WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

İZMIR FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/94 Esas
KARAR NO : 2024/74
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2022
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Davacı vekili tarafından 13/12/2022 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..., ..., ...ve ... nolu markalara ve ticaret ünvanına davalı tarafça tecavüzde bulunulup bulunulmadığı, davalı adına ... numara ile tescilli markanın kötü niyetli tescil edilip edilmediği ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığının tespitin, bu kapsamda müvekkilinin markalarına ve ticaret ünvanına tecavüzün tespiti, durdurulması, giderilmesi, önlenmesi ile davalı ticaret ünvanının sicilden terkini ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin marka tescil işlemleri tamamlanana kadar şirket adını internet ortamında kullanmadığını, başka bir şekilde de kullanım yapmadığını, ışıklı tabelaların marka tescil edildikten sonra yaptırılmış olduğunu, ortalama bir daire alıcısı bir inşaattan o inşaatı sırf "... inşaat" yaptığı için daire alıyor ise, "... inşaat" firmasını üst düzeyde tanıyor bu firmaya üst düzeyde güveniyor demek olduğunu, bu bağlamda firmayı bu denli tanıyan ortalama alıcının, davacıyı müvekkili şirket ile karıştırması, davacı firma yerine müvekkil şirketten yanlışlıkla daire satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, markasının davacının reklâm gücünden haksız biçimde yararlanma ihtimali, davacı markasının tanınmışlığından istifade ederek toplumun dikkatini çekip, onun temsil ettiği imaj ve güveni hiçbir masraf ve çaba harcamadan kendi markasını taşıyan ürünlere devir etmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacıya ait markalarına ve ticaret unvanına, davalı tarafınca marka hakkına ihlallerinin bulunup bulunmadığının tespiti, durdurulması, giderilmesi, önlenmesi, davalı'nın markası olan ... numaralı markanın kötü niyetli tescil edilip edilmediği, iltibasın bulunup bulunmadığı hükümsüzlük koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının kullanmakta olduğu ticaret ünvanı terkine yönelik talebinin de yerinde olup olmadığına ilişkin yargılaması yapılmıştır.
Marka mevzuatı açısından: 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 1.fıkrası: “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” hükmünü amirdir. 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 2.,3. Ve 4. fıkrası:(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir. İşaretin kullanılması. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir. sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
c) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
0) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
6769 s.lı SMK. "Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” başlıklı 29.maddesi-(7) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 s.lı SMK. “Sınai Mülkiyet Hakkı Tecavüze Uğrayan Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler” başlıklı 149.maddesinin 1.fıkrası: Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran
kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin
üretimini engellemeyecek şekilde el konulması. (d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesidir.
Tescilli bir marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanması iltibastır. İltibas için markanın aynı, tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerinde aynı olması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde ise ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması olarak ifade edilmektedir, doktrinde ise bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vesair sebeplerle aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırma tehlikesi olarak tanımlanmaktadır. ... ise halkın söz konusu mal ve hizmetin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesi olarak tanımlamaktadır.
Dosyadaki ticaret sicil kayıtları bilgi ve belgeler kapsamında davacı firmanın 18/01/1994 yılından itibaren davalı firmanın ise 10/02/2022 yılından itibaren ticari faaliyette bulunduğu, bu iki firmanında inşaat sektöründe inşaat için gerekli araç ve gereç (Vinç, Kepçe, Buldozer) gibi iş makinalarının kiralanması konusuyla da iştigal ettikleri dolayısıyla faaliyet konularının aynı olduğu anlaşılmıştır. Davacının şirketi adına (... İnşaat Sanayi ve Limited Şirketi) olduğu ve bu şirket adına da ... numaralı "..." ve ... numarası ile "... Portmarın" olduğu 37. sınıfta tescil olup SMK kapsamında koruma haklarına tabii olduğu davalının ise (... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) ismiyle ticaret sicilde kaydının bulunduğu ve ortakları tarafınca ... numaralı "... İnşaat" markasının da 37. sınıfta tescil edildiği anlaşılmıştır.
Ticaret unvanı çekirdek ve eklerden oluşur, çekirdek zorunlu kısım olup kanuna uygun şekilde oluşturması gerekir, ek ise ihtiyari bir durumdur. Kullanılacak ticaret unvanı ve eklerinin yanıltıcı olmaması gerekir. Eklerin ayırt ediciliği sağlaması ve önceki tescil unvanından karıştırılmayı önlemesi şarttır, Usulüne uygun olarak tescil ve ilan edilen ticaret unvanı kullanma hakkı sadece sahibine ait olup, ülke çapında unvanını kullanma tekeline sahip olacaktır.
TTK 52. Maddesinde ticari dürüstlüğe aykırı olarak tescil edilen kaydın silinmesi imkanı tanımaktadır ticari dürüstlüğe aykırı bir biçimde bir başkası tarafından kullanılan unvanın aynısını veya iltibaslı derecede benzerinin bir başkası tarafından kullanılmasıdır. Ekteki amaç ticaret unvanlarının birbirleriyle karışılmasını engel olunmasıdır, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesi üzerine davacı şirketin kaydının davalı şirketten daha önce kayıt edildiği anlaşılmıştır.
... markasının esas, ayırt edici, asli unsurunun bu ibare olduğu ve TPMK tescilli olduğu davalının ise, ... ibaresini internet sitesinde de şirketine ait hizmetlerinde ve iş yerinde ve unvanında bu ibareyi kullandığı bu iki ibare arasında iltibasın bulunduğu, tüketiciyi yanıltacak bir benzerlik içerdiği taraflar arasında ekonomik ve organik bir bağ olduğu intibasını uyandırdığı ve iltibaslı kullanım oluştuğunu dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ve alınan bilirkişi raporundan anlaşılmış olup, davacının davasının kabulüyle davalının davacıya ait marka hakkına ihlalde bulunduğunun tespitine men'i ve ref'ine davalıya ait ... nolu ... İnşaat markasının iltibas nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ayrıca bu ibarenin TTK 52 maddesi kapsamında dürüstlüğe aykırı olarak tescil edildiği kanaati hasıl olmakla bu unvanın ticaret sicil kaydından da kaldırılmasına, ... İnşaat ibaresinin fiziki ve sosyal ortamlarda kullanılmasının önlenmesine, dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacının davasının kabulü ile davalının, davacıya ait markaya tecavüz fiilinin tespitine, men'i ve ref'ine, (... İNŞAAT) fiziki ve sosyal ortamda kullanımının önlenmesine,
2-Davalıya ait olan (... İNŞAAT) markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine
3-... İnşaat ünvanının Ticaret sicilden kaldırılmasına, karar kesinleştikten sonra bu hususta ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
4-Alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 6.291,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan toplam 45,60 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
9-Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. 07/05/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı