T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : ...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket nezdinde Kasko Sigortası poliçesiyle sigortalı ...' in maliki olduğu ... plakalı araç... sevk ve idaresindeyken, 18.08.2018 tarihinde davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın ...' nın sevk ve idaresindeyken çarpması sonucunda hasarlandığını, sigortalısının kusuru bulunmadığının tespit edildiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkil şirket nezdinde kasko sigortalı araç ağır hasarlanarak perte çıkarıldığını. müvekkil şirket tarafından ...' nın trafik sigortacısına, meydana gelen kaza neticesinde oluşan zarara ilişkin 36.000,00.-TL ödenmesine istinaden başvurulduğunu, sigorta şirketinden müvekkil şirkete 29.345,00.-TL ve 3.950,00.-TL olmak üzere toplam 33.295,00.-TL rücu ödemesi yapılarak eksik ödeme yapıldığını, müvekkil şirket tarafından sovtaj bedeli ve trafik sigortacısı tarafından eksik ödenen bedel mahsup edildiğinde 07.08.2019 tarihinde ödenen bakiye 6.214,72.-TL'nin sorumluluğu ve kusuru çerçevesinde, müvekkil şirket tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluğu doğduğunu, Sarız İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi, uzman görüşü, keşif, tanık, yemin, taraf ticari kayıtları olmak üzere karşı tarafın sunduğu delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla her türlü delil, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 6.462,97.-TL (Takip Çıkış Miktarı) üzerinden aynen devamı ile sigorta tazminatının ödeme tarihinden itibaren (07.08.2019) işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi ile yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine " karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " davaya konu aracın onarımı, başvuranın kasko sigortacısı tarafından gerçekleştirildiğini ve müvekkil şirkete rücu edilen tazminat tutarı kasko şirketine ödendiğini, müvekkil şirket, kendisine hasar ihbar edilmediğinden, “kasko sigortacısının aksine” aracı inceleme imkanı bulamamış, kendisine yöneltilen rücu talebi üzerine ödeme yaptığını, davacı tarafın onarım sonrasında yeni bir onarım yapılmadığından talepleri hususunda bilirkişi incelemesi yapılmadan taleplerinin reddi gerektiğini, hasar bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin yalnızca yaptırmış olduğu ekspertiz raporundaki miktarla sınırlı kalarak sorumlu tutulmasını ve hesaplanan tazminat bedeli üzerinden asgari %20,00 iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkil şirketin KDV tutarından sorumlu olmadığını, haksız başvuruya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini " talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması ve satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.
Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur
Kayseri Gevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğünün 12/01/2026 tarihli yazı cevabında davalı ...'nın mükellefiyet kaydığının olmadığının tespit edildiği hususu mahkememize bildirilmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Dosya kapsamına göre, her ne kadar Sarız Asliye Hukuk Mahkemesince mahkememizin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş olsa da, taraflar arasında sigorta sözleşmesinin bulunmadığı, haksız fiile dayalı rücuen alacak istemine ilişkin olduğu dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,
2-Daha önceden görevsizlik kararı veren SARIZ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-Mahkememiz ile adı geçen mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan işbu görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi ve talep edilip gerekli posta giderlerinin verilmesi halinde GÖREV UYUŞMAZLIĞININ ÇÖZÜMÜ (MERCİ TAYİNİ) İÇİN DOSYANIN KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA GÖNDERİLMESİNE,
4-HMK'nun 20. maddesi gereği kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde davacının mahkememize başvurarak, dava dosyasının MERCİ TAYİNİ için gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince dava dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5-HMK'nun 331. maddesi gereğince harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece bir karara bağlanmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi' nde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/01/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!