerini terk etmiş olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B4 Maddesi sigortacının sigortalıya rücu hakkını düzenlemekte olup f bendinin ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B4 Maddesi c bendinin dikkate alınması gerektiğini, araç sürücüsü olduğu belirtilen ...'ın 10/11/2021 kaza tarihinde, T.C. Sağlık Bakanlığı İl Sağlık Müdürlüğü Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde, saat 13.40'ta alkol testi yapılmış olup, laboratuvar tetkik sonuç raporuna göre, kandaki alkol oranı 0,101 promil olarak tespit edilmiş olduğunu, BAM Kararları ve Yargıtay Kararları doğrultusunda olay yerini terk etmenin tek istisnası ; "Tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliğini sağlama" olarak belirtilmekte olduğunu, dava konusu olayda ise sigortalı araç sürücüsü olduğu belirtilen şahıs can güvenliği nedeniyle değil halen yargılaması devam eden Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasındaki beyanlardan anlaşılacağı üzere uçağa yetişmek için olay yerini terk etmiş olduğunu, bedeni hasarın meydana geldiği kazada, araç sürücüsü olduğu belirtilen ...'ın olay yerini terk ettikten sonra İstanbul'da yaptırdığı alkol testinde 0.101 promil alkollü çıkmış olması sebebiyle yani her iki sebepten de, davacı şirketçe ödenen tazminatın sigortalıya rücu edilme şartları gerçekleşmiş bulunmakta olduğunu, bu sebeple Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyası ile borçlu şirket aleyhine icra takibine geçilmiş olup, borçlunun itirazları haksız ve yersiz olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin Esas:....Karar:2024-...13.05.2024 tarihli güncel emsal kararının, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesini Esas:2023-....Karar:2023-... Karar 13.12.2023 tarihli emsal kararının dikkate alınması gerektiğini, zorunlu dava şartı olması sebebiyle arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup, bu aşamada da anlaşma sağlanamadığı için işbu davanın açılması zorunluluğu doğmuş olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazlarının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, takibe konu asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait ...plakalı Mercedes S 400 d 4Matic 3.0 AMG model araç davalı nezdinde 03.03.2021-03.03.2022 tarihleri arasında Genişletilmiş Kasko poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, davalıya ait ... plakalı aracın şirket yetkilisi ... tarafından kullanılırken 10.11.2021 tarihinde Kayseri Acıbadem Hastanesi önünde trafik kazasına karışmış olduğunu, kaza tespit tutanağında da kazanın karşı tarafı asli kusurlu olarak belirtilmiş olduğunu, bu durumda sigorta şirketinin söz konusu kazaya bağlı 3. Kişilere yaptığı ödemeler için poliçe sahibi olan davalıya rücu etmesini gerektirecek bir durum da bulunmamakta olduğunu, açılmış olan iş bu rücu davasında ispat yükü sigorta şirketine ait olduğunu, ispat yükü kendisinde olan sigorta şirketinin zararın teminat dışında olduğunu somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, oysa tamamen varsayımsal iddialarda bulunulmakta, var olan delil ve bilirkişi raporları da hiçe sayılmakta olduğunu, Yargıtay 17. HD., 2016/11028 E., 2019/4323 K. İlamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davacının rücu gerekçesi olarak "araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği" iddiasını öne sürmüş olduğunu, davacının davalıya ait araçta meydana gelen hasarın davacı tarafından tazmini talep edildiğinde başlangıçta sadece alkol iddiası ile hasar tazmin talebi reddedilmiş olduğunu, bunun üzerine taraflarınca açılmış olan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında da davacı bu sefer davalı şirket yetkilisinin olay yerini terk ettiği iddiasını ileri sürmüş olduğunu, buna dair de delil ve açıklamaların sunulmuş olduğunu, nitekim dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacının benzer itirazları ile ilgili değerlendirme yapılmış ve "... "Sürücünün olay yerinden firar etme nedeni araştırıldığında, karakola vermiş olduğu ifadede Yurt Dışına Uçuş Yapması gerektiği için olay yerinden ayrılmak zorunda kaldığının anlaşıldığı, bu durumun doğru olup olmadığı 4-(a1 ( Uçuş Bilgisi) maddesinden anlaşıldığı belirtilmiş olduğunu, tüm bu açıklamalar muvacehesinde davacının maliki olduğu 38.ABB.888 plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın olay yerini terk sebebinin a.5 maddesinin ilgili hükümlerini bertaraf amacı ile hareket etmediği kanaatine varıldığı" belirtilmiş olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından, davalının alkollü olduğu iddia edilerek rücu edilme şartlarının oluştuğu idida edilmiş olduğunu, davalının kaza anında alkollü olmadığını, davacının iddiası tamamen varsayım olduğunu, kaldı mi trafik kazası sonucu sigorta şirketinin zararı sigorta ettirene rücu edebilmesi için kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşmiş olması gerektiğini, somut olayda böyle bir durum da olmadığını, asli kusurlu olan tarafın diğer araç sürücüsü olduğunu, davalı şirket yetkilisinin kaza tarihinden önce planlanmış bir yurt dışı seyahati bulunmakta olduğunu, nitekim kaza sabahı da havaalanına giderken söz konusu kaza gerçekleşmiş olduğunu, kaza sonrası davalının aracı çok ciddi şekilde hasar görmüş kullanılamaz hale gelmiştir ancak davalı şirket yetkilisi kazaya karışan diğer araçtaki kişilerde hayati bir tehlike olmadığını görerek ve onların da durumlarını sorduktan sonra, kazanın asıl mağduru da kendisi iken uçağını kaçırmamak adına diğer davalı şirket çalışanlarından destek alarak havaalanına gitmiş olduğunu, bu hususun uçuş bilgileri ile de sabit olduğunu, kaza sonrası düzenlenecek belgeler için ifadesinin alınması gerektiği ve alkol testi yaptırmasının da yerinde olacağının kendisine bildirilmesi üzerine de şirket yetkilisi İstanbul’a iner inmez Almanya uçağına binmek yerine alkol testi yaptırmak için elinden gelen çabayı da sarfetmiş saatlerce de bunun için uğraşmış olduğunu, davalı şirket yetkilisinin İstanbul’da kan vermek sureti ile yaptırdığı alkol testinde 0.10 promil alkollü olduğu raporu çıkmış olduğunu, Sigorta şirketi de bu sonuca istinaden kendince yaptığı varsayımsal hesaplama ile kaza anında davalı şirket yetkilisinin yasal sınırın üzerinde alkollü olduğunu kabul ederek yaptığı harcamaları haksız şekilde davalı şirketten talep etmekte olduğunu, davalı şirket yetkilisi kazadan sonra uçağa binmek için havaalanına gitmiş ve uçağı 09.55’te Kayseri’den İstanbul’a havalanmış olduğunu, 11.25’te uçak İstanbul’a inmiş, uçaktan iner inmez havaalanına en yakın devlet hastanesi olan Arnavutköy Devlet Hastanesine alkol testi yaptırmak üzere gitmiş ancak hastane alkol testini yapamadıkları gerekçesiyle davalı şirket yetkilisini Başakşehir Çam Ve Sakura Şehir Hastanesine yönlendirmiş olduğunu, bu hastanede yapılan muayene sonucunda çıkan raporda davalı şirket yetkilisinin kanında 0.10 promil alkol tespit edildiği belirtilmiş olduğunu, oysa davalı şirket yetkilisi iddia edildiği şekilde alkollü olsa idi elbette kendi isteği ile alkol testi yaptırmak için çaba da sarfetmeyeceğini, Oysa kendisi bu prosedürleri tamamlamak, alkollü olmadığını ispat etmek için çabalamış ve yurt dışı uçağına da yetişemeyerek yeniden bilet almış olduğunu, sabah kalkıp uçağına yetişmek için yola çıkan davalı şirket yetkilisi kazadan önce ya da sonra hiçbir şekilde alkol tüketmemiş olduğunu, bu nedenle kaza anında alkollü olmasının mümkün olmadığını, kan testi sonrası çıkan 0.10 promil değeri ise hiçbir şekilde kaza anında alkollü olduğu sonucunu göstermeyeceğini, zira söz konusu değer çok cüzi bir miktar olup içilen sigaradan ya da kan alma işlemi öncesi kolunun alkollü pamukla silinmesinden, tüketilen yiyecek ve meyve sularından dahi kaynaklanabilecek kadar çok düşük bir oran olduğunu, nitekim Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1420E. Sayılı dosyasında 07.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda "kazanın münhasıran alkol etkisinde gerçekleşmediği" kanaatine varılmış olup bu tespit davacı şirketin tamamen varsayımsal bir şekilde "şirket yetkilisi ve kaza anındaki şoför olan ...'ın yasal sınır üzerinde alkollü olduğu" gerekçesiyle hasarın tazmini talebinin reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu ve doğal olarak rücu şartlarının da oluşmadığını ortaya koymakta olduğunu, kaldı ki kazanın alkolden değil, karşı taraf sürücünün KTK hükümlerine aykırı olarak dönüş yaptığı esnada meydana geldiği açıkça ortada olduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2017/1577 E. 2019/9897 K. 24.10.2017 T. İlamının, T.C. YARGITAY 4. H.D. 2021/2892 E. 2021/4044 K. 01.07.2021 T. SAYILI KARARInın dikkate alınması gerektiğini, kazanın oluş nedenine bakıldığında kazanın alkollü araç sürmeden kaynaklanmadığının açık olduğunu, kazada davalı şirket yetkilisi ... ikinci derece kusurlu bulunmuş karşı taraf sürücü ise asli kusurlu olarak değerlendirilmiş olduğunu, kazanın karşı tarafın asli kusurlu olarak KTK hükümlerine aykırı şekilde dönüş yapmaya çalıştığı sırada meydana geldiği olay günü kollukça düzenlenen kaza tespit tutanağında da belirtilmiş olduğunu, bu kapsamda T.C YARGITAY 4.HD Esas: 2021 / 15097 Karar: 2021 / 3716 Karar Tarihi: 28.06.2021 ilamının, T.C YARGITAY 4.HD Esas: 2021/ 2892 Karar: 2021 / 4044 Karar Tarihi: 01.07.2021 ilamının, YARGITAY 17. HD ESAS .2018/297 KARAR 2018/4514 KARAR TARİHİ.25/04/2018 ilamının, T.C YARGITAY 4. HD Esas: 2021 / 14922 Karar: 2021 / 7400 Karar Tarihi:25.10.2021 ilamının