T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/67 Esas
KARAR NO : 2024/107
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/04/2022
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalı şahıs kendi adına tescilli ... nolu faydalı modele müvekkilince tecavüz edildiği iddiasıyla noterden ihtarname ile bir müvekkilden bahsi geçen faydalı model tedavi niteliğindeki fiillerin durdurulmasını talep etmiş, aksi halde yasal yollara başvurulacağını müvekkile ihtar etmiş olduğunu, öncelikle belirtmemiz gerekirse müvekkilinin davalıya ait tescilli ürünler ve diğer iş ürünlerinden yararlandığı ve bu ürünleri ticari faaliyetlere konu ettiği söylemi gerçeği yansıtmamakta olduğunu ve bu söylemler tamamen piyasada haksız tekel elde etmeye ve rakipleri baskılamaya yönelik söylemler olduğunu, davayı konu olan faydalı model ağda kartuşlarına ilişkindir ve davalı taraf ağda kartuşlarında kullanılan başlık ve gövde kısımlarının kullanım esnasında istem dışı olarak çıkabildiğini tescile konu ürün ile başlık ve haznenin birbirine kilitlenerek akuple olmasını sağlamak amacıyla hazne ve başlığa pim ve pim yuvası konumlandırılmasının tekniğin bilinen durumuna yenilik olarak getirdiği iddiasıyla davaya konu faydalı modeli ...nezdinde tescil ettirmiş olduğunu, her ne kadar davaya konu faydalı model ...nezdinde tescil edilmiş olsa da, tekniğin bilinen durumuna bir yenilik getirmemiş olduğunu ve davanın faydalı model tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekmekte olduğunu, bilindiği üzere bir başvuruya SMK md.142 hükümlerince faydalı model koruması tahsis edilebilmesi için bu başvurunun SMK 83'üncü maddenin birinci fıkrası hükmüne göre yeni olması gerekmekte olduğunu, her ne kadar faydalı modelin konu başvuruda tekniğin bilinen durumuna yenilik getirilmekteymiş gibi lanse edilse de bu yöntem sektörde uzun yıllardır uygulanmakta olduğunu ve hatta bu husus davalının tescil başvurusundan önce alınmış faydalı model ve endüstriyel tasarımlarda bulunmakta olduğunu, bu ekte sunulan İspanyol patent ofisine yapılmış 15.03.1994 tarihli başvuru incelendiğinde; yenilik kırıcı başvurunun da ağda kartuşlarına ilişkin olduğu, başlık ve gövde kısmının birbirine denk gelecek şekilde pim ve pim yuvasının iç içe geçmesi suretiyle birbirlerine tutturuldu ve bunun, ürünün gövde ve başlık kısmının daha sağlam tutulmasını sağlayarak istem dışı açılmaların önüne geçtiği görülmekte olduğunu, dolayısıyla davaya konu tescil ile yenilik kırıcı ürünün aynı amaca aynı yöntem ile ulaştığı davalıyı ait tescildeki istemlerin yeni olmadığı görülmekte olduğunu, bu noktada SMK md 142/2 hükümlerince yenilik değerlendirilmesinde buluş konusuna katkı sağlamayan teknik özelliklerin dikkate alınmayacağını ve incelemenin esaslı unsur olan, başlık ve gövde kısmının birbirine denk gelecek şekilde pim ve pim yuvasının iç içe geçmesi suretiyle birbirine tutturulması yapılması gerektiğini belirtmekte ve hatırlatmakta fayda var olduğunu, açıklamalarımız doğrultusunda tekniğin bilinen durumuna yenilik getirmeyen davaya konu faydalı model tescilinin SMK md 144 vd hükümlerince hükümsüzlüğüne karar verilmelidir.
SAVUNMA
Davalı savunma dilekçesinde özetle: Müvekkil ... adına kayıtlı 21.09.2016 tarih 2016/13200 numaralı faydalı model SMK” nın yürürlüğünden önce tescillendiğinden SMK geçici 1. Md gereğince PatKHK hükümlerine göre testlerimiz ve hükümsüzlük yönünden 551 sayılı KHK hükümlerine tabidir. Dolayısıyla uyuşmazlığın 551 KHK hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. Müvekkile ait buluş yenilik özelliğine sahiptir. Müvekkil uzun yıllardır plastik imalatı ve satışı ile uğraşmaktadır. Sektördeki yaklaşık 40 yıllık tecrübesiyle sektörde haklı bir yer edinmiştir. Bu itibarla müvekkil, piyasada kullanılan ağda kartuşlarında, özellikle başlık kısımlarının uygulama sırasında kolayca açılması ve sıcak su ağdanın vücuda aniden dökülmesi ile ciltte yanıkların meydana gelmemesi için firma bünyesinde yürütülen araştırma geliştirme çalışmaları kapsamında, Türkiye'de ve dünyada örneği bulunmayan yeni bir buluş geliştirerek 2016 yılında faydalı model olarak tescil ettirmiştir. Müvekkilin buluşu, bireysel tüketicilerin kişisel bakım amaçlı kullanımları için önemli olduğu kadar güzellik salonlarında sir ağda uygulamaları sıklıkla yapıldığından son derece önemlidir. Davacının dava dilekçesinin ekler kısmında sunduğu 15.03.1994 tarihli ... sayılı İspanyol patent ofisine yapılan başvuru incelendiğinde, yayım tarihinin 08.01.1994 olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa uygulanması gereken 551 KHK 156. Maddenin 3. Fıkrası dikkate alındığında ... numara ile yayınlanmış başvurunun Türkiye'de yapılmış olan bir patent veya faydalı model başvurusu olmasına halinde yenilik değerlendirmesinde dikkat edin alınması gerekeceği anlaşılmaktadır. Davacı tarafın dosyaya sunduğu ... sayılı tescilin Türk marka ve patent sitesinde yayınlanmamış ve site nezdinde yapılan araştırmada böyle bir tescil yayının olmadı görmektedir. Buna karşılık davacının sunmuş olduğu ... numaralı tescilin Avrupa Patent ofisinin internet sitesinde olduğu dolayısıyla SS1 sayılı KHK 156. Maddesinin üçüncü fıkrası gereğince; ... numara ile yayınlanmış başvurunun Türkiye'de yapılmış olan bir patent veya faydalı model belgesi başvuru olmaması nedeniyle dava konusu faydalı modelin yenilik değerlendirmesinde dikkate alınmaması kanun gereğidir. Müvekkilin tescilini yaptırmış olduğu faydalı model ile davacı arasında ilk bakışta anlaşılamayacak ancak bilirkişi inceleme ile anlaşılabilecek birçok farklılık bulunmaktadır. Bundan sebep bilirkişi incelemesiyle ve teknik irdeleme ile anlaşılabilecek bu durum itibariyle bilirkişi incelemesi talebimiz yenileriz. Yukarıda belirtilen nedenlerle davalıya ait faydalı model tescilinin hükümsüzlüğüne ilişkin talepler reddedilmelidir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalıların davacıya ait markaya ihlalin tespiti öğrenmesi maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde haklı bir talep olup olmadığı mahkememizde görülen ... esas sayılı dosyasıyla derdest dava olup olmadığı hususunda yargılaması yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nin 119. Maddesinde dava şartlarına ilişkin;
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu
olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip
olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.
Mahkememizde daha önce görülen ... esas sayılı dosyasının incelemesinde davacının dava dilekçesinin sonuç kısmının 3. maddesinin a'da: (Davalılar tarafından kötüniyetli olarak kullanıldığına ve/veya kullandırıldığına ve müvekkil Belediyenin marka hakkına ve haksız rekabet kurallarına karşı tecavüz oluşturduğunun ve bu kullanımların haksız olduğunun tespitine), şeklinde açılan davada mahkememizce 13/10/2021 tarihinde verilen ... Esas ... Karar sayılı dosyadaki hüküm kısmında davacının sair taleplerinin reddine dair karar verildiği ve bu dosyanın halen derdest olup istinafta olduğu anlaşılmış olup, verilen bu red kararının marka hakkına ihlal haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine yönelik sair taleplerinin reddine yönelik kararı olduğu anlaşılmıştır. Davacının da mahkememizde açtığı davasında da yine marka hakkına tecavüzün tespiti haksız rekabetin tespiti şeklinde açılan davanın HMK'nin 114. maddesinin "I" bendinde düzenlenen derdest dava olması nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Mahkememizde görülen ve halen derdest olan ... esas sayılı dosya ile mevcut dosya tarafları ve konusu aynı olması 99 sayılı dosyada marka hakkına tecavüzün tespitine ve durdurulması talep edildiği 99 sayılı dosyada bu talebin reddine karar verildiği, ve bu kararın kesinleşmediği davanın derdest olması nedeniyle usulden reddine,
3-Alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.'ne göre belirlenen 25.500 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan toplam 23,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
7-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. 10/07/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!