T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/18 Esas
KARAR NO : 2024/79
DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)
DAVA TARİHİ : 12/05/2017
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin mali hak sahibi olduğu "üniversite Yönetim Sistemi" adlı 06/12/2012 tarihli sözleşme ile "destek personel hizmeti alınması" sözleşme uyarınca davalı tarafından hazırlanarak teslim edildiğini, telif haklarının müvekkiline ait olduğunu, ancak davalı tarafından yazılımın Erzurum Atatürk Üniversitesine de sattıklarını, burada tespit yaptıklarını belirterek 10.000 TL manevi tazminatın ve FSEK kapsamında 9.747.510 TL maddi tazminatın 06/11/2014 tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faiziyle tahsilini dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı üniversite ile sözleşme yaptığını, "destek hizmet sözleşmelerinin" 29/02/2012, 25/01/2012, 15/07/2011, 25/08/2011 ve 06/12/2012 tarihli olduklarını, bunlardan biri haricinde diğerlerinde Fikri Sınai Haklar maddesinin boş bulunduğunu, sadece 06/12/2012 tarihli sözleşmede 32. madde de mali haklarının kuruma ait olacağının belirlendiğini, bunun diğer sözleşmeleri kapsamadığını, anılan yazılımların telif haklarının kendilerine ait olduğunu, müvekkili şirketin yazılımı ürettiğini ve üniversitesinin çalışanı veya memuru olmadıklarını, kaynak kodları üzerinde üniversitenin mali haklarının bulunmadığını, sözleşmeye uygun teslimin mali hak devri anlamına gelmeyeceğini, müvekkili elemanlarının bu sözleşmeler düzenlenmeden önce geliştirdikleri programları kullandıklarını, kaldı ki talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, müvekkili şirketin ticari faaliyetinin zaten yazılım üretip, dağıtmak olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı tarafınca davacıya ait olan bilgisayar yazılım programının davacının adı belirtilmeden kendi adı ve logosu ile izinsiz olarak kullanıldığı çoğaltıldığı değişiklik yapıldığı iddiasıyla FSEK 70. maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat taleplerinin haklı yerinde biri talep olup olmadığı bu davanın kötü niyetle açılıp açılamadığına ilişkin yapılan yargılama sonucunda mahkememizce verilen kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin .... Hukuk Dairesi'nce kaldırılmıştır.
Dava konusu bilgisayar yazılımın FSEK 1/b maddesi kapsamında eser niteliği taşıyıp taşımadığı taşıyor ise 52. maddesi gereğince davacıya devredilip devredilmeyeceği ve tazminat talep etme yetkisinin bulunup bulunmadığına ilişkin hususlarınında yapılan incelemede; bilgisayar programı 4 bölümden oluşmakta olup bunlardan a-program akışı, b-algoritma c-kodlar d-kullanıcı arayüzler şeklinde sınıflandırabileceği bilgisayar programının değişik aşamalardan geçerek oluşan bir mimari yapı gibidir, program akışı sistem analizlerinin yapılıp gereksinimlerinin belirlendiği ve işletim kavramının oluşturulduğu bölüm olarak tanımlanır, bu bölümde ilgili sistemin mimarisinin mantıksal dizilimini bulunmaktadır, kod ise program yazılımının en önemli bölümünü oluşturmaktadır, hazırlanan program ve hazırlık tasarımları gerek insan, gerekse donanım tarafından okunup girdi ve verilerinin istenilen şekilde çıktılarının alınmasını sağlama işleminde denir. Algoritma ve arayüz diye bilinen son iki unsur ise koruma dışında kaldığı bu çerçevede 06/12/2012 tarihli sözleşmeye konu üniversite bilgi yönetim sistemi'ne ait bilgisayar programı ve ilgili modüllerin yukarıda kriterleri sayılan unsurları taşıdığı dolayısıyla FSEK kanunu kapsamında korunması gerekli ilim ve edebiyat eseri niteliğini taşıdığı kanaati hasıl olmuş olup taraflar arasında ihtilafa konu olan 06/12/2012 tarihli sözleşmede Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi (...Sistemi-... Bilgi Sistemi- ... Sistemi) Yazdırılması Hizmet Alım Sözleşmesi başlığını taşıyan program yazdırılması sözleşmesinin 32. Maddesinde mali haklarının davacı kuruma ait olacağı şeklinde düzenleme kapsamında davacının sözleşmeye göre mali hakların sahip olduğu anlaşılmıştır. Davalı ile Atatürk Üniversitesi arasında 06/11/2014 tarihli sözleşme ile davacı ile davalı arasında düzenlenen 06/12/2012 tarihinde imzalandığı sözleşmede belirlenen içeriklerin ve başlığın Akademik Performans Bilgi Sisteminin olduğu dava dosyası ekinde ve içeriğinde yer alan ve taraf bilgisayar programlarının yazılım kodları karşılaştırılan bilirkişi raporlarında da tespit edilen davalı tarafında istinaf dilekçesinde bu durumun kabul etmesi nedeniyle taraflar arasında çelişkinin bulunmadığı dolasıyla davalının mali hakları davacıya ait olan yazılımlardan "Akademik Performans Bilgi Sistemi"ni Atatürk Üniversitesiyle 2014 tarihinde yaptığı sözleşme kapsamında kullanıldığı ve Atatürk Üniversitesiyle yapılan sözleşmenin Akademik Performans Bilgi Sistemi kısmının davacının mali haklarını devraldığı Bilgisayar Programından doğan hakların ihlal edildiği, dolayısıyla davalının Atatürk Üniversitesiyle yapmış olduğu sözleşmede davacı'dan izin almadan kullanılması şeklinde ortaya çıkan fiilin, davacı mali hak sahibinin "ÇOĞALTMA VE İŞLETME" hakkının davalı tarafınca ihlal edildiği kanaati dosyadaki tüm mevcut bilgi ve belgeler alınan bilirkişi 15/01/2024 tarihli rapor anlaşılmış olup, FSEK kapsamında yapılan Bilirkişi Raporunda tespit edilen miktarın 529.719,80 TL olarak belirlendiği, FSEK 71. maddesi mali hak ihlalini tanımlamakta ve korunan eserle ilgili hak ihlalinin karşılığı olan cezai yaptırımları da içermektedir. Bundan ayrı, FSEK 70. madde mali hakları zarar gören kimseye mütecavizin kusuru halinde haksız fiillere ilişkin hükümlere göre tazminat talep hakkını verdiği gibi, FSEK 68. madde hak sahibine rayiç bedelin 3 katına kadar fazlasını isteyebilme yetkisini vermektedir, Yargıtay ... Hukuk Dairesi geçmişte FSEK 68. maddeye göre talep edildiğinde her durumda 3 kat tazminatın hükmedileceğine ilişkin kararlar vermiştir. Bununla birlikte, intihal veya haksız mali hak ihlalleri, haksız mali hak kullanma eylemleri somut olaylara göre değişmektedir, FSEK 68. maddenin bedel belirleme konusunda mahkemeye takdir yetkisi tanıyıp tanımadığı tartışmalı bir konudur. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin iki yönde de kararları bulunmaktadır. Nitekim 22/01/1998 tarihli ... sayılı kararlarında, ".... uzman bilirkişi görüşü alınmak suretiyle rayiç bedelin tayin ve tespiti ile gerekirse olayın mahiyetine göre tespit edilen rayiç bedelin ne miktara yükseltileceğinin takdiri" gerektiğine hükmedilmiştir. Ancak yüksek mahkemenin son dönemdeki kararlarında her durumda üç kat tazminatın uygulanacağı şeklinde uygulamalar yapılmıştır. Yüksek mahkeme FSEK 68 uygulamasında, mütecavizin kusurunun aranmayacağını, bununla birlikte ortak kusur halinde tecavüzün ref'i için FSEK 66/4 'ün dikkate alınabileceğini, belirlenen toplam bedel itibariyle, BK 42 ve 43 Maddelerinin uygulanabileceğini, BK 43'e göre ortak kusur dikkate alınarak indirim olabileceğini öngörmüştür (27/12/2012, ...-...). Böylece mütecavizin kusuru aranmaksızın FSEK 68 çerçevesinde rayiç bedelin üç katına kadar hükmedilebileceği anlaşılmaktadır. Diğer deyimle, kusura dayalı olmaksızın, davalının kusuru dikkate alınmaksızın üç kata kadar bedel takdiri mümkündür, öte yandan Yargıtay .... HD. 20/02/2015 tarih, ...- ... sayılı kararında kusur, ihlalin arz ettiği özellikler ve somut şartlara göre 2 kat üzerinden verilen tazminata ilişkin İhtisas Mahkemesi kararını onamıştır. Yargıtay kararı kapsamında; davalının kusuru, ihlalin arz ettiği özellikler dikkate alınmak suretiyle takdiren bilirkişi heyeti raporunda hesaplanan 529.719,80 TL'nin 2 katı uygulanmak suretiyle davacının maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulüyle 1.059.439,06 TL'nin 06/01/2014 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının manevi tazminat talebinin ise bilgisayar programı FSEK kapsamında korunan bir eser olarak davacı tarafından bizzat üretilmemiştir. Eserden doğan manevi haklar, eser sahibine aittir, ancak eser sahibi FSEK'e göre her zaman bir gerçek kişidir (FSEK 1/B-b). Manevi haklar ancak gerçek kişi eser sahibine ait olabilir ve devredilemez. Oysa ne davacı şirket ne de davalı tüzel kişi, manevi haklara sahip değildir. Programı yazan gerçek kişilerin manevi hakkı ise tartışma konusu değildir. Bu bakımdan davalı eyleminin davacıya ait bir manevi hakkı ihlal etmesi söz konusu değildir. Manevi tazminat şartları da oluşmadığından, davacının FSEK 70. madde uyarınca manevi tazminat ve fazlaca talep edilen maddi tazminatın reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminata yönelik davasının kısmen kabulü ile takdiren 2 kat uygulanmak suretiyle 1.059.439,06 TL'nin 06/01/2014 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının manevi tazminat talep etmeye hak ve yetkisi bulunmadığından manevi tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken 18.092,57 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (maddi tazminat yönünden) hesap ve takdir edilen 146.538,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (reddedilen maddi tazminat yönünden) hesap ve takdir edilen 146.538,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (reddedilen manevi tazminat yönünden) hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 6758,85 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 1351,77 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmının ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan toplam 68.371,68 TL yargılama giderinin yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 54.697,34 TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, kalan yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. 09/05/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!