WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İZMIR FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/3 Esas
KARAR NO : 2024/99
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 09/01/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
Davacı vekili tarafından 09/01/2023 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili'nin, girişeceği yatırımının(şarapçılık ve meşrubat) — öncelikle hukuki alt zeminini oluşturmak amacıyla "..." ibareli ismi Türk Patent nezdinde, 32 ve 33. sınıftaki, dilekçesinin konu kısmında yazılı emtia sınıfları yönünden tescilini almak istediğini; ancak ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markanın 32 ve 33. Sınıfta TÜRKPATENT kayıtlarında hali hazırda Davalı adına tescilli olması sebebiyle söz konusu işlemi, bu aşamada gerçekleştiremediğini; konuyla ilgili alınan uzman mütalaasının ekte sunulduğunu; Davalı'nın bahse konu "..." ismiyle dava konusu tescilli sınıf alanında faal olmadığının, dava konusu yazılı emtialarda kullanmadığının görüldüğünü, sektörde internet bazlı yapılan araştırmada iptali istenen sınıfta marka hakkında tanıtıcı bir bilgiye de rastlanılmadığını; Davalı'ya ait bahse konu markanın “mobilyacılık” alanında, 20.sınıfta kullanıldığının tespit (...); kaldı ki Davalı'nın unvanının dahi "... MOBİLYA İNŞAAT" şeklinde olduğunu; bir markanın başka bir marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzerliğinin mutlak ret nedeni sayılması nedeniyle Türk Patent'in, daha marka başvurusunun yayınlanmasına karar vermeden doğrudan başvuruyu reddedebildiğini; esasen, Müvekkili'nin, harç ve vekillik ücreti gibi masrafların yüksekliği nedeniyle başvuru yapmaya yeltenmediğini; Davalı tarafın, tescil tarihi olan 13.03.2015 tarihinden itibaren markayı dava konusu sınıflarda kullanmadığını; kullanılmayan sınıflar yönünden Davalı markasının iptal edilmesi gerektiğini; zira, Müvekkili'nin markasının tescilsiz kullanması ihtimalinde, Davalı'nın tescilli markanın verdiği korumaya dayanarak, Müvekkili aleyhine, tecavüzün önlenmesi davası, marka taklidi sebebiyle soruşturma ve kovuşturma süreci gibi hukuki girişimde bulunmasının kuvvetle muhtemel olduğunu; Müvekkili'nin tescilini almak istediği marka örneği ile Davalı yana ait markanın karşılaştırmalı görselinin dilekçesi içeriğinde sunulduğunu; davada hukuki yararının bulunduğunu, zira, SMK'nun 26.maddesine göre açılacak olan marka iptal davalarında, Mülga 556 S.lı KHK'de çeşitli bölümlerde yer alan “zarar görenler", "menfaati olanlar" veya "menfaati olan herkes" deyimi yerine çok daha geniş olan "ilgililer" kavramına yer verilmesinden, markaya ilgi duyan, kullanılmamış olan markayı edinmek veya kullanmak isteyen herkesin bu davayı açabilme hakkı olduğunun anlaşıldığını; maddedeki "karar verilir" ifadesini de emredici bir hüküm olarak anlamak gerektiğini; kullanılmayan markalar üzerinde 3.şahıslara sınai mülkiyet hakkının tanınmasının Anayasa'nın 35.maddesinde yazılı mülkiyet edinme hakkıyla birebir örtüştüğünü; sınai Mülkiyet hakkı sahibi olabilmek için girişilen hukuki süreçte sert bir şekilde "menfaat" veya herhangi bir statü şartının aranılmasının SMK 9.maddede yazılı "ilgililer" deyimi ile açık bir çelişki oluşturacağını; 6100 sayılı HMK'da aranılan hukuki yarar şartının özel kanun düzenlemesi ile çok daha geniş bir kavram ile yumuşatılarak "ilgililer" olarak adlandırıldığını; aksi düzenlemede tıpkı hükümsüzlük davası veya tecavüzün mevcut olmadığına ilişkin dava türünde olduğu gibi "menfaati olanlar" şeklinde bir kavrama yer verilmesi gerektiğini; İstanbul BAM ....HD'nin ... E., ... K., Yargıtay ....HD'nin ... E., ... K. sayılı kararlarının ilgili bölümlerinin dilekçesi içeriğinde sunulduğunu; SMK 26.maddesinde mahkemeler tarafından kullanılmakta olan iptal yetkisinin Ocak 2024'te sona erecek olduğunu ve iptal incelemelerini Türk Patent ve Marka Kurumu'nun yerine getireceğini; iptal incelemelerinde TPMK'nun 6100 sayılı kanunun aradığı "hukuki yarar" kavramına ayrıca odaklanmayacak olup, sadece markanın marka sahibi tarafından kullanıp kullanmadığı, haklı nedeninin var olup olmadığı noktasında bir değerlendirme yapacağını; SMK'da 9.maddenin tescilli marka sahibine seçtiği markasını kullanma zorunluluğu yüklediğini; davalı tarafın dava konusu markayı anılan mal grubunda bugüne kadar kullanmadığını; kanunun, bir markanın depolanmasını, stoklanmasını kabul etmediğini, markanın tescil tarihinden itibaren kesintisiz veya ciddi anlamda kullanımını zorunlu kıldığını; yerleşik içtihatlarda da belirtildiği üzere beş yıllık süre geçtiği halde geleceğe yatırım yapılacağı düşüncesinin de haklı bir gerekçe olarak kabul edilmediğini; kullanılmayan markanın iptalinde kamu yararının da bulunduğunu; marka sicilinde hiç o sektörde bulunmadığı halde neredeyse birçok sınıfta başvuru yapılmakta ve bahse konu isimler üzerinde tekel hakkı sahibi olunduğunu; bunun tamamen kötü niyetli bir yaklaşım olup, davalı tarafça asıl iştigal alanı mobilya ve halı üretimi ve pazarlanması yani 20. Sınıf olduğu halde iştigal alanı olmayan sınıflar dahil olmak üzere neredeyse kırk beş sınıfın tamamında tescil ettirdiğinin görüldüğünü; Kanunun marka sahibine en geç beş yıllık bir serinleme süresi verdiğini; bu süre dahilinde markanın kullanılmamasının markanın iptaline sebep olacağını; anılan markanın tanınmışlığına ilişkin bir bilginin, başvurunun da Türk Patent'te bulunmadığını; markanın kullanıldığına dair ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, buna ilişkin İstanbul ... FSHHM'nin ... E., ... K. sayılı kararın dilekçesi içeriğinde sunulduğunu; Bir markanın kullanılabilirliğinin göstergesi için markanın reklamının ve tanıtımının vurgulanarak önemli ve büyük ölçekte yapılmasının, kullanım hali olarak kabul edilebileceğini; ancak Davalı'nın, davaya konu marka ve davaya konu sınıf için bir reklam çalışmasında bulunmadığını; keza öğretide markayı taşıyan mal ya da hizmetin bir dergide, gazetede, televizyonda reklamı yayınlanmış ise bu reklam yayınının, markanın kullanılması olarak kabul edilebileceğinin belirtildiğini; fakat tescil edilen sınıfta böyle bir çalışmanın da yapılmadığının görüldüğünü; markanın kullanılması için lisans verilmesinin de tek başına kullanma sayılmadığını; marka kayıt sayfasında bununla ilgili bir verinin de girilmediğini; bunun gibi markanın fiili kullanımı ile sonuçlanmamış, sair marka kullandırma anlaşmalarının da tek başlarına kullanımı ispat etmeyeceğini; yine, markayı yenilemenin de kullanma sayılmayacağını; mahkemelerin her olay bazında ciddi kullanım araştırdığını; her olayın kendi şartları içinde değerlendirilmesi gerektiğini; bunun için somut olayın özelliğine göre, satılan ürün miktarı, mal veya hizmetin piyasa sunuluş biçimi, halka arz edildiği yerleri araştırmak gibi farklı kriterlere başvurulduğunu; markanın iptal yaptırımından kurtulmak amacıyla birkaç kez malın veya ambalajın üzerine konulması ya da hizmetle ilişkilendirilmesinin görünüşte kullanım olarak değerlendirilebileceğini; markanın kullanılmasının ciddi olup olmamasının objektif kriterlere göre belirleneceğini; kural olarak, markanın önemsiz sayılabilecek miktardaki ürünler için sembolik veya geçici kullanımının ciddi kullanım için yeterli olmadığını; buna ilişkin, emsal mahkeme kararlarının bulunduğunu; Davalı'nın markayı 20.sınıfta kullanması, ancak neredeyse ... sınıfın tamamında tescil ettirmesinin MK Mad.2 hükmüne de açıkça aykırı olduğunu belirterek, Davalı'nın ... tescil numaralı "...” ibareli markanın 32. Sınıf içinde geçen: "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri alkolsüz).”, 33. Sınıf içinde geçen: "Alkollü içecekler (biralar hariç)" ile belirtilen emtialar yönünden 6769 Sayılı SMK 9, 26 ve Geçici 4.maddesine istinaden tescil tarihinden itibaren beş yıl boyunca kesintisiz veya ciddi anlamda bir kullanımı olmaması sebebi ile iptali ile marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı Vekili, 20.02.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Kullanılmama nedeniyle markanın iptalini talep edilebilecek kişilerin, SMK Mad.26/2.fık.sında, “ilgili kişiler” olarak belirtildiğini; Davacı'nın ilgili kişiler arasında sayılamayacağının ortada olduğunu, zira, Davacı'nın, Müvekkili Şirket'in markasının iptalinde ve sicilden terkininde herhangi bir hukuki yararı olmadığını; Türk Patent Kurumu'nun resmi sitesinde yapılan araştırmalarla da Davacı'nın markasının veya başvurusunun bulunmadığının görüldüğünü; HMK 114/1.h bendi uyarınca, Davacı'nın davayı açmakta hukuki yararının bulunması gerektiğini, dava şartı yokluğunun da mahkeme tarafından resen araştırılması gerektiğini; işbu dava mobilya ve hizmet sektöründe oldukça tanınmış olan Müvekkili Şirket'in markasının haksız olarak iptal edilmesi amacıyla ikame edilmiş olduğundan, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini; Davacı'nın kullanılmama iddiası nedeniyle markanın iptalini talep etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu; Müvekkili tarafından işbu davaya konu edilen markanın kullanılmakta olup, bu kullanıma da 5 yıl ara verilmiş olmadığını; markanın kullanılmasının, SMK 9. maddesinde düzenlendiğini, buna göre tescil tarihinden itibaren kesintisiz beş yıl boyunca haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verildiğini; ilgili maddenin ikinci fıkrasında ise kullanma sayılan durumların düzenlenmiş olup, buna göre; markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması, markanın, marka sahibinin izni ile kullanılmasının da, marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edildiğini; ilgili maddede sayılan durumların sınırlı sayıda olmayıp, örnek mahiyetinde olduğunu; zira markanın broşürlerde reklamının yapılması, internette ticari etki yaratacak biçimde tanıtılması, satış teklifi yapılması, internet üzerinden hizmet satışı yapılması, fatura üzerinde ticaret unvanından farklı olarak ve markasal biçimde yer alması gibi haller markanın kullanılma hallerinden olup, işbu maddede sayılmamış olsa da markanın kullanılması niteliğinde olduğunu; Müvekkili Şirket'in markayı ambalajları ve müşterileri ile olan ilişkilerinde kullanıyor olduğunu, markanın iptali için gerekli şartların sağlanmadığının açık olduğunu; Müvekkili Şirket'in ticaret unvanı da dahil kullanımından anlaşılabileceği üzere, dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık süre içinde Müvekkili Şirket tarafından markaların kesintisiz olarak kullanılmasına ara verilmesi söz konusu olmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalı adına ... nolu "..." ibareli markanın 32. sınıf içeresinde geçen 33. sınıfından geçen emtia sınıfları yönünden ilgili markanın kesintisiz ve ciddi kullanımının bulunup bulunmadığı, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı markanın hükümsüzlük şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik yapılan yargılama yapılmıştır.
Öncelikle davalının usulu itirazı olan davacının bu davayı açmaktan hukuki yararının bulunup bulunmadığı itirazının değerlendirilmesinde; davacının faaliyet ve konusu ile davalının faaliyet ve konusu benzer nitelikte olup aynı sektörde faaliyet gösterdiği dolayısıyla davacının SMK 26/2 düzenlenen ilgili kişiler kapsamında olup bu davayı açmakta hukuki yararın bulunduğu ve aktif dava açma ehliyetinin bulunduğu kanaati oluşmuş olup davalının bu yönündeki usulu itirazının yerinde olmadığından esasa ilişkin değerlendirmelere geçilmiştir.
Markanın 5 yıl süreyle kullandığını ispat külfeti davalı taraf üzerinde olup dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler kapsamında davalının iptale konu edilen mal ve hizmetlerde kullanıma dair bilgi ve belge delili bulunmamaktadır. Davalı adına tescilli markanın tescil tarihinin 13/03/2015 olduğu davanın açılma tarihinin ise 09/01/2023 olduğu bu tarihlerin arasındaki dosyada ki bilgi ve belgeler kapsamında internet sitesi sosyal medya hesapları üzerinde yapılan incelemede internet sitesindeki tarih ve bilgi içermeyen ekran görüntülerinin mobilya ürünlerinin görüntülerinin olduğu ... markasının 32 ve 33. sınıflarda kullanımının bulunmadığı yine bu sınıflara ait herhangi bir numune, broşür, katalog, reklam vb. bilgi ve belgelere rastlanılmamıştır. Davalının dosyaya sunduğu 2 adet faturalarından tarihlerinin dava tarihinden sonra olduğu, faturalarda yer alan açıklamalarda ürünlerinin tamamının mobilya ürünlerinin satışına ilişkin olup, 32 ve 33. sınıflar kapsamında olmadığı, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporu kapsamında davalının davaya konu edilen mal ve hizmetlerindeki emtiasının 5 yıl süreyle kullanmadığı SMK'nin 9. maddesinde düzenlenen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacının davasının kabulüyle, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu'nda kayıtlı ... tescil numaralı “...” ibareli markanın 32. Sınıf içinde geçen; “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz). 33. Sınıf içinde geçen; “Alkollü içecekler (biralar hariç)” ile belirtilen emtia sınıfları yönünden 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9, 26 maddesine istinaden tescil tarihinden itibaren beş yıl boyunca kesintisiz veya ciddi anlamda bir kullanımı olmaması sebebiyle iptaline ve sicilden terkinine,
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
3-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 4.564 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan toplam 64 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili yanlara iadesine,
7-Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı.30/05/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı