T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -.
Av. ***
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı Vekili Dava Dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından müvekkili ... aleyhine 04/05/2011 tanzim tarihli, 07/02/2022 vade tarihli, 50.000,00 TL miktarlı bonoya dayanılarak Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe konu senedin borç senedi olmadığını, hatır senedi hükmünde olduğunu ve müvekkilinin takibe konu senetten dolayı öz kardeşi olan davalıya hiç bir borcu bulunmadığını, davalının ihtiyacı nedeniyle kredi kullanmak istediğini ve abisi olan müvekkilinden bu krediye kefil olmasını talep ettiğini, müvekkilinin davalının kredi borçlusu bulunduğu Denizbank A.Ş Kayseri Şubesi'ne kardeşine kefil olmak üzere gittiğinde banka tarafından kredi kefalet işlemi yerine kefil bulunan müvekkili ile 2.kefil ...'nun keşidecisi bulunduğu, kredi borçlusu ...'ün lehtar bulunduğu üç adet bononun imzalatıldığını, bu bonoların daha sonra doldurulduğunu, 24/01/2012 Tanzim Tarihli, 07/02/2022 Vade Tarihli 100.000,00 TL Miktarlı, 04/05/2011 Tanzim Tarihli, 07/02/2022 Vade Tarihli 50.000,00 TL Miktarlı, 06/10/2013 Tanzim Tarihli, 07/02/2022 Vade Tarihli 150.000,00 TL Miktarlı olarak icraya konulduğunu, bu üç adet bononun lehtar tarafından bankaya ciro edilerek teslim edildiğini ve bu senetlerin kredi borçlusunun borcuna teminat olmak üzere bankada kaldığını, banka tarafından alınan bu senetlerin teminatı bulunan kredinin ödenmemesi nedeniyle Denizbank A.Ş tarafından keşide tarihinden 10 yılı aşkın bir zaman sonra bonoların doldurularak davalı ..., 1. Kefil müvekkili ... ve 2. Kefil ... aleyhine Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ihtiyati haciz kararı ile dosyadaki bütün borçluların mal varlığına haciz konularak alacak tutarının en son davalı ve kredi asıl borçlusu ...'den tahsil edildiğini, ...'ün takibe konu borcu ödedikten sonra icra dairesinde bulunan bonoları teslim aldığını ve bu bonolardan 50.000,00 TL tutarlı senede dayanarak Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine takip başlattığını, müvekkilinin hatır ve teminat olarak verilen iş bu bonodan dolayı icra takibine maruz kaldığını belirterek Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından borçlu bulunmadığının tespiti ile haksız ve kötü niyetli takibi nedeniyle davalı alacaklının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmasını, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ün davalı müvekkilinin itibarını zedelemek için haksız ve hukuki mesnetten yoksun hukuk ve ceza davaları açtığını, davacı tarafın, kambiyo senedi dolayısıyla başlatılan takibe karşı gerek ödeme emrine, gerek imzaya gerekse de senedin vasfına itiraz etmediğini, bankanın kefaletle alakalı prosedürü aşmak için senet alarak alacağını teminat altına alma gibi bir yolu tercih etmiş olduğu belirtilmişse de bu iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, banka tarafından teminat amacıyla bu şekilde bir işlem yapılmış olsa idi ciro işleminin söz konusu olmaksızın lehtar olarak bankanın kendisine yer verilebileceğini, banka tarafından müvekkilinin lehtar olarak gösterilmesinin banka bakımından doğrudan bir garanti sağlamadığını, davacı tarafça Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı doyasına itiraz etmemesinin de kötü niyetli ve tutarlı olmadığını gösterdiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, takip alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığı, takip dayanağının 50.000,00 TL miktarlı, 04/05/2011 tanzim tarihli, 07/02/2022 vade tarihli senet olduğu görülmüştür.
Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, takip alacaklısının Denizbank A.Ş, borçlularının ..., ... ve ... olduğu, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığı, takibin dayanağının150.000,00 TL miktarlı, 06/10/2013 tanzim tarihli, 07/02/2022 vade tarihli senet, 50.000,00 TL miktarlı, 04/05/2011 tanzim tarihli, 07/02/2022 vade tarihli senet ve 100.000,00 TL miktarlı, 24/01/2012 tanzim tarihli, 07/02/2022 vade tarihli olduğu senet olduğu görülmüştür.
Kayseri 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının uyap kayıtları celp edilmiştir.
Denizbank Kayseri/Sanayi Şubesi'ne müzekkere yazılarak davalı ... adına açılmış olan kredi sözleşmelerini, kefalete ilişkin belgeler ve diğer tüm belgelerin mahkememize
Mahkememizin 16/01/2024 tarihli duruşmasında davacı tanıkları ... ve ... dinlenmiştir.
Mahkememizin 12/03/2024 tarihli duruşmasında tarafların ortak tanığı ... dinlenmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından davacı tarafa yemin teklif hakkı hatırlatılmış, davacı vekilinin 26/03/2024 tarihli dilekçe ile yemin teklifine ilişkin itirazlarını sunduğu ve yemin deliline dayanmadıklarını beyan ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibine konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Tarafların anlaşamadıkları noktaların davacının dava konusu çekten dolayı borcu olup olmadığı, davalının edimlerini yerine getirip getirmediği, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasından dolayı davacının borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Karşı tarafın, iddianın gerçek olmadığı konusunda delil sunması ispat yükünü üzerine aldığı sonucunu doğurmaz (HMK m.191).
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Nitekim kanun koyucu HMK’nun 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerinin senetle ispatını zorunlu kılmış olup bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri bir delille ispatı mümkün olmayacaktır.
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, senedin teminat senedi olduğunu ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Aynı ilkeler, HGK'nun 17/12/2003 gün ve 2003/19-781 Esas ve 2003/768 Karar sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201. maddesinde "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmü düzenlenmiştir. Senede karşı ileri sürülen hukukî işlemlerin senetle ispatı zorunludur. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukukî işlemler, ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, HMK.190. Maddesi gereğince ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerektiği, senede karşı ispat kuralı gereği iddianın ancak yazılı delil ile ispat edebileceği, Davacı takibe konu senedin hatır için verildiğini iddia etmekte ise de bu iddiasını yazılı bir delil ile ispatlayamamıştır. Öte yandan davalı, davacının tanık dinletmesine muvafakat etmemiştir.Bu durumda taraflar arasında düzenlenen banka kredi sözleşmesi yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmadığından davacının tanıklarının dinlenmesi doğru değildir. Menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak alacaklıda bulunduğu ancak kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğünün davacı borçluya ait olduğu, bononun hatır bonosu olduğunu ileri süren davacının iddiasını yasal deliller ve kesin deliller ile ispat edemediği kanaatine varılmakla ispat edilemeyen davacının davasının reddine dair aşağıdaki karara varılmıştır. (Yargıtay 11 HD 2022/1762 E., 2023/3983 K., 6.HD 2014/6805 E., 2015/2045 K.)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK'nun 72/4. maddesi uyarınca tedbirin kaldırılması için Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 997,55 TL harçtan mahsubu ile artan 569,95 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!