T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ***
VEKİLİ : Av. ***
DAVALI : 2- ***
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... adına kayıtlı bulunan ve ... sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı araç ile ... adına kayıtlı, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı araç arasında Kayseri İli, Talas İlçesi, Mevlana Mahallesi, Mehmet Timuçin Caddesi üzerinde 28/02/2023 tarihinde saat 18:25 sıralarında trafik kazası meydana geldiğini, davalı ... Anonim Şirketi'nin 38 ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olduğunu, her ne kadar tramer kaydında kusurlu yanın müvekkiline ait araç sürücüsü gösterilmiş ise de tramere esas alınan kayıtların da hatalı olduğunu, mahkemece kusur tespiti amacıyla yapılacak keşif ile beraber bu hususun açıklığa kavuşacağını, davalı sigorta şirketince sigortalı araç sürücüsü davalı ...'ın, tedbirsiz ve dikkatsiz hareketleri ile 34 ... plakalı aracın ile ana yolda seyir halinde olan müvekkilinin aracına tali yoldan kontrolsüz bir şekilde çıkmak suretiyle hasarına sebebiyet verdiği ve bu haliyle tam kusurlu olduğunun anlaşıldığını, dolayısıyla davalıların müvekkilinin aracında oluşan hem gerçek hasardan hem de değer kaybından ayrı ayrı ve müteselsilen sorumlu olduğu olduğunu, bunların tazmin edilmesi gerektiğini, gerçek hasara ilişkin bedelin tespiti ve tahsilinin gerektiğini, bahse konu kazanın gerçekleşmesi ile beraber müvekkilinin aracında meydana gelen zararın tespiti amacıyla kendilerince delil tespiti yoluna gidildiğini ve Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası ile müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın tespit ettirildiğini, ancak bahse konu bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, itirazlar doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu tanzim edilmesi gerektiğini, Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, 30/03/2023 havale tarihli bilirkişi raporuna aracın hasarlı halinin onarımı için gereken parçaların hangi parçalar olduğu, bu parçaların fiyatlarının neye göre belirlendiği, parçaların cinsinin, yan sanayi veya orijinal parça olup olmadığının açık bir şekilde belirtilmediğini, raporda aracın kazalı halinden sonraki değerinin 447.000,00-TL olduğundan bahsedilmiş ise de yine burada bilirkişi tarafından aracın onarımından sonraki halinin mi 447.000,00-TL olduğu yoksa kazalı hali yani onarımı yapılmadan mı 447.000,00-TL olduğu hususunda net bir ifade kullanılmadığını, belirlenen bu bedeli her iki durumda da kabul etmediklerini, davalı sigorta şirketine zararların giderilmesi amacıyla başvuruda bulunulduğunu ancak müvekkilinin zararlarının giderilmediğini, akabinde dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak dava dilekçesi ekinde de sundukları son tutanaktan görüleceği üzere davalılarla herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin zararının tam manasıyla tazmin edilmesi amacıyla dava açma zarureti oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10,00-TL araç hasar tazminatı ve 10,00-TL araç değer kaybı bedelinden oluşan toplam 20,00-TL maddi tazminatın; haksız fiil tarihinden itibaren (28/02/2023) işletilecek reeskont avans faizi ile beraber teselsül hükümleri göz önüne alınarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı delil tespiti dosyasında yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile beraber karara bağlanacak işbu davadaki yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili marifetiyle vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan 38 ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından 76584770 numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalanan aracın talebe konu kazada kusursuz olduğunu, hasar aşamasında da talebin bu nedenle reddedildiğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, onarım ve yenileme farklarının faturalarla ispatının zorunlu olduğunu, diğer yandan poliçede KDV klozunun bulunduğunu, buna göre sigortalı kıymetlerin KDV dahil bildirilmiş ise, hasar ödemelerinin KDV dahil olabileceğinin hüküm altına alındığını, bu kapsamda da yapılacak KDV ödemelerinin ancak ve ancak müvekkili şirket adına düzenlenecek yansıtma faturası sonrası yapılacağının düzenlendiğini, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifadenin bulunmadığını, bu nedenle söz konusu kalemin de reddini talep ettiklerini, iskonto uygulanması gerektiğinin yargı içtihatları ile sabit olduğu, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, aracın tamirinin ekonomik olmadığının anlaşılması halinde, aracın "trafikten çekilme belgesi" alınarak hurdaya ayrılmasını ve bu belgenin ibrazı şartıyla aracın rayiç değerinden hurda bedelinin mahsup edilerek bulanacak tazminat değerinin ödenmesine hükmedilmesini talep ettiklerini, "Hak sahibi aracının, bu madde uyarınca Hazine Müsteşarlığı'nca belirlenen ölçütleri karşılayan, dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebilir. Bu durumda sigortacı, araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme yapabilir. Sigortacı söz konusu bedel uygulaması hakkında hak sahibini hasar ihbarından itibaren 2 iş günü içinde bilgilendirir. Sigortacı bu süre içinde anılan bildirimi yapmadığı takdirde bildirim konusu bedeli hak sahibine karşı ileri süremez." hükmünün bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, değer kaybının genel şartlarda yer alan formüle göre hesaplanmasının gerektiğini, bu talepleri kabul görmezse aracın reel değer kaybı zararı belirlenirken aracın kaza tarihinden önceki geçmiş hasar kayıtlarının da göz önüne alınarak kazadan 1 gün önceki ve kaza tarihinden 1 gün sonraki fiyatları esas alınarak rayiç bedel değerlendirmesi yapılmasını istediklerini, haksız fiil kaynaklı işbu dosyada, yasal faiz dışındaki faiz taleplerinin reddinin gerektiğini, yerleşmiş Yargıtay kararlarının bu yönde olduğunu, başvuru sahibinin görevlendirdiği eksperin düzenlemiş olduğu raporu kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yargılama sırasında konusunda uzman bilirkişi eliyle rapor alınmasını, kazadaki kusur oranlarının tespit edilmesini, aracın rayiç değeri, geçmiş kazaları ve tamir gören kalemlerinin değerlendirmede dikkate alınmasını, hasar kalemlerinin tespit edilmesi ve de kaza ile uyumlu olup olmadığının belirlenmesini, değerlendirme yapılırken de müvekkil şirketin indirim iskonto hakkının gözetilmesini istediklerini, müvekkili şirketin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlar'da içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunu, poliçe limitinin üstündeki miktarlardan ise sorumlu olmadığını, talebi kabul etmemek üzere müvekkili şirketin temerrüt tarihinin "KTK'nun 98/1. maddesi hükmü uyarınca sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında" belirlenmesinin gerektiğini, tüm bu anlatımlar ve emsal kararlar kapsamında ve hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğu ise ıslah tarihinden itibaren başlatılmasını, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen yasal süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Bu davalı duruşmada; "Kazayı yaptığımızda karşı taraf ile kaza tespit tutanağını düzenlendik, aramızda herhangi bir husumet veya bir şey yoktu. İlerleyen süreçte sigorta şirketi ödemeyi reddetti. Benim kullandığım araç kiralıktı. Biz üzerimize düşeni yaptık. Zorunlu trafik sigortası zaten 3. kişilere yapılan hasarı gidermekle yükümlüdür. Süreci sigorta şirketi bu şekilde ilerletiyor, bizim bir dahilimiz söz konusu değildir. Ben sigorta poliçesindeki teminatlar kapsamında sigorta şirketinin zararı karşılamasını bekliyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı delil tespiti dosyasına, hasar dosyasına, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi kayıtlarına, tramer kayıtlarına ve bilirkişi raporuna delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... A.Ş. tarafından; bilirkişi raporu ve keşif deliline dayanılmıştır.
Davalı ... tarafından yasal süresi içinde delil bildirilmemiştir.
... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak davalı sigorta şirketi tarafından poliçe no: 76584770 sayılı ZMMS poliçesi ile sigortalanmış 38 ... plakalı araç ile davacıya ait 34 ... plakalı araç arasında 28/02/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacının aracında oluşan değer kaybının tazmini için davacının ... A.Ş.'ne hangi tarihte başvurduğu ve akıbeti sorulmuş, ZMMS poliçesinin, davacının başvurusunu ve başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, hasar dosyasının bu kaza ve ZMMS poliçesi nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin ivedi olarak gönderilmesi, yine davacının başvuru tarihinin hangi tarih olduğunun açıkça bildirilmesi istenilmiştir. 15/06/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 34 ... plakalı ve 38 ... plaka sayılı araçlarının kaza tarihi olan 28/02/2023 tarihli kaza tarihinde ve halen kimin adına tescilli olduğu sorulmuş ve araç tescil kaydının gönderilmesi istenilmiştir. 29/05/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak; davacıya ait 34 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 28/02/2023 tarihli hasar ve kusur kayıtlarının, yine 28/02/2023 tarihinden öncesine ait başkaca bir trafik kazası olup olmadığı hususunun da tespiti ile varsa kaza tarihi itibariyle sigorta poliçe, hasar ve sigorta şirketi bilgilerinin gönderilmesi istenilmiştir. 26/05/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
... Tek. Otom. Turizm Gıda İnş. Tarım İth. İhr. San. Ve Tİc. Ltd. Şti. ( Şeker Mahallesi, 6113. Sokak, No:12 Kocasinan/ Kayseri)'ne müzekkere yazılarak 28/02/2023 tarihli trafik kazası sonrası oluşan hasarlar nedeniyle davacıya ait 34 ... plakalı aracın burada gördüğü bakım ve onarımına ilişkin servis iş emirlerini, aracın hasar durumunu gösterir tutanak, fotoğraf ve görüntü kayıtları ile servis fatura örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir.
İlgili emniyet/jandarma, savcılık soruşturması ve ceza mahkemesine müzekkere yazılarak davacıya ait 34 ... plaka sayılı araç ile 38 ... plakalı aracın 28/02/2023 tarihinde karıştığı trafik kazası ile ilgili soruşturma akıbetinin sorulmasına ve soruşturma evraklarının istenilmiş, açılmış dava varsa dava dosyasının akıbetinin sorulmasına ve dava derdest veya henüz kesinleşmemişse Uyap kayıt örneklerinin, yargılama bitmiş ve verilen hüküm kesinleşmiş ise bu durumda dava dosyasının fiziken gönderilmesi istenilmiştir.
Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 28/02/2023 tarihinde meydana gelen kaza tespit tutanağına konu olan trafik kazasına ilişkin kamera kaydı olması halinde CD formatında gönderilmesi istenilmiştir. 26/05/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Değişik İş sayılı deli tespiti dosyası fiziken mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır. İncelemesinde; tespit isteyen ... tarafından ..., ... ve ... A.Ş. aleyhine delil tespiti isteminde bulunulduğu, mahkemece yapılan keşif sonrası Makine Mühendisi Bilirkişi Orhan Akşit tarafından verilen 30/03/2023 tarihli tespit raporunda özetle; "tespit konusu 34 ... plaka sayılı, 2012 model, VF38D9HD8CLO76760 şasi, 10JBG3102325 motor numaralı, Peugeot 8 508 ACCES 1.6 HDI marka otomobilin rapor tarihinde hasarsız haliyle 2. el fiyatının 447.000,00-TL, tespit konusu 34 ... plaka sayılı, 2012 model, VF38D9HD8CLO76760 şasi, 10JBG3102325 motor numaralı, Peugeot 8 508 ACCES 1.6 HDI marka otomobilin tamir bedelinin 44.840,00-TL olduğunun tespit edildiği" belirtilmiştir.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama Ve Raylı sistem Başkanlığı'na ayrı ayrı müzekkere yazılarak Kayseri İli, Talas İlçesi, Mevlana Mahallesi, Mehmet Tumiçin Caddesi üzerinde 28/02/2023 tarihinde saat 17:00-19:00 sıralarında özellikle tramvay hattını gören kamere kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 07/11/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama Ve Raylı sistem Başkanlığı'nca 09/11/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmalarının tespiti amacıyla kaza mahallinde 09/02/2024 saat 10:00'dan itibaren keşif icra edilmiştir. Refakata bir trafik kusur - makine mühendisi bilirkişi resen alınmıştır. HMK'nun 273. maddesi gereği iddia, savunma, kaza tespit tutanağı, delil tespiti dosyası, trafik kayıtları, hasar sorgulama kayıtları, sunulan ve celp edilen tüm deliller, keşif mahallinde yapılacak inceleme ve gözlemler ile davacının dava dilekçesindeki talepleri dikkate alınarak 28/02/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, hangi kuralları ihlal ettikleri konusunda kaza anına ilişkin basit krokinin de çizilerek kural ihlallerinin tespit edilmesi, bu kaza nedeniyle davacıya ait 34 ... plakalı aracın hasar zararı var ise zararın mahiyetinin ve miktarının ne olduğu, tamirinin ekonomik olup olmadığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre davacı yana ait aracın markası, modeli, özellikleri, dosya içindeki sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, celp edilen hasar dosyalarının sureti, davacının aracının kilometresi, kaza tarihindeki yaşı ve diğer delillere göre 28/020/2023 tarihinde davacıya ait 34 ... plakalı aracın hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu kaza meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki bu aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin ne olduğu, bu iki değer arasındaki farka göre varsa davacı aracındaki değer kaybı zararının kaç TL olduğunun hesaplanması konusunda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmiştir.
Keşfe katılan Makine Yüksek Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/04/2024 tarihli raporda özetle; "Dosyada mevcut sürücüler tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı'ndaki veriler, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi eksper raporları birlikte değerlendirildiğinde; kazanın 28/02/2023 günü saat 18.25 civarında Kayseri İli, Talas İlçesi, Mevlana Mahallesi, Mehmet Tumiçin Caddesi üzerinde gerçekleştiği, yolun gidiş-geliş bölünmüş yol olduğu, görüşün açık, yerlerin kuru ve yolun eğimsiz olduğu, kaza tarihinde trafik ışıklarının henüz faaliyete geçmediği (söz konusu durumun kaza anını gösteren ve dosyada mevcut delil fotoğrafları ile sabit olduğu), trafik düzenlemesinin trafik şerit çizgileri, trafik ikaz ve uyarı levhaları ile yapıldığı, dava konusu Mehmet Timuçin Caddesi ile Anayurt Caddesi- Karasu Caddesi (Anayurt Pazaryeri Tramvay Durağı) kesişim kavşağı üzerinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında; davacı yan adına kayıtlı 34 ... plakalı sayılı arac sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki araç ile yerleşim içi Mehmet Timuçin Caddesi üzerinde seyri ile Anayurt Pazaryeri Tramvay Durağı kavşağını geçişi esnasında, kavşağın diğer kolu üzerinden Anayurt Caddesi istikametinden gelip Karasu Caddesi istikametine geçmeye çalışan 38 ... plakalı sayılı aracın hem geliş yaptığı caddenin kavşağa giriş öncesinde, hemde yarım ay döner kavşak içerisinde bulunan ve kendi geliş istikametinden gelen araçlar için "DUR" uyarı levhalarını dikkate almaksızın diğer kavşak kollarından gelen araçların hızını ve konumunu dikkate alması ve aracını havanın ve yolun özelliklerine göre kullanması gerekirken, aracın ön kısımları ile dava konusu aracın sol orta yan (sol ön ve arka kapı, çamurluk) kısımlarına çarptığı olayda; 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın meskun mahalde günün akşam vakti (saat 18.25) seyir halinde bulunduğu yollun bir kavşak ile başka bir yola bağlandığı mevkiye geldiğinde gerekli dikkat ve özeni aracın teknik özelliklerine göre yola vermesi gerekirken ayrıca kavşağa girişte kendisi için iki ayrı "DUR" işaretli trafik tanzim levhası bulunmasına rağmen sürüşüne devam ettiği ve davacının aracına (tam ortadan) çarptığı olayda tam kusurlu olduğu "KTK 47/1c (Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu: Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, uymak zorundadırlar.)" kuralını ihlal ettiği, 34 ... plaka sayılı araç, meskun mahalde yolun aracına göre gidiş istikametinde seyri esnasında uygun araç hızında (kaza resimleri ve eksper raporlarına göre araç hasar miktarı göz önüne alındığında; gerek kavşağın girişinde bulunan kasis gerekse çarpışma sonrası aracın savrulmaması (seyir hızı yüksek olsa aracın savrulması gerekeceğinden) değerlendirildiğinde) seyir halinde bulunduğu sırada, diğer kavşak kolundan seyirle gelen aracın çarpması sonucu gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde etkenliği bulunmadığından kusursuz olduğu değerlendirilmiştir. Yukarıda izah edilen hususlar muvacehesinde, olayda; a)38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında tam kusurlu olduğu, b)Davacı yana ait 34 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in ise kusurunun olmadığı % 0 (yüzde sıfır) olduğu, bu kaza nedeniyle davacıya ait 34 ... plakalı aracın hasar zararının oluştuğu, meydana gelen 28/02/2023 tarihli kaza dolayısıyla orijinal yedek parçalar kullanıldığı takdirde toplam 54.565,00-TL (%18 KDV dahil) zarar oluştuğu, 34 ... plakalı sayılı aracın tamiri Şubat 2023 itibariyle ekonomik (hasar onarım bedelinin ortalama araç rayiç bedeli oranı açısından kıyaslandığında 1/10 civarında) olduğu, değer kaybı hesabında 19/06/2021 tarihli 7327 sayılı Kanun'un 18. maddesi gereği (kaza tarihinde uygulanan değer kaybı hesabı) kaza öncesi piyasa rayiç değeri ile kaza ve onarımlar sonrası değişen parçalar, araç kullanılmışlık düzeyine göre serbest piyasa ve internet ikinci el araç satış fiyat ortalamalarına göre kaza tarihi itibariyle piyasa rayiç değeri arasındaki farka ve kusur oranlarına göre belirleneceği, dava konusu 34 ... plaka sayılı aracın model yılına göre kaza tarihinde (28/02/2023) 11 (on bir) yaşında olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 5 (beş) adet geçmiş hasar kaydı olduğu ve geçmiş hasar kaydı sayısının aracın ikinci el rayiç değerini dava konusu hasar öncesinde de olumsuz etkilediği, dava konusu 34 ... plaka sayılı aracın model yılına göre kullanılmışlık düzeyinin 265.000 km olduğu ve ortalama yıllık 25.000 km gibi orta-çok kullanılmışlık düzeyine sahip olduğu (ikinci el genel kabul gören araç değerlendirmesine göre 10.000 km altı az kullanılmışlık seviyesi) kaza öncesi serbest piyasa rayiç değerinin Sigorta Gözlem Merkezi Kasko Değer Listesi Arşivine göre 387.528,00-TL olduğu, kazanın gerçekleştiği Şubat 2023 tarihinde model yılı aynı tip ve dava konusu kaza öncesi hasar kaydı geçmişi bulunan ve kullanılmışlık düzeyi özellikleri benzer araçlarda serbest piyasa rayiç bedeline göre (2011 model daha az kullanılmışlık düzeyine sahip araç 495.000,00-TL iken, 2013 model aracın 400.000,00-TL piyasa rayicine sahip olmasının da hasar kaydı ve kullanılmışlık düzeyine göre değiştiği) fiyatının kaza öncesi 460.000,00-TL olduğu, kullanılmışlık düzeyi benzer araç değişen/boyanan/işlem gören kısımların çokluğuna göre dava konusu araç içinde gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde (az yukarıda izah edilen geçmiş hasar kayıtlarının (beş adet) bulunmuş olması dava konusu hasar ve onarımlar sonrası araç rayiç bedelini çok fazla değiştirmediği) piyasa rayiç değerinin 450.000,00-TL olarak değerlendirildiği, (Dava konusu araçların alım-satım talebinin çok yüksek olmadığı göz önüne alınarak rayiç değer belirlenmiştir. Kaza tarihine en yakın internet 2. el satış siteleri piyasa fiyatlarından modele ve ilan tarihine göre değerlendirilmiştir. Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu 34 ... plaka sayılı araçta 28/02/2023 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı";
Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri
Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 460.000,00-TL
Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 450.000,00-TL
Değer Kaybı = 10.000 TL olduğu,
Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı
Toplam Değer Kaybı = 1.00 x 10.000
Toplam Değer Kaybı = 10.000,00-TL olduğu,
Dosyada mevcut belgeler değerlendirildiğinde 28/02/2023 tarihli kaza sonrası davalı sigorta firması tarafından değer kaybı ödemesi gerçekleştirilmediği görülmüştür." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen araç değer kaybı zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında tarafların anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; 28/02/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, bu kazaya karışan davacıya ait 34 ... plakalı araçtan kaynaklı davacının araç hasar zararı ve araç değer kaybı olup olmadığı var ise zarar değer kaybının ne kadar olup olmadığı, davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarının olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının değerlendirmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.
Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.
Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, *** Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).
Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;
a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,
b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.
Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).
Somut olayda da; davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının araç değer kaybı zararı talebini kesin olarak belirlemesinin mümkün olduğunu, araç değer kaybı zararı yönünden atanan ekspertiz raporunu beklemeden davacının dava açtığını, sigortalısının kusuru olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Bu denenle davalı ... Anonim Şirketi vekilinin aksi yöndeki itirazlarına itibar edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır.
Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;
Mahkememizce dava konusu kaza mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif icra edilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/04/2024 tarihli raporda özetle; "Dosyada mevcut sürücüler tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı'ndaki veriler, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi eksper raporları birlikte değerlendirildiğinde; kazanın 28/02/2023 günü saat 18.25 civarında Kayseri İli, Talas İlçesi, Mevlana Mahallesi, Mehmet Tumiçin Caddesi üzerinde gerçekleştiği, yolun gidiş-geliş bölünmüş yol olduğu, görüşün açık, yerlerin kuru ve yolun eğimsiz olduğu, kaza tarihinde trafik ışıklarının henüz faaliyete geçmediği (söz konusu durumun kaza anını gösteren ve dosyada mevcut delil fotoğrafları ile sabit olduğu), trafik düzenlemesinin trafik şerit çizgileri, trafik ikaz ve uyarı levhaları ile yapıldığı, dava konusu Mehmet Timuçin Caddesi ile Anayurt Caddesi- Karasu Caddesi (Anayurt Pazaryeri Tramvay Durağı) kesişim kavşağı üzerinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında; davacı yan adına kayıtlı 34 ... plakalı sayılı arac sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki araç ile yerleşim içi Mehmet Timuçin Caddesi üzerinde seyri ile Anayurt Pazaryeri Tramvay Durağı kavşağını geçişi esnasında, kavşağın diğer kolu üzerinden Anayurt Caddesi istikametinden gelip Karasu Caddesi istikametine geçmeye çalışan 38 ... plakalı sayılı aracın hem geliş yaptığı caddenin kavşağa giriş öncesinde, hemde yarım ay döner kavşak içerisinde bulunan ve kendi geliş istikametinden gelen araçlar için "DUR" uyarı levhalarını dikkate almaksızın diğer kavşak kollarından gelen araçların hızını ve konumunu dikkate alması ve aracını havanın ve yolun özelliklerine göre kullanması gerekirken, aracın ön kısımları ile dava konusu aracın sol orta yan (sol ön ve arka kapı, çamurluk) kısımlarına çarptığı olayda; 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın meskun mahalde günün akşam vakti (saat 18.25) seyir halinde bulunduğu yollun bir kavşak ile başka bir yola bağlandığı mevkiye geldiğinde gerekli dikkat ve özeni aracın teknik özelliklerine göre yola vermesi gerekirken ayrıca kavşağa girişte kendisi için iki ayrı "DUR" işaretli trafik tanzim levhası bulunmasına rağmen sürüşüne devam ettiği ve davacının aracına (tam ortadan) çarptığı olayda tam kusurlu olduğu "KTK 47/1c (Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu: Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, uymak zorundadırlar.)" kuralını ihlal ettiği, 34 ... plaka sayılı araç, meskun mahalde yolun aracına göre gidiş istikametinde seyri esnasında uygun araç hızında (kaza resimleri ve eksper raporlarına göre araç hasar miktarı göz önüne alındığında; gerek kavşağın girişinde bulunan kasis gerekse çarpışma sonrası aracın savrulmaması (seyir hızı yüksek olsa aracın savrulması gerekeceğinden) değerlendirildiğinde) seyir halinde bulunduğu sırada, diğer kavşak kolundan seyirle gelen aracın çarpması sonucu gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde etkenliği bulunmadığından kusursuz olduğu değerlendirilmiştir. Yukarıda izah edilen hususlar muvacehesinde, olayda; a)38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında tam kusurlu olduğu, b)Davacı yana ait 34 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in ise kusurunun olmadığı % 0 (yüzde sıfır) olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, keşif mahallinde yapılan gözlemler ile diğer deliller ve olayla uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Araç hasar ve araç değer kaybı zararına dair değerlendirmede;
Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ** Karar sayılı ilamı) Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.
Mahkememizce görevlendirilen Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/04/2024 tarihli raporda özetle; "Bu kaza nedeniyle davacıya ait 34 ... plakalı aracın hasar zararının oluştuğu, meydana gelen 28/02/2023 tarihli kaza dolayısıyla orijinal yedek parçalar kullanıldığı takdirde toplam 54.565,00-TL (%18 KDV dahil) zarar oluştuğu, 34 ... plakalı sayılı aracın tamiri Şubat 2023 itibariyle ekonomik (hasar onarım bedelinin ortalama araç rayiç bedeli oranı açısından kıyaslandığında 1/10 civarında) olduğu, değer kaybı hesabında 19/06/2021 tarihli 7327 sayılı Kanun'un 18. maddesi gereği (kaza tarihinde uygulanan değer kaybı hesabı) kaza öncesi piyasa rayiç değeri ile kaza ve onarımlar sonrası değişen parçalar, araç kullanılmışlık düzeyine göre serbest piyasa ve internet ikinci el araç satış fiyat ortalamalarına göre kaza tarihi itibariyle piyasa rayiç değeri arasındaki farka ve kusur oranlarına göre belirleneceği, dava konusu 34 ... plaka sayılı aracın model yılına göre kaza tarihinde (28/02/2023) 11 (on bir) yaşında olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 5 (beş) adet geçmiş hasar kaydı olduğu ve geçmiş hasar kaydı sayısının aracın ikinci el rayiç değerini dava konusu hasar öncesinde de olumsuz etkilediği, dava konusu 34 ... plaka sayılı aracın model yılına göre kullanılmışlık düzeyinin 265.000 km olduğu ve ortalama yıllık 25.000 km gibi orta-çok kullanılmışlık düzeyine sahip olduğu (ikinci el genel kabul gören araç değerlendirmesine göre 10.000 km altı az kullanılmışlık seviyesi) kaza öncesi serbest piyasa rayiç değerinin Sigorta Gözlem Merkezi Kasko Değer Listesi Arşivine göre 387.528,00-TL olduğu, kazanın gerçekleştiği Şubat 2023 tarihinde model yılı aynı tip ve dava konusu kaza öncesi hasar kaydı geçmişi bulunan ve kullanılmışlık düzeyi özellikleri benzer araçlarda serbest piyasa rayiç bedeline göre (2011 model daha az kullanılmışlık düzeyine sahip araç 495.000,00-TL iken, 2013 model aracın 400.000,00-TL piyasa rayicine sahip olmasının da hasar kaydı ve kullanılmışlık düzeyine göre değiştiği) fiyatının kaza öncesi 460.000,00-TL olduğu, kullanılmışlık düzeyi benzer araç değişen/boyanan/işlem gören kısımların çokluğuna göre dava konusu araç içinde gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde (az yukarıda izah edilen geçmiş hasar kayıtlarının (beş adet) bulunmuş olması dava konusu hasar ve onarımlar sonrası araç rayiç bedelini çok fazla değiştirmediği) piyasa rayiç değerinin 450.000,00-TL olarak değerlendirildiği, (Dava konusu araçların alım-satım talebinin çok yüksek olmadığı göz önüne alınarak rayiç değer belirlenmiştir. Kaza tarihine en yakın internet 2. el satış siteleri piyasa fiyatlarından modele ve ilan tarihine göre değerlendirilmiştir. Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu 34 ... plaka sayılı araçta 28/02/2023 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı";
Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri
Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 460.000,00-TL
Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 450.000,00-TL
Değer Kaybı = 10.000,00-TL olduğu,
Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı
Toplam Değer Kaybı = 1.00 x 10.000
Toplam Değer Kaybı = 10.000,00-TL olduğu,
Dosyada mevcut belgeler değerlendirildiğinde 28/02/2023 tarihli kaza sonrası davalı sigorta firması tarafından değer kaybı ödemesi gerçekleştirilmediği görülmüştür." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bu araç hasar ve değer kaybı zararına ilişkin tespitler, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, dava konusu kaza ile ilgili açılan hasar dosyası, davacıya ait aracın trafik kaydı, servis kayıtları, delil tespiti raporu, davaya konu hasar öncesindeki hasarlarına ilişkin tramer kayıtları ve hasar dosyaları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan, dava konusu kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın kilometresi ve önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği de dikkate alındığında mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ve değer kaybı zararı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. H.D.'nin 28/10/2013 tarihli, ***Karar).
Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi araç hasar ve değer kaybı zararından sorumludur.
Davalı ...'ın sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Haksız fiil, kişinin diğer kişilerin hukuken korunan haklarına zarar verici nitelikteki hukuka aykırı eylemleridir. Haksız fiil kavramındaki "haksız" ifadesi hukuka aykırılık anlamını taşımaktadır. Burada esasen haksız denilmesiyle kastedilen, hukuk düzeni tarafından korunan davranışların ihlalidir. Fiilin haksızlığı, hukuka aykırılık durumudur. Bir kişi, hukuk düzeni tarafından zarar meydana gelmesini önlemek amacıyla konulan kuralları, emirleri ihlal ettiği takdirde hukuka aykırılık durumu oluşmaktadır. Haksız fiilden söz edebilmek için öncelikle fiil unsurunun varlığı gerekmektedir. Haksızlığı doğuran fiil, icrai bir harekette bulunmak şeklinde olabileceği gibi, ihmali bir davranış göstermekle de işlenebilir. Haksız fiilin oluşması için işlenen fiilin hukuk düzenince konulan emredici hükümlerin ihlali sonucunu doğurması gerekir. Bu durumda işlenen fiil, hukuka aykırı bir fiil olmalıdır.
Somut olayda, davalı ...'ın araç sürücüsü olması dolayısı ile haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca davacının zararlarından sorumludur.
Davacının ıslah talebi;
Davacı vekili 17/05/2023 tarihli dilekçesinde "...Dava ve ıslah talebimizin ayrı ayrı miktar ve usul yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; 54.565,00-TL hasar tazminatı ve 10.000,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 64.565,00-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faiziyle beraber haksız fiilerde teselsül hükümleri göz önüne alınarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sorumlu tutulmasına), Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında yapılan yargılama giderleri ve lehimize hükmedilen vekalet ücreti ile beraber mahkemenizce karara bağlanacak işbu davadaki yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tarafımıza verilmesine," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tarafından ıslah harcı yatırılmıştır. Bu dilekçenin bir örneği davalılara usulünce tebliğ edilmiştir.
Temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartları'nın B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2. maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketinin 17/03/2023 tarihi itibarı ile temerrüte düştüğü tespit olunduğundan bu tarihten itibaren işleyecek faizden davalı sigorta şirketi yönünden bu tarihten başlatılmıştır. Davalı ... yönünden ise temerrüt tarihinin kaza tarihi kabul edilmiştir.
Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir (Yargıtay 4. H.D.'nin 30/06/2022 tarih ve *** K. emsal ilamı). Davalı sigorta şirketi vekilinin aksine beyan ve taleplerine bu nedenle itibar edilmemiştir.
Dava ve ıslah dilekçesinde her iki davalı yönünden hükmedilecek tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Davalı *** A.Ş. nezdinde ZMMS poliçeleriyle sigortalanmış olan kazaya karışan 38 ... plakalı aracın trafik kayıt örneğinin ve sigorta poliçesinin incelenmesinde; hususi otomobil olduğu görülmekle bundan dolayı hükmedilen maddi tazminata davalılar yönünden ticari faiz yürütülemeyeceğinden, yasal faize hükmedilmesi gerekirmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ...Karar sayılı emsal ilamı). Mahkememizce meydana gelen davacı zararından, davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan 17/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ...'ın ise trafik kaza tarihi olan 28/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması gerektiği değerlendirilmiştir. Hükmedilen tazminata reskont avans faizi işletilmesi davacı isteminin ve davalı ... A.Ş yönünden trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin reddine karar verilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Davanın kabulü ile 54.565,00-TL araç hasar zararı ve 10.000,00-TL araç değer kaybı zararı olmak üzere toplam 64.565,00-TL maddi tazminatın davalı ... Anonim Şirketi'nin ZMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan 17/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ...'ın ise trafik kaza tarihi olan 28/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tazminata reskont avans faizi işletilmesi davacı isteminin ve davalı ... A.Ş. yönünden trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin reddine, delil tespiti masraflarının gerekçeli kararda yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesine karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile 54.565,00-TL araç hasar zararı ve 10.000,00-TL araç değer kaybı zararı olmak üzere toplam 64.565,00-TL maddi tazminatın davalı ... Anonim Şirketi'nin ZMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan 17/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ...'ın ise trafik kaza tarihi olan 28/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Hükmedilen tazminata reskont avans faizi işletilmesi davacı isteminin ve davalı ... A.Ş. yönünden trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 4.410,43-TL nisbi karar ve ilam harcından davacıdan peşin harç olarak alınan 179,90-TL peşin harcın ve 1.102,27-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.128,26-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin dava harcı ve 1.102,27-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.462,07-TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 90,00-TL e-tebligat gideri, 11,50-TL KEP gideri, 267,25-TL tebligat gideri, 750,00-TL keşif araç ücreti, 3.030,30-TL keşif harcı, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 998,80-TL delil tespiti gideri olmak üzere toplam 7.647,85-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderleri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Kararın mahiyeti ve dosya kapsamı gereği davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10/06/2024
Katip ***
E-imzalıdır
Hakim ***
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!