dikkate alınması gerektiğini, davalı şirket yetkilisi kaza anında alkollü olmadığı gibi sigorta şirketinin red gerekçesi doğrultusunda iddia edilen şekilde alkollü olduğu varsayıldığında dahi bu durum hasar tazmininin reddine de poliçe kapsamında yapılan ödemelerin rücusuna da gerekçe gösterilemeyeceğini, Davacı tarafından poliçe kapsamında yapılan ödemeler için icra takibi başlatılması hukuken kabul edilebilir olmadığını, davacının tamamen kötü niyetli bir şekilde iş bu davayı açmış olduğunu, HMK 329. Maddede kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçlarına dair de düzenleme yapılmış olup , Hükmü doğrultusunda da hüküm kurulmasını talep ettiklerini, ayrıca kötüniyetli olarak başlatılmış icra takibi ve iş bu dava nedeni ile de davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep Ettiklerini, davacının asıl alacak iddialarını kabul etmemekle birlikte takip öncesi ve sonrası için faiz talebi, sebebiyet verdiği icra takibi için ortaya çıkan ilave masrafları talep etmesi de hukuken yerinde olmadığını, Poliçe kapsamında yapması gereken ödemeleri talep edildiği tarihte ödemeyip icra takibi üzerine ödemesi de davacının kendi inisiyatifi ile yaptığı bir işlem olup bu durumdan dolayı ortaya çıkan ilave harç ve masraflardan da davalının sorumlu tutulamayacağını, İcra inkar tazminatı talep edilmesinin ise hiç bir yasal dayanağı bulunmamaktadır. Mevcutta müvekkil aracındaki hasarın tazmini için açılan davada davacı iddialarını çürüten tespit ve raporlar bulunmasına rağmen iş bu davayı açan davacı olup esas kötüniyetli kendisi iken davalının takibe itiraz etmesinin kötüniyetli olduğunu iddia etmesi de kabul edilebilir bir durum olmadığını belirterek, açıklanan nedenlerle davacı sigorta şirketinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davasının reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ....E. Sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2024/20071 sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Sigorta Şirketi olduğu, borçlunun ... Yapı Endüstrisi San. Tic. A.Ş olduğu, takibin toplam 6.426,48 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesine, Milas İcra Dairesine, Çam ve Sakura Şehir Hastanesine, Sigorta Tahkim Komisyonuna, Kayseri C.Başsavcılığına yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davacı tarafça davalının takibe konu Trafik Sigortası Genel Şartları B4-f bendi gereğince olay yerini terk etmesi nedeni ile rücu alacağından kaynaklı borçlu olduğu belirtilerek takip başlatılmış ve davalının takibe itirazı üzerine Mahkememizde itirazın iptali davası açılmış ise de, itirazın iptali davasının takip sebebi ile sıkı sıkıya bağlı olması kuralı gereğince bu kapsamda deliller toplanmış ve daha önce Mahkememizin ... E sayılı dosyasında iş bu dosyada iddia edilen olay yerini terk rücu sebebi yönünden de inceleme yapılmış olduğu ve ilgili kararda “Dosya kapsamından, 10/11/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında aynı gün saat 09:55 saatinde Kayseri-İstanbul uçağına yetişmek için kaza yerinden ayrıldığı, İstanbul'a vardığında davalı şirketin alkol tespit talep etmesi nedeniyle Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne başvurarak alkol muayenesi yaptırdığı, davacının dosya kapsamına sunmuş olduğu biletlerden aynı gün İstanbul-Almanya uçuşunda bulunduğu, bu nedenle davacının olay yerinden ayrılmasının haklı bir sebebe dayandığı anlaşılmaktadır.” denildiği görülmüş olup, söz konusu kararın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. H.D. Başkanlığının 26/12/2024 tarih ve ... Esas - .... Karar sayılı ilamı esastan ret sonucu kesinleşmiş olması ile davalı şirket yetkilisinin olay yeri terkinin de haklı sebeple olduğu hususu da bu şekilde kesinleşmiş ve bu nedenle davacının talebinde haklı olmadığı değerlendirilerek, Davanın reddine, Davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetli yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine, Davacının kötü niyetinin ispat edilememesi nedeniyle davalı tarafın HMK madde 329'un uygulanması talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetli yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine,
3-Davacının kötü niyetinin ispat edilememesi nedeniyle davalı tarafın HMK madde 329'un uygulanması talebinin reddine,
4-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın davacıdan dava başında alınan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 187,8‬0 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
8-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. uyarınca 6.426,48 TL vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,

Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/03/2025

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır