T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/50 Esas
KARAR NO : 2024/96
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 21/12/2011
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
Davacı vekili tarafından 21/12/2011 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili, müvekkili ...’ nun ... Plastik kapak, havalandırma gibi ürünlerin üretim ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, pencere sistemleri konulu FM ve tasarımları bulunduğunu, 3/5/2005 tarih ... nolu FM tescilini yaptırdığını belirtmiştir. Davalılarında aynı alanda faaliyet gösterdiğini, yenilik ve ayırt edicilik tasarımları yeniymiş gibi tescillediklerini, 9/7/2001 tarih 2001/01222; 18/4/2000 tarih ... sayılı tasarımların tescilleyip kullandıklarını, bunlara dayalı olarak müvekkilinin işyerinde arama ve el koyma işleminin gerçekleştiğini ürün ve kalıplara el konulduğunu, ayrıca müvekkili hakkında suç duyurusu yapıldığını, dükkanda arama yapılarak belirttikleri miktarda ürünün toplatıldığını, yediemine verildiğini, oysa bu ürünlerin müvekkilin 3/5/2005 tarih ... nolu FM ni göre koruma altında olduklarını belirtmiştir.
İstanbul ... FSHCM de ... esas da müvekkilinin yargılandığını ve beraat ettiğini, belirtmiştir. Davalılardan ...nun şikayeti üzerine 4/7/2006 tarihinde Eyüp SCM ... Müt kararı ile arama yapıldığını, ürünlerin toplanıp bir adet kutulu ürünün yediemine teslim edildiğini, bu şikayet ile İstanbul ... FSHCM dava açıldığını ve beraatle sonuçlandığını belirtmiştir.
Davalıların dayandıkları tasarımların şartları taşımadığını ve hükümsüzlükleri konusunda İstanbul... FSHHM de ... ve ... esaslarda ayrı ayrı dava açıldığını , yetkisizlik kararı ile İzmir FSHHM geldiğini, bunlardan doğan hakların müvekkiline karşı kullanılmaması için tedbir kararı da verilmiş olduğunu, davalıların müvekkili müşterilerine ihtarnameler göndererek müvekkilin ticaretini engellemek için ihtarlar yaptıklarını, böylece müvekkiline telafisi imkansız zararlar verdiklerini belirtmiştir
Davalıların eylemlerini TTK 53 md aykırılık oluşturduğunu ve haksız rekabet oluşturduğu, tescil şartları taşımayan tasarımlarının şartları taşıyormuş gibi yargı süreçlerine dayanak yapıldığını ileri sürmüştür. Müvekkilinin taklitçi sıfatı yakıştırdıklarını, haksız rekabette bulunduklarını belirterek kötü niyetli olan davalılardan 4/7/2006 işleyen reeskont faizi ile birlikte 100.000 TL manevi tazminatın hükmedilmesini,haksız rekabetin tespit edilerek önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı sonraki dilekçelerinde de benzer ve bağlantılı savunmalar yapmıştır.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle İstanbul mahkemelerinin yetkili olmadığını, eylemin işlenme yerinin İzmir olduğunu, hükümsüzlük davalarının İzmir de görüldüğünü belirtmiş, öte yandan zaman aşımı gerçekleştiğini ileri sürmüştür. Esasen de müvekkillerinin de sektörde 30 yıllık emekleri olduğunu, kusur veya kasıtlarının olmadığını, beraat kararların yasa değişikliği ve Anayasa Mahkemesi kararlarından kaynaklandığını, müvekkillerini tedbir kararına uyduğunu, ihtar göndermediğini, ancak davacının FM başvurusun reddine dair bir ihtar gönderdiğini, FM lerin şartları taşımadığına ilişkin beyanlarının iddiadan ibaret olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı sonraki dilekçelerinde de benzer ve bağlantılı savunmalar yapmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Davalıların yeni ve ayırt edicili niteliğine haiz olmayan tasarımının TPMK'ye tescil ettirdiği sonrasında davacının iş yerinde arama el koyma işlemini yaptırdığı bu işlemin haksız işlem niteliği, haksız eylem, haksız rekabet teşkil edip etmediği ve buna bağlı manevi tazminat talebinin zaman aşımına uğrayıp uğramadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen önceki kararın istinaf edildiği İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 01/01/2024 tarih ... Esas ve ... Esas Sayılı Kararıyla önceki verilen kararın kaldırıldığı, kararda özetle zaman aşımı definini tartışılmadığı davalı ... hakkında hüküm kurulmadığı gerekçeleriyle kaldırıldığı ve mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
TTK 56. maddesinde: Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. (2) Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki davaları açabilirler, ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler. (3) Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlar da birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davaları açabilirler. (4) Bir kimse aleyhine birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri gereğince verilmiş olan hüküm, haksız rekabete konu malları, doğrudan veya dolaylı bir şekilde ondan ticari amaçla elde etmiş olan kişiler hakkında da icra olunur.
TTK'nin 60. maddesinde: (1) 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, haksız rekabet fiili aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur.
Davalıların cevap süresi içerisinde zaman aşımı defi'nde bulunduğu ve İstinafın kaldırma kararında da süresi içerisinde zaman aşımı defini bulunduğunun tespitinin yapıldığı ve bu hususun tartışılması gerekmektedir. Olayda davalılardan ... adına 2001/01222 sayılı tasarımına istinaden davacının iş yerinde, Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının talebi doğrultusunda Eyüp ... Sulh Ceza Mahkemesinin ... Müteferrik sayılı kararı ile 04/07/2006 tarihinde arama kararı verildiği bu karar kapsamında da davacının iş yerinde ürünlerin el konulduğu yeddiemin olarak teslim edildiği, davacının da bu tarih itibariyle (04/07/2006) yapılan arama kararının haksız eylem, haksız işlem, haksız rekabet olarak iddia edilip bu tarihten itibaren de manevi tazminat talep edildiği ve davacı tarafıncada davanın 25/02/2010 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının davasını, TTK 60. maddesinde düzenlenen 1 ve 3 yıllık süre içerisinde açmayıp yaklaşık 4 yıl sonra bu davayı açtığı TTK'nın 60. maddesinde düzenlenen zaman aşımı süresinin dolduğu, davalının da süresi içerisinde zaman aşımı def'inde bulunduğu görülmüş olup her ne kadar 60. maddenin son fıkrasında ceza zaman aşımı süresi uygulanacağı şeklindeki düzenlemenin somut olay bakımından değerlendirildiğinde davalılardan ... adına TPMK kayıtlı tasarımına istinaden CBS ve Sulh Ceza Hakimliğince verilen arama kararının yasal hak kullanımı olduğu, bu yasal hakkı kullanımının suç teşkil eden bir eylem olmadığı kanaati hasıl olmakla TTK'nın 60. maddesinin son fıkrasında belirtilen ceza zaman aşımı süresi uygulanmayıp 1 ve 3 yıllık sürelerin uygulanması gerektiği kanaatine varılmakla davacının davasının zaman aşımı nedeniyle reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacının davasının TTK 60. Maddesinde düzenlenen zaman aşımı süresi içerisinde dava açılmadığından, zaman aşımı nedeniyle davanın reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL peşin harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.485,00 TL harçtan mahsup edilerek, fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana iadesine,
3-Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.'ne göre belirlenen 25.500 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan toplam 8 TL'nin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
6-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine,
7-Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı.30/05/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!