T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/149 Esas
KARAR NO : 2024/114
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 11/11/2021
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, ayakkabı, terlik, spor amaçlı koruyucu malzemeler, mağazacılık, tekstil v.s. gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösterdiğini, bu alanda birçok öncü tasarım gerçekleştirdiğini, müvekkilinin şikâyete konu somut olayda ticari faaliyetini yürüttüğü ... markasını 09, 25, 35 sınıflan dahilinde, Türk Patent Enstitüsü nezdinde 24/10/2016 tarihinde ... tescil numarası ile tescil ettirdiği. Söz konusu ürünlerin Türk Patent Enstitüsü'nün 31/07/2017 tarihli ve ... No’lu Tescil Yayın Bülteninde yayınlanarak üçüncü kişilere ilan edildiğini, Söz konusu ürünlerin bu tarihten itibaren 10 yıl süre ile 6769 Sayılı Sınai Haklar Kanunu ile koruma altına alındığını, davacı müvekkilinin ticari faaliyeti çerçevesinde yukarıda sınıfları dahilinde bahsi geçen ürünleri, iç pazara sunmak ve maddi kazanç elde edebilmek için büyük emek, sermaye ve zaman harcadığını, davalı şirketin, davacı müvekkilinin Türk Patent Enstitüsünce tescil ettirmiş olduğu 09, 25, 35 sınıflarında satışa arz ettiği ürünlerinin aynını veya belirgin bir şekilde benzer ürünleri piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icapta bulunmak, ticari amaçla kullanmak ve bu amaçla depolamak, elde bulundurmak sureti ile 6769 sayılı Sınai Haklar Kanunu ilgili hükümlerine açıkça aykırı hareket ettiğini, davalı şirketin, müvekkilince resmi kurumlarda yapılan tescil ile kazanmış olduğu Marka hakkına tecavüz eder mahiyetteki ürünlerini ... adresinde ve ... internet adresinden piyasaya sunmak sureti ile satışını yaptığını. Müvekkilinin söz konusu ürünleri tedarik etmek, satışa arz etmek, piyasada tanıtmak ve saygın bir hale getirmek için büyük emek, sermaye ve zaman harcadığını, davalının tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil eden bu fiilleri müvekkiline büyük bir zarar verdiğini, davalının söz konusu hukuka aykırı fiili halen devam ettiğini, davalının bu fiilleri nedeni ile müvekkilini büyük bir zarara uğrattığını ve halen de devam eden fiiller nedeni ile daha çok zarara uğrama tehlikesi altında bulunduğunu, davalı şirketçe yapılan bu fiillerin, aynı zamanda TTK'nun57/3-5 ve 8. madde hükümleri ile de haksız rekabet fiilleri arasında sayıldığını. Davalı şirket 11.02.2021 tarihinde Bornova ... Noter ... yevmiye numaralı ihtarnamesi suretiyle haksız fiillerinden haberdar olduğunu, davalı şirket günümüz piyasa koşullarında müvekkilinin iş hacmini azaltan ve kısıtlayan, haksız rekabet teşkil eden eylemlerini öğrendiğini, lâkin Pazar ve marka üzerinde satışlar gerçekleştirmeye ve haksız fiillerine ısrarla devam ettiğini, 554 sayılı KHK'nin 48. maddesine göre tecavüzün ve TTK mad. 57/3,5 ve 8 hükümlerine göre haksız rekabetin bulunması, müvekkilinin itibar ve gelir kaybına neden olmasının yanı sıra; toplumda ürünün kalite ve kaynağı konusunda oluşacak yanlış bir kanaatin ve tüketicilerin aldatılmasının telafisinin mümkün olmaması nedeni ile KHK'nın 64. maddesi gereğinde söz konusu emtianın toplatılmasına ve haksız rekabetin men'ine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesinin zaruretinin bulunduğunu, açıklanan nedenler ve Mahkemenin yargılama aşamasında re’sen takdir edeceği hukuki olgularda göz önünde bulundurularak, davanın kabulü ile davalı şirket aleyhinde haksız rekabetten doğan eylemlerinin men edilmesini müvekkili lehine talep ettiğini beyan ederek, sonuç ve istem kısmında; Cezai Tatbikat İçin Şikâyet hakları saklı kalmak üzere, 554 sayılı KHK'nin 48. maddesine göre tecavüzün ve TTK ve FSEK hükümlerine göre haksız rekabetin bulunması müvekkilinin itibar ve gelir kaybına neden olmasının yanı sıra; toplumda ürünün kalite ve kaynağı konusunda oluşacak yanlış bir kanaatin ve tüketicilerin aldatılmasının telafisinin mümkün olmaması nedeni ile KHK'nın 64. maddesi gereğinde söz konusu emtianın toplatılmasına ve haksız rekabetin men’ine ve bunların mümkün olmaması halinde (teminat gösterilmesi v.s.) müvekkilinin uğrayacağı zararın garanti altına alınmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının, müvekkili davacının marka hakkına yönelik tecavüz fillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, tecavüz teşkil eden ürünlerin ve depolarında bulunan ürünler üzerine muhafaza konulması ve piyasaya sürülmesinin önlenmesi veya kaçınılmaz ise imhasını, davalı hakkında verilecek mahkeme kararının masraflar tecavüz eden davalı tarafından karşılanarak ilgililere tebliğ edilmesi ve ülkemizdeki en yüksek tirajlı iki gazete de kamuya ilan yolu ile duyurulmasını, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin de davalılara tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu davalı firmasının davacı firma tarafından Türk Patent Enstitüsünden ... tescil numarası ile tescil ettirilen ek 31/07/2017 tarihli ... tescil numaralı tasarı tescil belgesi kapsamındaki ayakkabı, terlik, spor amaçlı koruyucu malzemeler, mağazacılık vs. Faaliyetlerine ilişkin markasına dava dilekçesinde iddia ettiği gibi hiçbir şekilde tecavüz etmediğini. İddiaların tümü dayanaktan yoksun ve gerçekle ilgisi olmadığını, davacı firma tarafından Türk Patent Enstitüsüne marka ve tasarım tescili siyah renkle ve büyük harfle ... olarak tescil ettirildiğini. Oysa, spor malzemelerini ve ekipmanlarını sattığı firmanın dünya çapında uluslararası bir marka olan kırmızı renkli ilk harfi büyük ...' olduğunu ve ABD firması olduğunu, ekteki en son yazıdan da görüleceği üzere Türkiye' deki temsilcisinin ... firması olduğunu, ayrıca kırmızı renkli uluslararası marka olan ...’ in hemen bitiminde daire içerisinde “" (...) işareti bulunduğunu. Bu işaret, bulunduğu ürün ya da hizmetin kayıtlı, tescilli ve hukuki olarak korunduğunu gösterdiğini. Davacı firmanın marka isminde ... harfi bulunmadığını çünkü hakların gerçek ... firmasından alınamadığını gösterdiğini, davacı firmanın uluslararası bir marka olan ... ’ le hiçbir ilişkisi ve bağlantısı olmadığını, patent enstitüsünden izin alırken uluslararası marka olan gerçek ... firmasından da izin, yetki alınmadığını, davacı firma ile ... ' in hiçbir ilişkisi bulunmadığına dair ilgili ABD firması ...' den gönderilen belge ekte sunulduğunu, şirketi tarafından satışı yapılan ve ekte 13/07/ 2009 tarihli belge olarak sunulan fatura örneğinin dava konusu dönemle de hiçbir ilgisi olmadığını, yok hükmünde olduğunu, satışını yaptıkları ... markası olup davacı firmanın marka tescili de 2016 yılında yapıldığını, firmanın marka tescilinden yedi yıl önceye ait bir fatura olduğunu. Uluslararası marka olan ve davacı firmanın marka tescilini yaptığı marka ismi ile ilgili hiç ilgisi bulunmayan ... firmasının, iddiaların aksine 14 Nisan 2015 tarihinden bu yana firması ...’ un Türkiye distribütörü olduğunu ve bu markaya ait spor malzemesi ve ekipmanlar satmaya yetkili olduğuna ilişkin firmaya verilmiş yetki belgesi ile en son gönderdiği belge de ekte sunduğunu, Davacı firmanın uluslararası bir marka olup ... harfi ile uluslararası koruma altında olan kırmızı renkli ... markasının ismini değiştirmek haksız ve mevzuatlardaki boşluklardan yararlanarak kötü niyetle kullanmaya çalıştığını, davacı ... tarafından ... tescil tarihli mal ve hizmet bilgilerine ilişkin marka tescil belgesi incelendiğinde ...,...,...,...,... numaralarda sayılan mal ve hizmetlerin içinde uluslararası ...markasına ait firmaları tarafından satışı yapılan, Amerikan futbol ekipmanları, koruyucu amaçlı omuzluk, dirseklik, kafa koruyucu kask, dişlik, dizlik gibi koruyucu malzeme ve ekipmanları yer almadığını, davacı firmanın patent enstitüsünden aldığı marka tesciline ilişkin ekte sunulan belgenin 25'nci mal ve hizmet bölümündeki koruyucu amaçlı olanlar hariç ifadesi yer aldığını, davalı firma tarafından satılan ...' in davacı firmayla ilgisi olmayıp malzeme ve ekipmanları koruyucu malzemeleri kapsamadığını, davacı firmanın, firmasına açtığı davaya konu, marka hakkına vaki tecavüzün tespiti, önlenmesi talebinin yukarıda yer alan açıklamalar ve belgeler kapsamında reddini talep ettiğini beyan etmiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacının davacı adına ... numaralı "..." markasının davalı tarafınca kullanılıp ihlal edilip edilmediği yine davalı adına ... nolu markanın davacının markasını ihlal edip etmediği ihlalin tespiti durdurulması ve önlenmesi davasının haklı yerinde bir dava olup olmadığına ilişkin yargılaması yapılmış olup,
Sayın Mahkeme tarafından tevdi edilen görev kapsamında uyuşmazlıkta davalının kullanımlarının davacı tarafından uyuşmazlığa mesnet gösterilen markadan doğan haklara tecavüz edip etmediği hususu irdelenmiştir. Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı SMK'da marka tecavüzü m.29'da “(1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek...” şeklinde düzenlenmiş olup, maddenin atıf yaptığı SMK m.7 nin 3. Fıkrası ise (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşareti b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. €) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. 1, mal veya ambalajı üzerine konulması. €) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.” Düzenlemesini ihtiva etmektedir. Yukarıdaki hükümler kapsamında belirtilmesi gereken husus: marka hukuku açısından tecavüzün söz konusu olabilmesi için tescilli marka ile kullanılan işaret arasında ve tescilli markanın malları ve hizmetleri ile karşı tarafça kullanılan mallar ve hizmetler arasında aynılık, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik veya ilişkilendirme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerliğin bulunmasının gerekli olduğudur. Bu nedenle taraf markalarının veya taraf emtialarının benzer olmaması durumunda kural olarak marka tecavüzünden bahsetmek mümkün değildir. Bu bağlamda markalar arasındaki benzerlik incelenirken, Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları. Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, . Çağrıştırma, . Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat, Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, . Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman kriterleri ele alınmalıdır.
Türk Hukukunda karıştırılma ihtimalinin varlığının 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca “halk” nezdinde olmasıdır. Bir marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır Bu genel çerçevede somut olay kapsamında ilk olarak belirtilmesi gereken husus: marka tescilinde Mülkilik ilkesinin bulunduğudur. Bu nedenle marka hangi ülkede tescilli ise kural olarak sadece o ülkede hüküm ve sonuç doğurur. Dolayısıyla davacı markası ülkemizde tescilli ve geçerli olduğu müddetçe ülkemizde tescilli olmayan herhangi bir markanın Türkiye'de hüküm ve sonuç doğurma imkânı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle bilirkişi heyeti takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davalı şirket yetkilisinin: davacı firmanın uluslararası bir marka olan ... *” le hiçbir ilişkisi ve bağlantısı olmadığı, patent enstitüsünden izin alırken uluslararası marka olan gerçek ... * firmasından da izin, yetki alınmadığı, davacı firma ile ... *' in hiçbir ilişkisi bulunmadığına d: ABD firması ...' den gönderilen belgeyi ekte sunduğu biçimindeki iddiaları uyuşmazlığı etkiler nitelikte bulunmamıştır. Diğer taraftan ülkemizde markanın tescilli olduğunu belirtmek için * (...) ibresinin kullanımı gibi bir zorunluluk veya geçerlilik koşulu bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı şirket yetkilisinin, uluslararası marka olan ...' in hemen bitiminde daire içerisinde “*" (...) işareti bulunduğu, bu işaretin, bulunduğu ürün ya da hizmetin kayıtlı, tescilli ve hukuki olarak korunduğunu gösterdiği, davacı firmanın marka isminde * harfi bulunmadığı, çünkü hakların gerçek ... firmasından alınmadığını gösterdiği biçimindeki iddiaları değerlendirmeyi etkiler nitelikte bulunmamıştı Söz konusu açıklamalardan sonra uyuşmazlıkta öncelikle ortalama tüketici kitlesi belirlenmiş akabinde Mal hizmet benzerliği tespit edilmiş ve nihayetinde de davalının kullanımlarının ... sayı ile tescilli marka ile kıyaslanmıştır. Ortalama tüketici kitlesinin belirlenmesi açısından yapılan inceleme: Karşılaştırma açısından ilk olarak ortalama tüketici kitlesi bı olup bu kapsamda yapılan inceleme sonucunda ortalama tüketicilerin, toplumun her kesiminden belli bir yaşın üzerindeki koruyucu spor ekipmanları alan kişiler yani bilinçli tüketiciler olduğu düşünülmüştür. Mal/hizmet benzer Yapılan incelemede ... adına ... sayı ile tescilli markanın kapsamında “SINIF KODU. 09 Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları” nın bulunduğu, buna karşılık davalının “...” markası ile satışa sunduğu elemanlarında Amerikan Futbolu için kullanılan koruyucu giysiler olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle ... adına ... sayı ile tescilli markanın kapsamında bulunan mallar ile davalının satışa sunduğu malların aynı veya aynı tür olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda irdelenmesi gereken diğer bir husus da: davalının, davacı markası ile kendi markalarının Mal ve hizmetlerinin farklı olduğu biçimindeki iddiasıdır. Davalının yaptığı ... sayılı ... ibareli başvurunun kapsamında spor aletleri ve bunların tüketiciye sunulmasını kapsayan SINIF KODU 28 ve 35. Sınıflarda olan yukarıda açıkça belirtilen mallar ve hizmetler bulunduğundan TÜRKPATENT taraf markalarının emtialarının farklı olduğu biçiminde karar vermiştir. Oysa ki davalının kullanımına konu uyuşmazlık konusu emtia “SINIF KODU : 09 Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar” olup bu mallar davacı markasının kapsamında bulunmaktadır. Taraf markalarının ve kullanımlarının benzerli açısından yapılan inceleme: Somut olayda irdelenmesi gereken diğer bir husus ise davalı kullanımları ile ... markası arasındaki benzerlik derecesidir. Bilindiği üzere, iki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. Ortalama tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır. Markaların değerlendirilmesi, markada yer alan kelime veya şekil unsurlarının birbirlerinden bağımsız olarak tek tek ele alınması yoluyla değil, markanın tüm unsurlarının birlikte yarattığı bütüncül izlenime göre yapılmalıdır.
Davalının 24/10/2016 tarihinden önce ... marka American Futbolcu Koruyucu Ekipmanlarını satmaya başladı ve kesintisiz devam ettirdiği dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler alınan kök ve ek bilirkişi raporunda anlaşılmış olup dolayısıyla davalının davacıya ait marka ihlalin gerçekleştirmediği kanaati hasıl olmakla davacının davasının reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının Reddine,
2- Alınması gereken 427,60 TL karar harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harçtan mahsubu ile eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve kendini vekil ile temsil ettirmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. 25/06/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!